212 İstanbul AVM'nin Mimarı Bünyamin Derman
Çanakkale Seramik&Kalebodur sponsorluğunda 9 Mart 2010 tarihinde gerçekleşen ARKIV Buluşmaları'nın dördüncüsü İkitelli'de yer alan 212 İstanbul Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Projenin mimarı Bünyamin Derman'ın önderliğindeki toplantıya Cem İlhan, Brigitte Weber, Ali Manço, Doğu Kaptan, Pelin Özgen ve Arkitera Mimarlık Merkezi'nden Ömer Kanıpak ve Beril Azizoğlu katıldı.
Proje Derman tarafından sunuldu. Daha sonra aynı anda mimarının anlatımıyla alışveriş merkezi gezildi.
Projenin Hikayesi
İstanbul'un bir başka sorunlu bölgesi olan İkitelli'de bulunan arsada eskiden bir fabrika yapısı bulunuyormuş. Bu arsayla ilgili farklı jenerasyonların oluşturduğu mimari proje grupları kurulması istenmiş. Yönetim 3 mimari gruba bir brifing sunmuş ve proje yarışmasına davet etmiş.

Yarışma Projesinin Maketi
Yarışma 100.000 m2 alışveriş merkezi ve 200.000 m2 alana sahip 2 konut bloğunun tasarlanmasını içeren ağır bir programa sahipmiş. Yönetime projenin Basın Ekspres Yolu üzerinde konumlanması ilgi çekici gelmiş.
Mimari ekip için projenin tasarlama sürecinin başında çevre verilerinin yetersizliği endişe yaratmış. Arsa içindeki 10 metrelik kot farkı ve çevredeki yapı tiplerinin medya yapısı olması sonucunda, kamusal alan tanımını kamusal yaşam bağlamında, kapalı-açık alanlarıyla yeniden tanımlayan, ekran ve park temaları üzerinden okunması ile oluşturulan bir tasarım ortaya çıkmış.

212 AVM Perspektif
Programın yüklü olması arsada yeşil alan için yer kalmamasına yol açmış ki bu durum tasarımı şekillendiren nokta olmuş: "Kaybedilen yeşilin çatıya taşınması". Bu yeşil alanlarda outdoor aktivitelerin yapılacağı düşünülmüş.

Çatıya çıkan teraslamalar ve merdivenler
Projenin yapımı ekonomik kriz dönemine denk gelmiş. Bu durum malzeme seçimlerinde bazı değişikliklere neden olmuş ve altyapısı hazırlandığı halde yeşil çatı fikrinden vazgeçilmiş.
Bir diğer tasarım kriteri ise araç geçiş yönüne bakan dev ekranların cepheye konması olmuş. Ancak bu fikir Karayolları'nın engellemesine takıldığından gerçekleşememiş.
Projenin olumlu yönlerinden bir diğeri ise hemen her kottan servis girişlerinin çözülmüş olması.

Cam çatılardan içeri alınan gün ışığı mekanı gün boyu aydınlatmaya yetiyor
Programda yer alan her biri 10.000m2'lik alana sahip iki market bodrum kata yerleştirilmiş.
Temiz kat yüksekliği ihtiyacı 8 metre olan marketler kot farkının sayesinde kolayca yerleştirilmiş. Bu kot farkına göre şekillenen planlar su baskınlarında yapıyı kurtaran esas neden de olmuş aynı zamanda. Marketlerin kapladığı alanın fazlalığı döşeme yırtıklarının planlamasında zorlukları beraberinde getirmiş.
Merdiven boşluklarının kat planlarından şaşırtmalı yerleştirilmesi çatıdan alınan gün ışığının bodruma aktarılmasını sağlamış.
Yapının formunun alışılagelenden farklı olması statik açıdan projenin 3 kısımda çözülmesini sağlamış. Yapının galeri boşluklarının ve köprülerinin yer aldığı orta kısmı çelikten imal edilmiş. 4500 ton çelik kullanılmış.
Yapının statiğini zorlayan diğer etkenler cam çatılar üzerinde biriken kar yükü, temizleme ve taşıma problemleri olmuş.
Mimari ekip statik hakkında epey kafa patlatarak çoğu çözümü kendileri önermiş. Statik eikibe projenin çoğu yerinde sadece elemanları boyutlandırmak kalmış.
2007 yılında yapılan Yangın Yönetmeliği'ndeki değişiklikler ve sigara yasağı projede bazı değişikliklere neden olmuş. Cepheye aslında tasarıma çok yakışan kırmızı yangın merdivenleri eklenmiş ve sigara terasları için cephede boşluklar açılmış.
Mimari ekip aynı zamanda projenin iç mimarlığını da yapmış.
Projenin mimarı Derman'a göre uygulama projesi yarışma için hazırladıkları projenin %70 oranında aynısı.
ARKİV Buluşmaları Hakkında
Kapalı oturumlar halinde iki haftada bir düzenlenen buluşmalarda her oturumda farklı bir proje geziliyor ve tartışılıyor.
ARKİV Buluşmaları'nın beşinci durağı EAA tarafından tasarlanan Raif Dinçkök Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek.
Buluşmaların kaydedildiği videolar, ARKİV'de ilgili projelerin başlıkları altında yayınlanıyor.
Etkinliğin Videosu
Konuyla İlgili Linkler
- ARKİV'de DB MimarlıkARKİV'de 212 Alışveriş MerkeziArkitera Proje'de Edip İplik Alışveriş Merkezi ve Konut Projesi ÖnerisiARKIV Buluşmaları-1: Tepe Narcity Konut YerleşkesiARKIV Buluşmaları-1: Tepe Narcity Konut Yerleşkesi VideolarıARKİV Buluşmaları Ankara'ya UğradıARKİV Buluşmaları-2: Galyum Blok VideolarıARKİV Buluşmaları-3: İstanbul Sapphire
Yazan: Emine MerdimARKİV Buluşmalarının dördüncüsü 212 AVM'de gerçekleşmişti (http://www.arkitera.com/h50992-arkiv-bulusmalari---4-heyecanini-kaybetmemis-bir-mimar-bunyamin-derman-ve-212-istanbul-avm.html). Etkinliğin videoları aşağıda. [video=vimeo;11262069]http://vimeo.com/11262069[/video] [video=vimeo;10768812]http://vimeo.com/10768812[/video]
Yazan: Omer YilmazSerhan Ada hafta sonu Radikal'de değindi konuya. Bizim yapamadığımız Mimarlık Bienali'nden de bahsederek. Yazıyı okuduğumda iki defa kızdım kendime: Birincisi bunu hatırlayamadığım için. İkincisi yapamadığımız projeyi hala yapamadığımız için... Meraklılar için not: Serhan Ada'nın Bahsettiği iki arkadaşı bienale küratör olmayı kabul ederek bizlerle yola çıkan İhsan Bilgin ve Nevzat Sayın idi. Ayamama Medusa Mimarlık sergileri ne de güzeldir. Yapılanları Babil ahalisine sunup gurur okşar. Mimarlık sergileri ne de güzeldir. Yapılanları Babil ahalisine sunup gurur okşar. Fotoğraflarla maketler, üç boyutlu rendering?lerle füzen eskizler yanyana sıralanır. Temiz baskılı kataloglarda dünyanın en son bilgisini inceltilmiş dille yoğuran yazılar yer alır. Toplantı, panel düzenlenip görüşler sıralanır. Ziyaretçiler yapı(lan)lara yarı şaşkın, yarı hayran bakarlar. Medyada ünlü mimarlarla nehir söyleşiler yer alır. En sonunda sergiler kapanır yeni sergi, yarışma, şaret hazırlıkları başlar. İnsanlar hayatlarına geri dönerler. Yaptığını beğenmekten büyük erdem olmaz. Bir ara iki arkadaşım bir mimarlık bienali yapar gibi oldular. Kurucu tema düşünülürken ?su ve asfalt? konuşuldu. Yanlış hatırlamıyorsam. Sonra kaldı. Bir bienalin olabilmesi neden kalırsa, o cins nedenlerden. İşte tam o sıralarda, yine çok kurak bir yazın sonlarına doğruydu. Bir sabah yine çok yağmur yağıyordu. Her zaman kalabalık trafiğinden geçip gittiğim dere isimli caddeye saptım: Su! Yararak ilerlemeye başladım. Yol çizgileri, refüj, kaldırım kaybolmuştu. Otomobiller dümeni kırık takalar gibi tuhaf, yavaş deviniyorlardı. Biraz ileri gidince suyun tam ortasında koca bir kaya. Az ötede bir dükkânın avlusuna konmuş bir cip. Cadde gitmiş, adındaki dere kirli sarı su olmuş coşarak geliyordu. Hangi yola girip nasıl çıktım bugün tam hatırlamıyorum. Şimdi dereler yeniden isminden aslına döndüğünde demeçlere bakıyorum. ?80 yıldır yağandan fazla yağmur? (yani bu yaklaşık Cumhuriyet?ten bu tarafa mı demek oluyor?) deniyor. Miktarını kim tam hesaplamış? Önemli değil. Asıl söylenmek istenen ?bundan sonra daha 40 sene böyle yağmaz, ölülere rahmet vb...? Şu kesin: Daha 80 sene kadar yağmurlar böyle gelecek. Önünde ne bulup ardında ne bırakacak? Kim bilebilir? Ondan sonraki 80 senenin nasıl olacağını ise uzgörülü bilim kurgucular anca kurar. Bu şehrin bir ana tanrıçası var. O da Yerebatan?ın dibinde yatan Medusa. Ters kenti doğru okumak için başaşağı duruyor. Aslında düpedüz bir tapınak olan Yerebatan (ki kentin en dipteki adı düpedüz bu) bize bir su deposu olarak sunuluyor. Oysa kara kara bulutlar üzerimizde toplandığında şefaat etmesi için gidip Hazreti Medusa Anamız?a yakarmalıyız. Yoksa O, kuraklık çöktüğündekavrulmuş su havzalarının yanına sıralanıp ellerimizi göğe açmamıza kıyamayarak... Bu şehrin ahalisini bitip tükenmeyen coşkudan, ?alın verin, verin alın?dan alıkoyup arada kısacık düşünmeye sevkeden tek şey deprem korkusu. Ne vakit, bir kıyamet mesihi gibi, topumuzu terbiye etmek üzere çıkıp geleceği habire konuşuluyor. Hepsi cadde olmuş dereler dirilip akmak için işte o günü bekliyor olabilirler. O arada nasıl ki kar korkusu tatili, 1 Mayıs korkusu tatili, devlet başkanlarına suikast korkusu tatili varsa şimdi de ücretli izin günleri arasına sel felaketi korkusu tatili de ekleneceğini düşünüp teselli bulabiliriz. Bienal günlerinde fazla karamsar mı buldunuz?Hiç değil. Sanatın kök boyasında felaket pigment?leri olduğunu hatırlamak yeter. Hem Bienal eskiden Yerebatan?ı boşuna mı mekân edinmişti sanıyorsunuz?
Yazan: Omer YilmazMilyonlarca dolar harcanarak açılışı yapıldıktan sonra üzerinden bir ay bile geçmeden yıkılması gerektiği söylenen bina olarak Guinness'e girmesini öneriyorum bu binanın :) Kadir Topbaş, Ayamama deresinin hat yatağını işgal eden tüm yapıların yıkılacağını söyledi. Başbakan Erdoğan ile yapılan toplantıda alınan kararları açıklayan Topbaş, acımasız olacaklarını belirtti. Topbaş, 'Hiçbir kurum kuruluş kişiyi ayırt etmiyorum. Ne gerekirse bu yapılacak. Ya bize yeni bir dere yapıp verirler. Ya da o dereden kalkıp giderler' dedi. Başkan Topbaş AKOM'da düzenlediği basın toplantısında İstanbul'daki sele ilişkin alınan kararları açıkladı. Topbaş, dere yataklarına yapılan binalarla ilgili sert tedbirler alacaklarını söyledi. İstanbul'u sel felaketiyle ilgili Afet Koordinasyon Merkezi AKOM'da bir basın toplantısı düzenleyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, felaketin faturası sonucu birilerinin canının yanacağını söyledi. Topbaş,"Acımasız olacağız. Birilerinin canı yanacak. Gereken soruşturmaların talimatını verdik. Bodrum katlarının etkileneceği noktalarında iptaline kadar bütün tedbirler yapılacak. Dere yataklarındaki bütün çalışmaları yürüteceğiz. Bu konuda basınımızdan yargımızdan destek bekliyorum. Çünkü gittiğimiz kararlarda yürütmeyi durdurma kararları alınmaktadır" dedi. 44 yıl ile 16 yıl kıyaslansın Bir mimar olarak konuştuğunu belirten Topbaş, Basın Ekspres Yolu'nun bir dere yatağı üzerinden geçirilirken, niçin yağışları denize aktaracak sistemler düşünülmedi diye sesli düşünmek istediğini ifade etti. Topbaş, şöyle konuştu: "Muhalefet liderine söylüyorum. Kendileri de 44 yıl İstanbul'u yönettiler. 44 yılda yaptıklarıyla, bizim 16 yılda yaptıklarımıza baksınlar." CHP Lideri Deniz Baykal'ın önceki gün İkitelli TIR garajında söylediği "Burası kimlere ait, ruhsatı kim verdi?' sözlerine de atıfta bulunan Topbaş, "Bu parklardan 5 tanesinin ruhsatı var, ama CHP döneminde Küçükçekmece'de verilmiş ruhsatlar. 4 tane parkın ruhsatları maalesef CHP, 1 tanesi de DSP döneminde verilmiş" şeklinde konuştu. Felaketin nedeni 2 gözlü köprüdür Başkan Topbaş, İstanbul kent merkezinden bir gün önce Silivri'de yaşanan facianın asıl sebebinin CHP döneminde 2 gözü kapatılan 4 gözlü köprü olduğunu dile getirerek, "Şimdi Baykal diyor ki 'Niçin buralar ıslah edilmedi?' 'Silivri merkezindeki dereyle ilgili 2005'te burası problem olabilir' dedim. Mimar Sinan oraya dört gözlü köprü yapmış, ama CHP iki gözünü çıkarmış. CHP dönemi kendilerine göre köprü yapmışlar. Burada gözler yetersiz kalınca su şişerek sele neden oldu" dedi. Topbaş "Ayamama üzerinde, maalesef bazı fabrikalar sanayiler, derenin bile bazı yerlerini bahçelerine kattıklarını gördük. Dereyi daraltmışlar. Dereler kendi istedikleri gibi akacakken, insanoğlu benim istediğim gibi akacaksın diyor. Ayamama Deresi'nin istikametini çizeceğiz ve onun yolunda engel olan ne varsa onu yıkıp geçeceğiz" diye konuştu. Ayamama Deresi hattı üzerindeki ünlü markalar Ayamama Deresi'nin yatağını işgal eden yapıların içinde medya kuruluşları ve büyük markaların merkezleri bulunuyor. İşte yıkılması gündeme gelen ve bazılarının kaçak yapıldığı iddia edilen ünlü markalar: Hürriyet Gazetesi, İpek Mobilya, Hatemoğlu Testil, Aydınlı Tetstil, Ev-Kur Merkezi, Oto-King, Star Gazetesi, Kanal 24 TV , 212 Alışveriş Merkezi, Sabri Özel Tekstil, LC Waikiki , Aksa Jeneratör, Holiday İnn Otel, Suvari Giyim, Karaca Giyim.
Yazan: sesarKonuyla alakalı bu linki de paylaşmak istedim: 212 İstanbul'da estetik, krize kurban gitti
Yazan: Omer YilmazBunlar da dün benim çektiğim 4 fotoğraf:
Yazan: Omer YilmazBu konuyu açtığımızda projenin adı Edip İplik olarak geçiyordu. Bugüne gelindiğinde 212 İstanbul adını alan proje geçtiğimiz günlerde açıldı biliyorsunuz. Dün (20 Ağustos 2009) yapıyı gezdim. Emeği geçenlerin eline sağlık demek gerekli. AVM projesinde mimarlık olmaz diyenlere iyi bir sözü olacak bu binanın da. Tebrikler... Not:Belli ki kiralama sözleşmeleri sıkıştırmış ve henüz inşaat bitmeden açılış yapılmış. Büyük mağazalar dışındaki mağazaların büyük kısmı henüz boş. Fotoğraflar 212 İstanbul sitesinden alınmıştır.
Yazan: t2000Her iki yarışma projesinde de konut kütleleri hazırlanan projelerle benzer mimari dile sahip olduğu için ve 2 grubun da konut kütlelerini farklı şekilde ifade etmesi nedeniyle böyle bir yanılgıya düştüm sanırım. Açıkçası 212 İstanbul sitesinde bu farklılığı gördüğümde hayal kırıklığı yaşamıştım seçilen proje adına. Yine de anlaşılan yarışma aşamasında konutların mimarisi tamamlanmamış olsa gerek ki 2 grup da kendi AVM önerilerini mimari olarak tamamlayacak bir konut kütlesi önerisi hazırlamışlar. Sonuç olarak baktığımızda "tamamen kişisel görüşüm" konut bloğunun monolitik mimarisi AVM'nin mimari kalitesine ulaşamamış görünüyor ve insan keşke yarışmaya konutları da dahil etselermiş diye düşünmeden edemiyor.
Yazan: Omer YilmazProjenin başında, zaten kulenin Oğuz Öztuzcu tarafından tasarlanacağı belliydi. Yarışma projelerindeki (Derman & Arat önerisi ve TECE & Bozkurt & Erginoğlu & Çalışlar önerisi) kuleler bu varsayıma dayanarak yarışmaya konu olan yapıların yanına eklenmişler sanıyorum.
Yazan: t2000ASP'nin sitesindeki ve bu sayfada da yer verilen görselde önerilen konut kütlesi ile 212 istanbul web sitesinde yayınlanan görsellerdeki konut kütlesi farklı. Sitede "Konut Mimari Proje: Oğuz ÖZTUZCU (Öztuzcu Mimarlık Ltd. Şti.) bilgisi verilmiş. İki proje arasında çok fark olduğu görülüyor. ASP ve DB Mimarlık'ın hazırlamış olduğu projedeki konut önerisinin neden kabul edilmediği hakkında bilgisi olan var mı acaba?
Yazan: eticAkın Holding'in işveren olduğu 212 İstanbul projesinin web sitesi düzenlenmiş. Proje künyesine ulaşmakta mümkün. 212 istanbul
Bütün yorumları forumda okuyun!








