Astay Yatirim

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
Engelli Dostu Projeler

Haberler

Yazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Her yapıda yeni bir söylem

Tarih: 6 Temmuz 2010 Kaynak: Cumhuriyet Yazan: Ceren Çıplak
"Kendimi bir yerde konumlandırıp başkalarıyla kıyaslamaktan her zaman uzak durdum. Daha çok iyi, güzel ama büyük işler yapma arzusu taşır, bunu gerçekleştirmek için çalışırım. Kendimi her yapıda yeni bir söylem geliştirmeye zorlarım. Örneğin İstanbul gibi bir topografyada yaşıyorsanız yüksekliklere, tepelere göre bina yapmak çok heyecan verici."

Cumhuriyet / Kültür Servisi- İstancool Festivali'nin önemli konuklarından biri de ‘star' mimar Zaha Hadid'di. Irak asıllı İngiliz dekonstrüktivist mimar Hadid, bilindiği gibi Pritzker Mimarlık Ödülü sahibi ilk kadın mimar. Singapur'dan Londra'ya, Barcelona'dan Pekin'e dünyanın çeşitli kentlerinde mimarinin ve kent plancılığının sınırlarını zorlayan tasarımlarıyla tanınıyor. Son olarak ise geçen mayıs ayında açılan İtalya'nın ilk ulusal çağdaş sanat ve mimari müzesi Maxxi'yi tasarladı.

Hem ‘Doğulu' hem de kadın olmasının başarısı ve özgünlüğündeki etkisini çok da önemsemeden işini yaptığını söylüyor Hadid, bir noktanın altını çizerek: Mimarlık dünyası, kadın mimarı kabul etmekte zorlandı, ama bu dünyada başarılı olmak o kadar da zor değil.

Hadid'le mimarlığın hem dünya üzerindeki hem de Türkiye'de uygulamaya geçirmeyi beklediği İstanbul Stratejik Planı'nın bir parçası olarak seçilen "Kartal Kıyı Kesimi Kentsel Dönüşüm Projesi"ne de değinerek İstanbul'u konuştuk.

- Dünyanın pek çok yerinde farklı çalışmalara imza atmış bir mimar olarak küreselleşmenin mimariye nasıl bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?
Son 30 yılda değişen fikirler farklı yaklaşımları da beraberinde getirdi. Mimarlık mesleğinde de sınır yok, her yerde çalışabiliyoruz. Yer değişse de bazı projelerdeki benzerlikler ve farklılıkları aynı anda görebilmek oldukça ilginç. Aslında farklı olan sadece hava, ışık ve dil, gerisi farklı fikirlerin dolaşımda olmasını sağlıyor.

- Yani küreselleşmenin yerel renkleri yok ettiğine katılmıyorsunuz...
Her ülkenin, her yerin kendi bölgesel mimarisinin olması gerektiğini düşünmüyorum. Gelişmiş ülkelerde insanların farklı hırsları, amaçları olabiliyor. Kendi özgün yapılarını oluşturmak istiyorlar ama bu da, bir dereceye kadar mümkün. Çünkü bu noktada homojenliği yitirme durumu da söz konusu.

- Siz dünya mimarlığının geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Özellikle gelişmiş ülkelerde bunu öngörmek çok zor. Teknoloji sayesinde inanılmaz şeyler üretebiliyoruz, diğer yandan bu gelişmiş ülkelerde dil bile sürekli değişiyor. Mesela bir bina yaparken o kadar çok katmanlı çizgide yapılıyor ki, yapının Doğu'ya mı yoksa Batı'ya mı ait olduğu hakkında tahminde bile bulunmakta zorlanıyorsunuz. Bu çok heyecan verici.

- Bugünkü mimarlık dünyasında kendinizi nasıl konumlandırırsınız?
Kendimi bir yerde konumlandırıp başkalarıyla kıyaslamaktan her zaman uzak durdum. Daha çok iyi, güzel ama büyük işler yapma arzusu taşır, bunu gerçekleştirmek için çalışırım. Kendimi her yapıda yeni bir söylem geliştirmeye zorlarım. Örneğin İstanbul gibi bir topogrofyada yaşıyorsanız yüksekliklere, tepelere göre bina yapmak çok heyecan verici.

- İstanbul'u iyi tanıdığınızı biliyoruz. İstanbul'un son yıllardaki mimari silueti hakkında neler söylersiniz?
Bugün pek çok eski binanın kültür yapılarına dönüştürüldüğünü görüyorum. Özellikle Bağdat Caddesi ve Levent yıllar öncesine kıyasla çok değişti mesela. Genel anlamda ise şehir, çok daha sofistike oldu. Balat-Haliç, Kartal-Pendik gibi bazı bölgeler ise henüz çok bakir. Bunda coğrafyanın da etkisi var, ama bazı bölgeler hızla gelişirken bazıları da yeni hareketleniyor. Bu şekilde başka bir şehir pek yok.

- Kartal-Pendik örneğinden bahsetmişken Kartal projesi ne durumda diye sormak isterim...
İzin bekliyoruz. Yakın zamanda izin çıkarsa projemizi uygulamaya başlayacağız.

- Son olarak klasik bir soruyla sohbetimizi bitirmek isterim: Genç mimarlara neler söylemek istersiniz?
Öncelikle şunu söylemek isterim ki, mimarlık dünyası, kadın mimarı kabul etmekte zorlandı. Bu fikrin değişmesinde benim de katkım olduğunu düşünüyorum. Mimarlık zor bir iş, ama kadın olarak bu alanda başarılı olmak o kadar da zor değil. Başarının sırrı mistik değil! Önemli olan başkalarının verdiklerini değil, kendi istediklerinizi almak. Kariyerinizde ilerlerken her adım güven dolu olmalı.

Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Bu haberde etiket bulunmamaktadır.
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.