
Proje Yeri: İstiklal Caddesi, Beyoğlu, İstanbul
İşveren: Borusan
Tasarım Ekibi:
Gökhan Avcıoğlu
Yardımcılar:
Ozan Ertuğ
Barış Uçar
Ayhan Ürgüplü
Arzu Meyvacı
Yeliz Özsoy
Bora Soykut
Gözde Nur Demir
Serkan Cedetaş
Ertuğrul Morçöl
Proje Yöneticisi: Dikmen Tayfur
Ana Yüklenici: Askon A.Ş.
Proje Tarihi: 2007-2008
Yapım Tarihi: 2008-2009
Arsa Alanı: 230 m2
Toplam İnşaat Alanı: 1900 m2
Statik Projesi: Statikbüro
Elektrik Projesi: Latek
Mekanik Projesi: Elmak
Aydınlatma Projesi: Lumina
Akustik Projesi: Prof.Dr.Yıldız Sey - Sey Danışmanlık
İç Mekan Tasarımı: GAD
Yapım Türü: Çelik
Engelli Erişimine Uygunluğu: Uygun
Fotoğraflar: Özlem Avcıoğlu
Yazan: luminaAksini söylemedim zaten. Bu söylediğiniz projeyi üretenlerin kendi süreçlerine ait bir konu. Projenin bilgilendirme amaçlı paylaşımı için rölövenin de görsel malzeme arasında bulunma zorunluğunun diğer teknik projeler kadar olduğunu ifade ettim sadece.
Yazan: ybdRölöve adı verilen etkinlik projelendirme öncesine ait bir hazırlık, dolayısıyla teknik bir içerik. Nasıl projeyi anlatmak için gönderilen görseller arasında elektrik projesi ya da mekanik projeleri yoksa rölöve projesinin de olmaması olağan.
80 sonrası yapılar belki de yatırımın geri dönüşlerini sağlayacak alt yapıyı sağlamıyor olabilir. İstanbul'daki sermaye henüz niteliksiz görünenden nitelik üretmeye yönelecek deneyselliğin içine yerleşemiyor anlaşılan. Mevcut imgeler arasında kendini katlayabileceğini düşündüğü yapılara eğilim gösteriyor. Bu olguyu "tarihe saygı" ezberleri, "vaz edici ahlakçı pozisyon" inşaları dışında değerlendirecek çabaların artması gerekiyor sanırım.
Dönüştürülen bir yapı ise, tarihi olmasa da, eski hali ile kıyaslamak şart. Dönüşüm öncesi fotoğrafları ve mümkünse çizimleri ile kıyaslamadıkça da doğru yorumlar yapılamayacağını düşünüyorum. 5 yıl önce yapılmış bir alışveriş merkezini hastaneye çevirsek de, 80'lerde yapılmış bir fabrikaya ek yapı yapıyorsak da aynı şekilde incelemek gerek, bence.
Yazan: luminaRölövesi olan, hatta projesi bile olan bir yapının başına gelenler: http://www.arkitera.com/h49527-vakif-hana-iyi-mi-edildi-kotu-mu.html Üzerinde hassas durulması gereken konu rölöveden çok ne ile ne yaptığımız, galiba.
Yazan: onuryasasDediğinize katılmıyorum...röleve projesi yada mimari proje elektirik yada mekanik projesiyle kıyaslanamaz...Röleve bence üzerinde daha hassas durmamız gereken bi konu..Eğer röleve projeyle kıyaslama yapamayacaksak bu projenin boş bir arsaya yapılan yapıdan farkı kalmaz...
Yazan: luminaProjelerini anlatmak için gönderdikleri görsellerde binanın eski hali ve rölövesine ilişkin hiçbirşey olmaması mimarların tarihi binaya yaklaşımını gösteriyor. Tasarımlarını ilginç kılmak için, 'neşeli bir gerilim' yaratmak için sadece bir kabuk olarak bakmışlar. Borusan Sanat da yeni bir bina yaptırmak istiyorduysa İstiklal Caddesi'ndeki 80 sonrası birçok binayı alıp caddeye çağdaş bir katkıda bulunabilirdi. Rölöve adı verilen etkinlik projelendirme öncesine ait bir hazırlık, dolayısıyla teknik bir içerik. Nasıl projeyi anlatmak için gönderilen görseller arasında elektrik projesi ya da mekanik projeleri yoksa rölöve projesinin de olmaması olağan. 80 sonrası yapılar belki de yatırımın geri dönüşlerini sağlayacak alt yapıyı sağlamıyor olabilir. İstanbul'daki sermaye henüz niteliksiz görünenden nitelik üretmeye yönelecek deneyselliğin içine yerleşemiyor anlaşılan. Mevcut imgeler arasında kendini katlayabileceğini düşündüğü yapılara eğilim gösteriyor. Bu olguyu "tarihe saygı" ezberleri, "vaz edici ahlakçı pozisyon" inşaları dışında değerlendirecek çabaların artması gerekiyor sanırım.
Yazan: onuryasasbina çok güzel ama eski haliyle mukayese yapmak isterim..
Yazan: GaleyanMimari fotoğrafçılık gerçekten de üzerinde büyük tartışmalar yapılması gereken bir konu. Ancak sizin yazdığnız neredeyse kural niteliğindeki şu lafa istinaden sormak istiyorum; üzerinde yorum yapan yazılar yazan kaç kişi Frank Gehry nin yapılarını mesela Guggenheim Müzesini görmüştür? Ayrıca burada hakkında düşünülürken, yazı yazılırken yalnızca sizdeki imgeden yola çıkarak bir şeyler yazarsınız. Yani ben bu yapıyı görüp eski binanın yeniden eski teknikler gibi inşa edilmesi ya da eski binanın içerisinde farklı bir bina varmış imgesini eleştirirken fotoğraflarınını da kullanabilirim. Ama tabii ki bu fotoğraftan yola çıktığımı da belirtmem lazım. Kesinlikle sana katılıyorum.Tabikide yapıyı görüp yorumlamak daha iyi ama görmeyenlerede kısıtlama yapmamak gerekir.
Yazan: nefakisAvcıoğlu ve ekibini kutlarım. 2006 yılından beri her önünden geçtiğimde binanın neye benzeyeceğini merak ettim hep. Geçtiğimiz haftalarda açılışı yapıldı. Fikir yönüyle Esma Sultan projesinden birebir benzemesine rağmen yine aynı mimarlık ofisin bu sefer yapıyı strüktürel çözümüyle tasarım noktasında bir adım daha atmış olduğu görülebilir. Üst katlara çıkıldığında her iki cepheden gelen ışığın çapraz profiller arasından süzülmesi görsel olarak hafiflik hissini yaşatıyor. Kullanılan strüktür ve malzemeye bakılırsa yapıda maliyetinden kaçılmadığı görülebilir.Cephedeki led ışık çalışması projeye çok uygun düşünülmüş. Fakat diğer yandan kişisel gözlemlerimle plana incelediğimde seçilen taşıyıcı sistemi ve lokasyonları nedeniyle katlarda kullanılamayan alanlar olduğu ve her katta ihtiyaçtan fazla sirkülasyon alanı bırakıldığını gördüm. Havalandırma ihtiyacı nedeniyle olsa gerek ama özellikle galeri boşluğunun olduğu 2. ve 3. katlardaki havalandırma boruları görsel yoğunluğunu maalesef olumsuz olarak değerlendireceğim. Fonksiyon olarak Beyoğlu Oda Orkestralarının senfonilerini icra edebilecekleri böyle bir mekana çok ihtiyac duyuyordu. Borusan'ın sanatçılara ve sanat sevenlere böyle bir imkan sağlaması çok yerinde bir girişim olmuş. Tebrik ederim.
Yazan: ayyildizyProjeyi ve tasarımı anlamlı hale getiren kıymetli insan Proje Yöneticisi Dikmen Tayfur 'a saygıyla... Kendisiyle çalışmak benim için büyük onurdu...
Yazan: AZMİ AÇIKDİLYenilemelerde ki tercihim binanın kullanımını da devam ettirmektir. Bu genelede yayılabilir yani koruma kurulları da bu yönde karar veriyorlar. Ancak yenilemenin öncelik kazandığı durumlarda, kullanım gözardı edilebilmeli. Yenileyecek sponsor veya yatırımcı bulunmuş iken bir de bu mekanda, binada, eserde ne yapacağını sorgulamak veya farklı bir fonksiyona izin vermemek yapıyı kaybetmeğe, kaderine terk etmeğe sebep olabilir.
Ehem mi mühim me tercih etmek gerekir.
Bütün yorumları forumda okuyun!








