Demirören Gayrimenkul tarafından düzenlenen, yarışma sekretaryasını Arkitera Mimarlık Merkezi’nin yürüttüğü “2057’de Beyoğlu” konulu yeni bir yarışma açıldı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ile Demirören Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Demirören’in danışman jüri üyeliği yaptığı yarışmanın jüri üyeleri Deniz Aslan, Han Tümertekin, Elif Özdemir, Ahmet Özgüner, Yıldız Salman’dan oluşuyor.
Yarışmaya mimarlık fakültelerinin mimarlık bölümlerinde okuyan 4.sınıf öğrencileri, bu bölümlerden mezun olmuş yüksek lisans ve doktora eğitimine devam eden öğrenciler ve 35 yaş altındaki mimarlar bireysel olarak katılabiliyor.
İki aşamalı olarak düzenlenen yarışmasının ilk aşamasında, İstiklal Caddesi ekseninde ve civarında nelerin değişeceğini ve değişmesi gerektiğini, nelerin değişemeyeceğini ve değişmemesi gerektiğinin anlatılması isteniyor. İlk aşamayı geçen 12 kişi ikinci aşama olan bir buçuk günlük bir charrette çalışmasında yarışacaklar. Bu aşamada katılımcılar, ifade ettikleri ortamın şartları içinde İstiklal Caddesi üzerinde kendilerinin belirleyeceği ölçek ve sınırlar içinde, bu sefer daha somut bir mimari çözüm üretecekler. Bu aşamada jürinin belirleyeceği çözümlerden üçü oy çokluğu ile ödüllendirmek üzere seçilecek.
Charrette sonucunda jürinin belirleyeceği ilk üç proje sahibi Venedik Mimarlık Bienali’ne sırasında Demirören Gayrimenkul Yatırımı Geliştirme ve İşletmecilik A.Ş.’nin davetlisi olarak bir haftalık tatil imkanı kazanacak.
Konuyla İlgili Linkler
Yazan: Şebnem ŞoherSergi, 25 Haziran'a kadar 11.00-20.00 saatleri arasında açık olacak.
Yazan: Şebnem Şoher“Beyoğlu Nereye? 2057” yarışmasının son teslim tarihi, gelen talepler doğrultusunda, postada olabilecek gecikmeler de düşünülerek 09.05.2006 Salı gününe ertelenmiştir.
Çalışmaların, salı günü en geç 17:00’de Arkitera Mimarlık Merkezi’ne iletilmiş olması gerekmektedir.
Yazan: Serhat CELEP"""1- Organizasyonu yapan ve sponsor olan kurumlar bunun sadece mimarlara açık olan bir yarışma olmasını uygun gördü. Başka bir sefer de örneğin sadece Peyzaj Mimarlarına açık bir yarışma düzenlenebilir.
2- Yarışma metninde de açıkça belirtildiği gibi iki aşamalı bir yarışma ve hem bu yarışma metninde hem de raportör Şebnem Soher'in açıklamasında da belirtildiği gibi "yarışmanın ikinci aşamasına kalan adaylardan İstiklal Caddesi üzerinde daha küçük ölçekte ve daha detaylı olarak mimari çözüm üretecekleri bir charrette çalışmasına katılmaları beklenmektedir." deniyor. Mimari çözümü üretecek kişilerin mimarlık eğitimi almış olmasını istemek neden bu kadar tepki çekiyor, bu sahiden incelenecek bir durum oldu.
Tüm bu açıklamaları yeterli bulmayanlar için daha açık ve net nasıl olunabilir bilmiyorum ama bu yarışma mimarlık eğitimi almış kişilere açık. """"
1. neden gayet mantıklı yani, organizasyonu yapan ve sponsor kurumlar nasıl istemisse öyle olcak tabiki aksi zor. elestirdigimiz yonlerini yani, baska disiplinlere de, hatta halka da acik olabilmesini ddaha dogru bulan kurumlar utansin bence de, ancak yarisma nedeni aslında bir problematikten cıkmalı bence, öyle de olur hep, ve bir sekilde bu problematik cözülmek istenmektedir. ve bir sekilde bu yarisma alanına-konusuna etkili olmaktadir. bunu dda düsünerek bence bir yarisma düzenlenmelidir. yani ürettilen ürün mutlaka bosta kalmaz, bu nedenle de sadece mimarlık disiplinine özel bir sey olmasa daha iyi olurdu diye düsünmekteyim ayrıca 2. nedene de gelirsek eger, yarısmanın ilerleyen asamasında mimari çözümler beklenmektedir diye bir sey sunulmus, ancak bu neden tamamıyla gecerlı bir neden değil bana kalırsa cunku yarısmada;
"Yarışmacılardan özellikle ilk aşamada alışılagelen formatta bir kentsel dönüşüm projesi, şehircilik projesi veya yaya bölgesi düzenleme projesi beklenmemektedir. Özetle yarışmanın ilk aşamasında katılımcılardan, charrette sırasında mimari çözüm üretecekleri 2057 yılındaki ortamın en iyi şekilde ifade edilmesi istenmektedir"
ve takdir edersiniz ki bir kentsel dönüşüm işinde yada bir şehircilik işinde şehir plancılarının da yer alması gerekmektedir. bunun gerektiğini bilmek ancak uygulamamak biraz yanlıs bir eylem değil midir? Tepki çekmesi doğru değil mi? Şehircilik işinde şehirci olmayacaksa, mimarlık işinde mimar olmayacaksa, bir yeşil alan bir sokak düzenlemesinde (İstiklal caddesi) bir peyzaj mimarı yada tasarımcı olmayacaksa bu yanlıs bir uygulama olmayacak mıdır? Artık “sözde” laflarına takılmak dogru değil bence, takınılması gereken nokta aldığımız eğitimle, biz öğrencilere yapılan bu yanlıs uygulama olması gerekmektedir.
İlginize tesekkür ediyorum
(ayrıca onur soyturk un önceki iletisinde başka seyler anladım, acıklaman icin tesekkur ediyorum…)
Yazan: onur soyturken başından beri bu tarzda bir açıklama beklediğimi söyledim sanırım... tam anlamıyla tatmin olmamakla birlikte yine de acıklamanız yeterlidir. en azından başkalarına ithamda bulunmayıp arkitera nın ve sponsorun tutumunun acıklanması gerekli ve yeterlidir benim için.
bu konu başlığını daha fazla dağıtmamak adına daha fazla yorum yapmıyorum...
ilginiz için teşekkür ederim...
Yazan: Ömer KanıpakTartışmaları başından beri takip etmeme rağmen, hemen hemen hepsinin "neden sadece mimarlar katılabiliyor?" ekseninde kalması nedeni ile, olabildiğince bu tartışmadan uzak kalmak istedim. Hala da gönülsüzce yazmak zorunda kaldığımı belirteyim. Öncelikle yarışma ilan metninin yeterince açık ve net olduğunu düşünüyorum. Hiç bir kimseden yarışma metni ile ilgili bir soru gelmemesi de bunun göstergesi sanırım.
Yarışmaya neden mimarlık öğrencileri ve mimarlar dışındaki meslek mensupları dahil değil sorusunun cevabına gelirsek.
1- Organizasyonu yapan ve sponsor olan kurumlar bunun sadece mimarlara açık olan bir yarışma olmasını uygun gördü. Başka bir sefer de örneğin sadece Peyzaj Mimarlarına açık bir yarışma düzenlenebilir.
2- Yarışma metninde de açıkça belirtildiği gibi iki aşamalı bir yarışma ve hem bu yarışma metninde hem de raportör Şebnem Soher'in açıklamasında da belirtildiği gibi "yarışmanın ikinci aşamasına kalan adaylardan İstiklal Caddesi üzerinde daha küçük ölçekte ve daha detaylı olarak mimari çözüm üretecekleri bir charrette çalışmasına katılmaları beklenmektedir." deniyor. Mimari çözümü üretecek kişilerin mimarlık eğitimi almış olmasını istemek neden bu kadar tepki çekiyor, bu sahiden incelenecek bir durum oldu.
Tüm bu açıklamaları yeterli bulmayanlar için daha açık ve net nasıl olunabilir bilmiyorum ama bu yarışma mimarlık eğitimi almış kişilere açık.
Bu kadar net açıklamaları yeterli bulmayanlar, anladığım kadarı ile Türkiye'deki tasarım eğitiminin (yanlış bir uygulama olduğuna ben de katılıyorum) iyice ayrışıp dallanıp budaklanmasından dolayı muzdarip olmuş kişiler. Mağduriyetlerini göstermek için de bu yarışmayı hedef gösteriyorlar. Anlamadığım şu ki, sadece Endüstri Ürünleri Tasarımcılarına, Grafik Tasarımcılara veya Peyzaj Mimarlarına açık bir yarışma olduğunda da aynı tepkiyi gösteriyor musunuz? Bu aralar çok tartışılan Kartal-Küçükçekmece Kentsel Dönüşüm Projelerine davet edilen mimarların Kent Plancıları olmadığını başka ortamlarda eleştirdiniz mi örneğin? Mimarlık, herhangi bir tasarım eğitimini almış bir kişi tarafından yapılabilecek kadar esnek ve kolay bir meslek midir ki sadece mimarlara açık bir yarışma olduğunda böyle bir tepki doğuyor?
Bu tartışma, bu konu altında uzayıp devam etmemeli ayrıca. Tartışmaya devam etmek isteyenler, tasarım eğitiminin dallanıp budaklanması üzerine başka bir konu açıp orada devam edebilirler. Bu başlık altına yarışmanın içeriği ile ilgili sorular, yorumlar bekleniyor.
Yazan: onur soyturkSayın Yılmaz
Öncelikle “yaptığım” şey zaten bu yarışmanın neden sadece mimarlık öğrencilerinin ve mimarların katılıma açık olduğunu sormaktı.
Sözde kelimesinin yazarı ben değilim ancak o lafı söyleyen arkadaş da size cevap verdi sanırım sözde ile ne anlatmak istediği üzerine… ancak yapılan eleştirilere karşı sert tepki veren ve alınganlık gösteren sizsiniz gibi geldi. Siz ise bana neden alındığımı soruyorsunuz. Ben alınmam gereken bir itham almadım. Sadece site yöneticisi bir kişinin söylemlerinde daha dikkatli olması gerektiğini vurguladım.
Son sorunuza gelince… neden “karalama” yaptığımızı yada tavrımızın karalama sınırları içerisine girdiğini sordunuz.
Son günlerde mimarlık camiasının içerisinde müthiş bir mesleki hak ve eğitim hakkı üzerine bir sorgulama var. Gazetelerde devam eden ve planlama ve peyzaj bölümleri hatta iç mimarlık da dahil edilebilir sanırım eğitimlerinin mimarlık eğitiminin içerisine alınmalı tarzında bir söylem var. konu başlığının dışına çıkmamak için bu konuyu daha fazla uzatmıyorum. ama arzu ederseniz sizin de cok ii bilfdiğinizi düşündüğüm sürece ait örnekler de verebilirim...
Sonuç olarak, ben yarışmanın katılımcı çerçevesinin çizilmesi ile bahsettiğim konunun doğrudan ilişkili olduğunu düşündüğüm için bu konuda eleştri de bulundum.
Geç de olsa ilgilendiğiniz ve emeğiniz için teşekkür ederim…
Yazan: Omer YilmazSevgili Onur Soytürk,
Bu yarışmanın neden sadece mimarlık öğrencilerine açık olarak yapıldığını sorgulayabiliriz. Buna da kimse ses çıkartmaz eminim.
"Sözde" kelimesini doğru kullanmayı bilmiyorsanız kullanmayın...
"Sözde fikir yarışması" ile ne demek istenir? Gerçekte olmayan, yalan vesaire...
Bu mudur eleştiri kültürünüzün zenginliği? :)
Yapılan bir şeye yüklenmek kadar kolay bir şey yok. Farkındaysanız hem üreten hem eleştiren tarafta oluyoruz sık sık. Eleştirme hakkınıza tabi ki saygılıyız. Ben de sizin ve Petre'nin eleştirilerini eleştiriyorum hepsi bu.
Neden bu kadar alınıyorsunuz ki? Rahat olun.
Arkitera'da bu işi düzenleyen ekibini içinde değilim, soru ve eleştirilerinizin istediğiniz gibi netlik kazanması ya da cevaplanmasını sağlamak için çalışacağım, bundan emin olabilirsiniz.
Ancak anlamadığım bir şey var:
Bu yarışma sadece mimarlık (planlama da olabilirdi, hiç önemli değil) öğrencilerine (ve hatta istenirse seçim yapılarak belli bazı üniversitenin öğrencilerine) ve Beyoğlu konulu düzenlendi.
Bu durumda sonsuz eleştiri hakkı nasıl doğuyor? "Keşke... " diyebilirsiniz ama ötesi eleştiriden çok karalamaya girmez mi? Neye dayanarak eleştiriyi daha öteye götürme hakkını kendinizde görüyorsunuz? Gerçekten bunun açıklamasını merak ediyorum.
Ödül olarak verilen gezi ile ilgili yapılan yorumu hiç konuşmayalım bile...
Yazan: onur soyturkortada bir organizasyon - yarıışma var...
yarışmayı düzenleyen bir kurum ve o kurumun yöneticilieri var...
yarışma hakkında eleştriler var...
ama eleştirileri yanıtlayan yöneyiciler yok. benim serzenişim buna
insanlar neden acıklama yapma yerine ermeni soykırımı söylemlerinden yada ırkçılıkdan bahseder ki?
denebilire ki spoonsor böyle istedi
yada denebilir ki biz mimarlık sitesiyiz . mimarların üretmesini bekledik...
vs vs
'
ikinci aşamasına kalan adaylardan İstiklal Caddesi üzerinde daha küçük ölçekte ve daha detaylı olarak mimari çözüm üretecekleri bir charrette çalışmasına katılmaları beklenmektedir
sadece yapılan acıklama bu . ki bu da sorulan soruları bitirmediğine göre yeterli bir açıklama değil kanaatindeyim... ve geçerli bir yanıt arıyorum...
rahatsızlığımı dile getirmem de buranın bir platform olması gerçeğinin bir gereği. o yüzden tanımlama yapmanıza gerek de yoktu. ama emeğinize de teşekkür ederim...
saygılarımla
Yazan: Serhat CELEPeleştiriler ve karşısında takınılan tutum...???
sanırım eleştiri kültürümüz gelişmemiş toplum olarak. birisi bizi eleştirdiğinde dişlerimizi gösteriyoruz hemen ve hakaret etmeye başlıyoruz...
lütfen eleştiriye acık olalım. ve aldığımız kararların arkasında duralım...
arkadasım elestirilere açığız biz. tartıştığımız bir konu var ve bu konunun aslında nereden kaynaklandığını kesin yargıya ulaştırmak adına, insanlar kendi düsüncelerini dile getirmektedir. senin dedigin gibi dis gösterme olayı değil bu, bu bir tartısma platformu, elbetteki insanlar kendi düsüncelerini belirtmek icin birtakım seyler yazacaktır, bu bir eleştiridir ve diş gösterme ile uzaktan yakından alakası yoktur bence. demek istedigim kimse kimseye kızmıyor, hakaret etmiyor sadec böyle bir platformda tartısma yapılıyor okadar....lütfen takip edersek biraz, sürekli daha positif düsüneceğini sanıyorum...ilgine tesekkur ederim
Yazan: onur soyturk...ve kent merkezlerine yönelik tasarımların, fikirlerin sunulacağı bu gibi yarışmalar neden her zaman sadece mimarlık öğrencilerine ve mimarlara açık yapılmaktadır?
lütfen bunu bir düsünün arkitera....yada oylamaya sunun, kim hangi disiplinden nelere oy verecek, neden mimarlık okuyan öğrenciler katılabilir, böyle mi olmalı? ayrıca açıkça yazmışım ben zaten farklı disiplinlerin de katılması gerektiğini.....doğru değil mi?
Bu yarışmanın mimarlık fakültesinde okuyan veya mezun olmuş kişilre açık olması gerekirdi.
Böyle güzel bir yarışma sadece katılımcılarının bu şekilde kısıtlanması nedeniyle çok fazla olumsuz tepki alacak.
Bunun nedeni nedir? Yarışma sponsorunun özel tercihi midir, yoksa şartname de gözden kaçan ufak bir eksiklik mi?
simdi şebnem hanım bu acıklama yeterli bir acıklama mı sizce?
kozmopolisi tek semtten oluşan mozaikler diyarının gayrimeşru başkentinde saroşluğun dibini bulmak için granitlerin dısına adım atmayan intellijansı da çok merak ediyodu valla beyoglu nerden koşuyor. ya bırakın artık, filmi beyogluda geçer şarkısı beyoglunda goz suzer, resim atolyesi aman cihangirden uzakta olmasın, fotoğrafçısı her öğlen tramvayı çeker, sanatçısı -demeye bin şahit,ayrı tartışma konusu- nevizadeden çıksa çıksa asmalımescite çıkar, binaenaleyh yüz yıl sonra beyoglu tokyo olsa kaç yazar tahran olsa noolur. biriniz de çıkıp şöyle bi kafayı uzatsanız o sırtınızdaki beyoglu kabugundan, öğrencileri gençleri heyecanlandırcak başka bi semt yok mu bu ülkede yeter ya. (bi de venedik bienali ödülü veriyorlar şaka gibi hakkaten, körler sağırlar birbirini ağırlar o hesap.)
insanların fikirlerini açıkladıkları için hapis yattıkları bir ülkede de bundan daha iyi bir proje katılımcı profili belirlenemezdi.
6 mimar`ın katıldığı ama türk mimarın/plancının katılamdığı için bu kadar gürültü kopartan bir meslek grubu veya arkitera yönetimine yakışmadı kanaatindeyim...
hep meslek catısması, hep meslek catısması.... bunu ögrencilere yansıtmak ve farklı disiplinlerin catısmasını böylesine yarısmalarla ögrencilere sunmak ne kadar dogru acaba..
Semt ırkçılığına da başlıyoruz anlaşılan... ?
Daha çok Ermeni sorunu ile ilgili kullanılıyor biliyorsunuz bu söylem.
eleştiriler ve karşısında takınılan tutum...???
sanırım eleştiri kültürümüz gelişmemiş toplum olarak. birisi bizi eleştirdiğinde dişlerimizi gösteriyoruz hemen ve hakaret etmeye başlıyoruz...
lütfen eleştiriye acık olalım. ve aldığımız kararların arkasında duralım...
Bütün yorumları forumda okuyun!








