Dumankaya

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
Hirvat Pavyonu

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Muhsin Ertuğrul, 16 milyona mal oldu

Tarih: 10 Eylül 2009 Kaynak: Zaman Yazan: Ali Pektaş
Yeni sahne, açılışı için önceki sezon açıklanan 29 Ekim tarihine yetiştirilmeye çalışılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yetkilileri mekanın daha önce öngörülen tarihte şehir tiyatrolarının hizmetine sunulacağını belirtiyor.

Yeni sahnenin toplam inşaat alanı 11.315 metrekare ve net kullanım alanı ise 6.930 metrekare. Mekanın İBB'ye maliyeti ise KDV ve tüm masraflar dahil yaklaşık 16 milyon TL oldu. Yeni sahnenin koltuk kapasitesi, eskisi gibi 600 olacak. Bu karar İBB ile Şehir Tiyatroları Müdürlüğü'nün ortak kararı. İBB yetkilileri tiyatroyla ilgili yapılan tüm planlamalarda sanatçılarla birebir görüşüldüğünü ve yapılan görüşmeler sonucunda imalatlara başlanıldığını özellikle vurguluyor. Yeni binada sahne haricinde; üst fuaye, tiyatrolar müdürlüğüne ait ofisler, iki adet toplantı odası, kafeterya ve kafeterya servis alanları, mutfak ve kütüphane de bulunacak. Yeni mekana yapılan başkan odası ayrıca tiyatro Araştırma Laboratuvarı (TAL) olarak da kullanılabilecek. Sahne direktörü ve yardımcısı odaları, baş dramaturg odası, ışık-ses-sahne kontrol odaları, aksesuarcılar odası, prova odası, idare amiri odası, terzi odası, kuaför odası, iki tane fotoğrafhane ve efekt kayıt stüdyosu da yeni mekanda yer alacak. Yeni Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde yer alacak çalışma stüdyosu çocuk tiyatrosu olarak da kullanılabilecek. Ayrıca konuk odası, 6 adet banyolu sanatçı odası özel dekor girişi, 81 metrekarelik kulis, sahne teknik odaları, bilet satış birimleri de yeni mekanın diğer bölümleri. Ayrıca altıncı bodrum katta sanatçıların talebi üzerine asansör ve servis merdiveni ile ulaşılabilinen 1.010 metrekarelik bir de depo inşa edildi.

Eski sahnede en çok şikâyet konusu olan ışık ve ses sistemlerinde son teknoloji ürünleri kullanıldı. Ses sistemi electrovoice, line array hoparlör sistemi, ışık sisteminde ise; 20 tane robotik ışık, 350 adet spot ışık yer alıyor. Ayrıca sis ve kar makinesi de sistemlerin içinde yer alıyor. Akustik olarak; tiyatronun tüm tavan-duvar ve döşemelerinde akustik hesabı yapılarak, salon formu ve malzemeleri buna göre belirlendi. Yine şikâyet konularından biri olan sahnede; spirallift sistemli orkestra çukuru ile aşağı-yukarı hareket yeteneğine sahip döner sahne mekanizması kullanıldı. Yeni Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin fuayesi, eski fuaye ve alanlarına nazaran daha konforlu, daha geniş ve daha kapsamlı olacak şekilde modern bir yapı olarak tasarlandı ve inşa edildi.
YorumlarYorum Sayısı: 41

Yazan: Aslı Özbaymimarlar odası merkez yönetimi, bu konuyla ilgili son gelişmeler/yazışmalar üzerine kendi web sitesinde aşağıdaki metni yayınladı. forum metinlerinde eksik kalmaması için aşağıya ekliyorum. diğer yandan, eleştirileri, "....odamızı yıpratmaya yönelik saldırılar...." olarak değerlendiren ve bunları oda karşıtlığı (?) söyleminin motifleri sayan metnin otoriter uslubu, traji-komik bir durum oluşturuyor. oda yarışmalar açısından uzun zamandır katkıda bulunmak yerine zarar veriyor. kongre vadisi yarışması bunun zirvelerinden biriydi. ama arkası kesilmedi: hatalı jüri atamaları, yarışma sistemi konusunda idarelere doğru-dürüst destek verilmemesi (yetersiz raportörler vb), sonuçları açısından skandal niteliğindeki yarışmalara (burdur otogarı, ünye kıyı düzenlemesi...) müdahale etmek biryana, bunların "saman altına" ittirilmesi gibi büyük gafları açıklayabilen olmadı. keşke bu işler, sempozyum düzenlemekle çözülebilseydi... oda karşıtları demagojisini bir yana bırakıp, yarışmalar konusunda gereken duyarlılığı göstermeyenler, eleştirilere katlanmak zorunda kalırlar. kaldı ki oda "eleştirilemez" bir kurum (?) hiç değildir. yönetim sorumluluğunu üstlenenleri özenli, duyarlı ve tahammüllü olmaya davet etmek hakkımızdır sanırım. [image]
UIA 2005 İSTANBUL KONGRESİ VADİ TASARIM YARIŞMASI SÜRECİ ÜZERİNE AÇIKLAMA [image]
09.02.2008 Fatih Erduman tarafından 21 Ocak 2008 tarihinde yapılan “Mimarlar Kazandı Oda Kaybetti” başlıklı açıklama üzerine, Mimarlar Odası sürece ilişkin yeniden bir bilgilendirme yapmayı gerekli görmektedir. Mimarlar Odası, Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) adına Temmuz 2005’de İstanbul’da Dünya Mimarlık Kongresi’ne evsahipliği yapmış, bu kongre hem Türkiye hem de uluslararası mimarlık kamuoyunda büyük bir beğeni kazanmış, özellikle de UIA yöneticileri tarafından şimdiye kadar yapılan kongrelerin en başarılısı olduğu değerlendirmeleri yapılmıştır. Mimarlar Odası Kongre hazırlık sürecinde Organizasyon Komitesi’nin önerisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yarışma giderlerini karşılayacağı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin uygulama giderlerini üstleneceği yönündeki açıklamaları doğrultusunda İstanbul 2005 Kongresi Vadi Tasarım Yarışması düzenlemiştir. Bu yarışma sonucunda Fatih Erduman’ın önerisi birinciliği kazanmış ve Oda yöneticilerimizin de katıldığı, kendisini kutladığı bir törenle ödülünü almıştır. Kültür ve Turizm Bakanı tarafından, yarışma giderlerinin ve ödüllerin ödeneceği bizzat taahhüt edilmesine rağmen, daha sonraki süreçte defalarca yapılan girişimler sonuç vermemiş, Mimarlar Odası yarışma giderlerini kendi bütçesinden karşılamış ve ödülleri ödemiştir. Seçilen projenin uygulama sorumluluğunu üstlenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi, birinci seçilen proje müellifi ile görüşmüş ve uygulama projesi için teklif istemiştir. Proje sahibi tarafından verilen teklifin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin neredeyse uygulama için ayırdığı bütçe kadar olması üzerine, Belediye yetkilileri bu şartlarda projeyi uygulayamayacaklarını bildirmiş, süreç bu noktada kesintiye uğramıştır. Daha sonra yaşanan süreçte, Fatih Erduman’ın hukuk yoluna başvurması ve sonrasındaki karar süreçleri yaşanmış, dava sonuçlanmıştır. Gelinen bu noktada davayla ilgili yorum yapmayı doğru bulmuyoruz. Ancak davanın sonuçlanması üzerine bir kez daha gündeme gelen konuyla ilgili yapılan yorumlara ilişkin bir açıklama yapılmasını gerekli görüyoruz. Mimarlar Odası’nın, Kongre bütçesi içinde yer almayan Vadi Tasarım Yarışması ve uygulamasının finansmanını üstlenemeyeceği çok açık bir şekilde belirtilmesine rağmen, Odamızı süreçten sorumlu tutan, Odamızı yıpratmaya yönelik yazı ve yorumlar değişik platformlarda yayınlanmaktadır. Oda yönetimlerinin eleştirisi, Oda’nın eleştirisine dönüşmekte ve zaman zaman kabul edilemez noktalara evrilmektedir. Yapılan açıklamaların, dile getirilen yorumların bu yarışma sürecinin değerlendirilmesinin ötesinde Oda’yı yıpratmaya yönelik bir amaç taşıdığı; bu konunun da benzer durumlarda olduğu gibi, Oda’ya ve yöneticilerine yapılan haksız saldırıların, Oda karşıtlığı söylemin bir motifi olduğu görülmektedir. Mimarlar Odası 54 yıllık birikimiyle, kurumlaşmasıyla meslek ortamının düzenlenmesinden sorumludur. Mimarlık yarışmaları mesleğimizin önemli bir ayrıcalığıdır ve Odamız bu alandaki çok yönlü sorunların giderilmesi, yarışma kültürünün zedelenmemesi için büyük çaba göstermektedir. İzmir’de düzenlediğimiz Yarışmalar Sempozyumu’nda yapılan değerlendirmeler, sempozyumun ürettiği sonuçlar Odamızın ve hepimizin önünde bir görev olarak durmaktadır. TMMOB Mimarlar Odası

Yazan: Aslı Özbayoda merkezinin, hem de uia 2005 kongre alanını düzenlemek için açtığı yarışma sonucu gelişen olaylar serisi, hem oda, hem de yarışmalar düzeni açısından ibretlik bir "müsibet" oldu. o sırada uluslararası bir kongreye hazırlanmakta olunduğu için, bu meseleyi el birliğiyle unuttuk ve "yen içinde" bıraktık. halbuki yarışmanın başlangıcı çok umut vericiydi, seçilen proje çok provokatif ve iddialıydı, jüri seçiminin arkasında dimdik duruyordu, dönemin yönetimiyle çatışmayı göze almıştı vs. ama sonrasının, çiçeği burnunda mimar fatih erduman için ne büyük bir hayal kırıklığı olduğunu tahmin etmek zor değil. fatih'i, sadece iyi bir mimar olmanın ötesinde inançlı ve mücadeleci kişiliği nedeniyle kutluyorum. bu süreçte yanında kimler vardı bilmiyorum ama korkarım yapayalnız kaldı. gerçekten üzgünüm. bu dava sonucunu birçok açıdan okuyabiliriz: yarışmalar meselesiyle odamızın nasıl ilişkilendiği, yarışma vesilesiyle kendini göstermeyi başarmış genç bir yeteneğin bizzat meslek örgütü tarafından ne denli örselenebileceği, meslek örgütünde bu konunun hesabının hiç sorulamdığı bir düzenin sürüp gidebiliyor olması, odanın hukuk savaşçısı olarak resmedilmek istendiği bir ortamda ne denli şeffaflıktan uzak olabildiği ve böylesine vahim bir konuyla karşılaşan gencecik bir meslekdaşımızı nasıl kendi kaderine terkedebildiğimiz.... sonuç için, fatih için çok mutlu oldum. ama bu o'nun kişisel başarısı. genç mimarların hepsinden mangal yürekli birer kahraman olmalarını beklemeye kimsenin hakkı yok! hepimizin benzeri bir düzeltmeyi yapmak üzere fatih kadar inançlı ve ısrarlı bir çaba göstermemiz gerekiyor. çöplüğümüzü temizlememiz gerek.

Yazan: Murat ArtuTam O sırada, Yetkilerini cehalet ve adaletsizlik içinde kullanan oda yöneticilerinin sorumsuz olduklarına dair örneklerini yazarken, 1. Kongre vadisi yarışması... 2. SMG.............örneklenirken Haberiniz geldi. Çok sevindim !!! Mimarlık için Mimarlar grubu ( Seçimi kazanacak ya...!) Sn. Mimar Fatih Erduman'a yanında vereceği bir tebrik ve teşekkür belgesi ile tazminatını ödemelidir. Mimarlık adına verdiği mücadeleden övgü ile bahsedilmelidir. Daha sonra meslekdaşımıza ve odamıza verdiği zarardan ötürü, Sn. Ekinci'ye tazminat davası açılmalı ve manevi tazminatın eklendiği miktar kendisinden tahsil edilmelidir. Ben gazetecilerin hatalarını, edepsizliklerini ödemek için aidat ve komisyon ödemiyorum. Diyeceksinizki ama gazeteciliği yanında mimar. Değil........, (bence, mimarlık okulu mezunu.) Yoksa; Mimar adam yarışmalara, yarışmacılara bunu yaparmı ? Yapsa, mimarlar odası onu Onur Kuruluna vermezmi ?

Yazan: ayasofyaSonra da diyoruz ki neden yarışma açılmıyor, Oda neden yarışma açılmasına önayak olmuyor. Baksanıza ödülü vermemek için temyizlere gidilmiş, çabalar sarfedilmiş. Cevap hakkı doğdu yaşasın. Şimdi Oda Yönetimi hemen bize açıklama yapacak. Bizi bilgilendirlecek. Öyl olmadı aslında böyle oldu diyecek. Şu kararı aldık, o yüzden aidatlardan 40.000 YTL ve temyize gittiğimiz için şu kadar faizi ve cezayı verdik diyecekler. Bunun için yaklaşık şu kadar üyemizin aidatını faize ve mahkeme ve avukat masraflarına vedik diyecekler, aidatlarını vermeyenlere yaptığımız icra işlemleriyle bunu da hallettik diyecekler. Yaşasın cevap hakkı doğdu.

Yazan: luminaHamaset'in çöktüğünün resmidir :) Ama sırça köşkten görünmüyor anlaşılan bu resim...

Yazan: Zeynep GüneyErduman; yaklaşık altı ay önce lehine sonuçlanan davanın kararını ve Mimarlar Odası'nın bu süreç içerisindeki tutumunu şu sözlerle yorumluyor...

Haberin devamı için: Mimar(lar) Kazandı, Oda Kaybetti

Yazan: Gülin ŞenolFatih Erduman tazminat verilmemesi üzerine Mimarlar Odası'na dava açtı:

Kongre Vadisi Yarışmasında Son Durum

Yazan: Arkitera Forum14 Ocak 2004 günü Arkitera Forum'da UIA 2005 Istanbul Kongresi Vadi Tasarım Yarışması jüri üyelerinin imzaları ile yayınlanan metinde şahsımı hedef alan aşağıdaki paragraf bulunmaktadır.

"Bu arada, Kongre’nin ihale edildiği Konsorsiyum temsilcisinin de yarışma sonuçlarını eleştiren bir başka açıklaması da bir biçimde kamuoyuna yansıtılmıştır. Kongre Vadisi Tasarım Yarışması’nın yalnızca, stand ve gösteri alanları düzenlenmesi ve bunları Kongrenin “ticari sahibi” olan firma tarafından pazarlanmaya hazır halde teslim edilmesi gibi bir amacı olmadığını her halde aklı başında her kes algılayabilmiştir. Bu son açıklamadaki tümüyle ticari endişeden kaynaklanan ve mimarlık kültürü ile ilgisi bulunmayan eleştirlerin değerlendirilmesi bu yazımızın konusu dışındadır."

Bununla ilgili olarak:
1. Bendeniz Kongrenin ihale edildiği Konsorsiyum temsilcisi değil, Mimarlar Odası MYK tarafından atanan Kongre Organizasyon Komitesinin bir üyesiyim.

2. İşverenim Mimarlar Odasıdır, anılan ISEVV Konsorsiyumu değil.

3. Organizasyon Komitesi tarafından kongrenin organizasyon hizmetleri yüklenicisini belirlemek için açılan İhale Komitesinin başkanı olarak, işveren adına görev yaptım.

4. Halen Organizasyon Komitesinde "İdari ve Mali Yönetici" olarak görevimi sürdürüyorum. Bu görev gerek Kongrenin tüm organizasyon hizmetlerinin, gerek bütçesi ve diğer mali konuların koordinasyonu, sorumluluğu, denetlenmesi anlamına gelmektedir.

5. Açılmış olan Vadi Tasarım Yarışması için seçilen jürinin işvereni Kongre Organizasyon Komitesidir. Yarışma süresi boyunca ve ardından jüri ile topluca veya başkanı ve bazı üyeleri ile defalarca toplantılar, çalışmalar yapılmış, "brief"ler verilmiştir.
Şimdi hayret içinde görüyorum ki jüri, masanın karşısında oturan ve uzun süre kendileri ile dialog halinde olan bir kişinin kim olduğunun ve görevinin dahi farkında değildir.

6. Bu nedenle, " Kongre Vadisi Tasarım Yarışması’nın yalnızca, stand ve gösteri alanları düzenlenmesi ve bunları Kongrenin “ticari sahibi” olan firma tarafından pazarlanmaya hazır halde teslim edilmesi gibi bir amacı olmadığını her halde aklı başında her kes algılayabilmiştir." sözlerini edenlerin, bunu bir açıklama olarak yazıp imzalayanların akıllarının başlarında olup olmadığını belirleme kararını kamu oyuna bırakıyorum.

7. Daha önce, özel bir hizmet içi yazışma olmasına rağmen casusluk rolü üstlenip yazdığım bir metni Arkitera'ya ulaştıran kişi ve büyük bir sorumsuzluk örneği vererek, kişi haklarımı çiğneyerek, üstelik ismimi gizli tutarak beni itham altında bırakırcasına bu metni yayınlayan Arkitera hakkındaki tavrımı ve atabileceğim adımları şimdilik bir kenara bırakarak şunu belirtmek istiyorum:

Söz konusu ve jürinin çalışma tarzını eleştirdiğim metnin 2. maddesindeki ifadelerim şöyle:
"Juri, değerlendirmesinde Şartname kurallarına uymamıştır. Şartnamede “Etkinliklikler – Temel İşlevler” bölümünde sıralamalar yapıldıktan sonra,
“Bu etkinlikler için ayrılacak alanların sayısı, büyüklüğü, mekansal biçim ve kimlikleri koşullar göz önüne alınarak yarışmacı tarafından önerilecektir,” şeklinde hüküm yer almaktadır. Şimdi sormak istiyorum: Seçilen eser bu ihtiyacı karşılıyor mu? Mekan düzenlemesi, alanların sayısı, büyüklüğü, nerede? Sonuç olarak elde edilen bir Vadi yerleşim planı değil, olsa olsa bir “enstelasyon”dur. Ben Vadi Tasarımı peşinde olduğumuzu sanıyordum. Yarışmayı Organizasyon Komitesi işveren olarak bu amaçla açtı. Şu anda ise elimizde böyle bir sonuç yok."

Jürimizin son açıklamasından sonra boşuna nefes tükettiğimi nihayet anladım. İşverenlerinin bile kim olduğunu bilmeyen ve yarışmanın hangi amaçla açıldığını idrak edemeyen bir jürinin, kendi yarışmalarını şartnamesini ayrıntılarıyla bilmelerini beklemek saflıkmış meğerse.

8. UIA 2005 Istanbul Kongresinin Organizasyon Komitesi ve Bilim Komitesi tümüyle işlerinin başındadır, konularına hakimdir, her türlü koordinasyon en üst düzeyde yürütülmektedir. Kongre gerek tümüyle Türkiye'ye, gerek Türk mimarlarına yaraşan bir nitelikte gerçekleştirilecektir. Bundan herkes emin olsun.

Benim gibi, jürinin ifadesiyle "...mimarlık kültürü ile ilgisi bulunmayan..." bir görevlinin (Dev bir uluslararası organizasyonun hangi mesleklerden görevlilere ihtiyaç duyacağını bilen bilir,) en şaşırdığı konu, Türkiye'deki mimarlar camiası mensupları arasında sadece olumsuz eleştiri yapmayı bilen, kendi meslek grubunun çabalarına destek vermek yerine engel yaratmakta hüner sahibi olan, çok gereksiz, yersiz ve zamansız bir tartışmayı sürdürüp kendi camiasının yararlanmasına yol açan kişilerin varlığı ve bazı kimselerin de bunları ciddiye almasıdır.

Saygılarımla,
Şefik Onat
UIA 2005 Kongresi
Organizasyon Komitesi Üyesi,
İdari ve Mali Yönetici

Yazan: Murat ArtuTemmuz 2005 tarihinde İstanbul' da düzenlenecek olan UIA Kongresi ile ilgili açılmış bulunan Kongre Vadisi yarışmasının ödüllerinin yarışmacılara ödenmediğini ve dahası Mimarlar Odası Başkanı Sn. Oktay Ekinci’nin kendisini jürinin üstünde gören bir anlayışla, birinciliği kazanmış proje üzerine karalamalar içeren yorumlar getirdiğini esefle okumuş bulunuyorum.

Mimari proje yarışmaları, Mimarlar Odası’nın nice çalışanının emekleri ile 50 senelik bir mücadele sonucu içinde bulunduğunuz modele anca getirilmiştir. Yapılan bu davranış Mimarlar Odasının 50 yıllık emeğini, geleneğini ve yarışma düzenini çöpe atmaktır.

Sn. Ekinci tabidir ki bir gazeteci olarak herhangi bir yarışma sonucu üzerine herhangi bir beyan da bulunmakta (Mimarlar Odası’ndan cevabını almak kaydıyla ) serbesttir. Ancak, atlanılan nokta Sn. Ekinci' nin bir gazeteci olmakla birlikte Mimarlar Odası Başkanı sıfatını da taşıdığıdır. Mimarlar Odası Başkanı mimar olsun veya olmasın kendi açmış olduğu, jürisini kendisinin oluşturduğu bir yarışmanın sonuçları ile ilgili bu tür yorumlara giremez. Girenleri hukuka davet eder.

Böyle bir olayı ilk defa gördüm.

Aynı davranış biçimlerinin Nevşehir' de yapılan SMM yönetmeliği ile ilgili Olağanüstü Genel Kurulda da esefle izlemiş idik. Bir tek tüzük maddesinin Genel Kurulca değişiklik yapılarak kabul edilmesi söz konusu olduğunda Sn. Ekinci; "Öyleyse, Genel Kurulu iptal ediyorum" buyurdular. Mimarlar odasınca 150.000.000.000 TL ödenerek yapılan genel kurul iptal ediliyordu. Delegeler kabul etti....... ???

Böyle bir olayı da ilk defa gördüm.

Bütün bunlardan sonra ortaya çıkan SMM yönetmeliği ise hukuka aykırı maddelerle dolu olarak çıktı ve maalesef sonuçları Mimarlar Odası’na büyük zararlar verecektir.

Mimarlık mesleğini uygulayan insanlar olarak, Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulunun kendisini ;

a) Jürinin
b) Genel Kurulun
c) Hukukun

üzerinde görmesinin olumsuz sonuçlarını; Eğer bu eylemleri yapanlar yaşayacak olsaydı, bu yazıyı kaleme almama gerek kalmazdı. Onları kendileri ile başbaşa bırakırdım.

Mimarlardan bir tek ricam var. Kendilerine iki dakika ayırıp, nasıl bir yönetimce
temsil edildiklerini düşünmeleri.

Dünya Tarihi, bu tip yönetim anlayışları ve bunların hazin sonuçları ile dolu.

Zararı hep başkaları çekti.........


Saygılarımla,
Murat Artu
Türk Serbest Mimarlar Derneği
Başkanı

Yazan: Omer YilmazBir saat kadar önce Fatih ERDUMAN tarafından Arkitera ve Mimarlar Odası şubelerine dağıtılan metin aşağıda.

KONGRE VADİSİ MİMARİ TASARIM YARIŞMASI ARDINDAN…
30 Aralık 2004

Kongre Vadisi Mimari Tasarım Yarışması’nda 1. ödülü alan projenin müellifi olarak yarışma sonrası yaşanan süreç ile ilgili deneyimlerimi mimarlık kamuoyuyla paylaşmak gerektiği kanısındayım. Bu paylaşımı, kuruluşunun 50. yılında “mimarlığa saygı yürüyüşleri” düzenleyen Mimarlar Odası’nın, bizzat baş aktör olduğu bir süreçte, temel amaçlarının ve toplumsal taleplerininin tersine attığı adımları göstermesi açısından önemli buluyorum.
Yarışma Şartnamesinde de belirtildiği gibi yarışmanın sonuçlanmasından sonra atılması gereken ilk adım Mimarlar Odası’nın projeyi uygulayıp uygulamama konusundaki kararını vermesidir. Aradan 4 ay geçmiş olmasına rağmen Mimarlar Odası halen yazılı olarak bana bu konudaki kararını bildirmedi. Kongre Organizasyon Komitesi üyeleri ile bugüne kadar yapmış olduğum toplantılarda gösterilen yaklaşım ise projenin uygulanacağı yönündeydi. Büyükşehir Belediyesi ile yapılacak bir protokole bağlı olarak, uygulama projeleri ve mesleki kontrollük hizmetleri için belediyenin benimle bir sözleşme yapmasını sağlayacaklarını belirttiler. Fakat aradan geçen uzun zamana rağmen gerek Mimarlar Odası ve gerekse de Organizasyon Komitesi halen bu konuda somut bir gelişme sağlayamadı. Halbuki bu sürecin çok daha önceden, hatta yarışma sonuçlanmadan önce planlanmış ve sonuçlandırılmış olması gerekiyordu. Hal böyle olunca, sözleşme görüşmelerinde bulunmak ve bir çalışma programı oluşturmak üzere karşımda muhatap olarak değerlendirilebilecek bir işveren hiçbir zaman olmadı. Dolayısıyla, yaklaşık iki ay önce hazırlayıp Mimarlar Odası ve Organizasyon Komitesi’ne göndermiş olduğum sözleşme taslağı, uygulamaya yönelik öneriler ve teklif raporu ile ilgili olarak da bugüne kadar herhangi bir cevap alabilmiş değilim.
Ancak, Sn. Oktay Ekinci’nin Oda Birimlerine gönderdiği UIA 2005 hazırlıkları ile ilgili, 14 Aralık tarihli Genel Bilgilendirme Raporunun, Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından tartışılmak üzere üyelere gönderilmesi sonucu ben de son gelişmelerden haberdar oldum. Elime geçen bu metinde gerek Kongre Vadisi Proje Yarışmasına, gerek yarışma sonucunda seçilen projeye yönelik olumsuz değerlendirmelere rastlamak benim açımdan şaşırtıcı oldu. Zira Sn. Ekinci’nin metninde neredeyse bütün yarışma süreci, Kongre hazırlıkları kapsamında elde edildiği belirtilen olumlu gelişmelerin kazanımlara dönüşmesi önündeki engeller arasında gösteriliyordu. Mimarlar Odası başkanının bir mimari proje yarışmasına ve üstelik başkanı olduğu kurumun düzenlemiş olduğu proje yarışmasına karşı göstermiş olduğu tutumun ve müellife olan yaklaşımının oda örgütünce ve mimarlık kamuoyunca tartışılması gerektiğine inanıyorum.
Sn. Ekinci’nin Kongre organizasyon sürecinde yaşanılan düzensizliği ve eşgüdüm eksikliğini adeta belgeleyen metninde, sadece kişisel –ve oldukça tartışmalı- mülahazalarından yola çıkarak projeyi tartışmaya açmasını, organizasyonun içinde bulunduğu kaotik durumda bir zemin değiştirme çabası olarak görüyorum. Metinde geçen ve tırnak içine alındığı halde hangi kaynaktan alıntılandığı belli olmayan: “vadide gerçekleşecek sergiler ve sunumlar için tasarlanması gereken açık alan düzenlemesi (yerleşim planı) paftası”nın birinci ödül alan proje tarafından teslim edilmediği yönündeki ibare, bu zemin değiştirme gayretlerinin en açık örneği gibi görünüyor. Her koşulda, hem birinci ödül alan projenin hem de yarışma sürecinin meşruluk zeminini bulandırmayı hedefleyen bu ibarenin Yarışma Şartnamesinden alınmadığı kesindir. Söz konusu alıntının neye dayandırıldığı belli olmasa da, Sn. Oktay Ekinci’nin bu konuda yararlandığı kaynağın, şartnameyi ve bu yarışmanın niteliğini değerlendiremeyecek bir kaynak olduğu açıktır.
Bir an için bu savın doğru olduğunu kabullensek bile, yarışman sonuçlarının açıklanmasından bugüne kadar geçen 4 ay süreye rağmen Sn. Ekinci’nin niçin hala yarışma paftalarına takılıp kaldığı elbette zihinlerde soru işareti yaratmış olmalı. Proje müellifiyle profesyonelce bir işveren ilişkisi kurmaktan ısrarla kaçınan Mimarlar Odasının, uygulama projelerinin hazırlanma sürecini başlatamadığını açık olarak beyan etmesi faydalı olacaktır. Organizasyon Komitesi’nin bazı üyelerinin sözleşme yapmaksızın ısrarla benden talep etmiş olduğu açık alan düzenlemelerini gösterecek bir “leke çalışması” var ki, bu 1/1000 ölçekli “leke çalışması” ile fuar ve stand alanlarının tüm dünyaya tanıtılmasını ve pazarlanmasını bekliyorlardı. Ben bu noktada yarışmada elde ettikleri öneriyle pazarlayabilecekleri bir vizyonun zaten oluştuğunu hatırlattım. Dahası, belirlenmiş olan vizyon doğrultusunda çeşitli mekansal taleplere zemin oluşturacak bir düzenlemenin böylesi bir leke çalışması ile oluşturulamayacağını, projenin selameti açısından belli aşamaların takip edildiği profesyonel bir sürecin işlemesi gerektiğini belirttim. Mimarlık hizmetinin profesyonelce sürdürülmesi sadece karşılığında bir bedel alınmasını değil, aynı zamanda işveren tarafında kimlerin neye yetkili olduğunun belirlenmesini, karşılıklı sorumlulukların tarif edilmesini, danışmanların atanmasını, proje kontrol ve onay mekanizmalarının belirlenmiş olmasını, ama herşeyden önce de, işverenin ne istediğini biliyor olmasını gerektirir.
Sn. Oktay Ekinci’nin değerlendirme metninden de anladığımız üzere, artık hepimiz şunu açık olarak biliyoruz ki Kongre Vadisi’nin ne yarışması için, ne yarışma sonrası seçilecek projenin uygulama, mesleki kontrollük ve danışmanlık hizmetleri için, ne de projenin gerçekleşmesi için şimdiye kadar herhangi bir bütçe ayrılmıştı. Ancak giderleri karşılayacak bir bütçe olmadığı halde, Kongre Vadisi’ndeki açık alan etkinliklerinden elde edilecek gelirin kime ait olduğu meğer ki hep belliymiş! Sn. Ekinci, ISEVV’in pazaryeri etkinlikleri çerçevesinde ortaya çıkan giderleri yapılan sözleşmeye dayanarak karşılamadığını belirtiyor; fakat aynı yazının birkaç paragraf ilerisinde de bu yerlerin pazarlanmasından sağlanacak gelirin ISEVV’e ait olacağını ifade ediyor. Oldukça çelişkili bir durum; hele hele etkilikler kapsamında ortaya çıkan giderlerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi bir kamu kurumu tarafından karşılanması talep edilirken... Kongre organizasyonu ile ilgili kamuoyuna acil olarak yapılması gereken en önemli bilgilendirme ve paylaşım, herhalde ISEVV ile yapılan sözleşmenin içeriği ve Kongre bütçesinin tüm ayrıntıları (güncel olarak Kongre ertesine kadar) olmalıdır.
Bu kısa bilgilendirme yazısında, yarışma sonrasındaki süreçte müellif olarak çeşitli platformlarda karşılaştığım tavırların ayrıntılarına girerek zihinleri bulandırmaktansa içinde bulunulan durumun temel çerçevesini sizlerle paylaşmayı doğru buldum. UIA 2005 arefesinde daha yapacağımız çok şey var. Mimarın sözleşme hakkından ve mesleki saygınlığımızdan asla taviz vermeden uygulama sürecine geçmeye hep hazır beklediğimi ve bundan sonra da hazır olduğumu mimarlık kamuoyu önünde açıkça beyan ediyorum. Dünya Mimarlık Kongresi’ni düzenlemeye hazır olmak, otel rezervasyonları ile kongre mekanlarına dair hazırlıkları çok önceden tamamlamış olmayı değil, mimarlık kültürünü tüm açılımları ve etik değerleri ile birlikte samimiyetle içine sindirebilmiş olmayı gerektirir.
Fatih ERDUMAN
Y.Mimar

Bütün yorumları forumda okuyun!
Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Bu haberde etiket bulunmamaktadır.
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.