Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) 19 Ağustos'ta ihaleyle satmaya hazırlandığı Ataköy sahilindeki arazide, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescil edilmiş birinci grup tarihi eserler olduğu ortaya çıktı.
Ataköylülerin gece gündüz eylem yaparak satılmasını engellemeye çalıştıkları arazide inceleme yapan İstanbul 7 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, 22 Nisan 2009 tarih ve 6430 yevmiye numaralı kararında, arazide bulunan İskender Çelebi ihata duvarı, baruthane binaları, kule ve tarihi çeşmeyi birinci grup tarihi eser olarak tescil etti.
Koruma Kurulu, tarihi eserleri arazinin tapu kaydına işleterek, şerh koydurdu. Kurul'un koydurduğu tapu şerhinde, tarihi eserlerin bulunduğu parsel ile bu parsele komşu parsellerde, kurul görüşü alınmadan çivi bile çakılamayacağı vurgulandı. Kurulun tapuya düştüğü şerh şöyle:
İşlem yapılamaz
"İstanbul 7 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 20/04/2009 tarih, 135 sayılı yazısına ekli karar gereğince bu parsel (564 ada 158, 161, 162 parseller) ve bu parsellere komşu parsellerle ilgili olarak kurul görüşü alınmadan hiçbir işlem yapılamayacağı bildirildi."
Karara rağmen satış!
Kurul kararına rağmen TOKİ yaptığı satış duyurusunda, söz konusu araziye, yüksekliği 72 metreyi geçmeyen binalar inşa edilebileceğini açıkladı.
Açıklamada ayrıca, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden görüş alınarak bu yüksekliğin artırılabileceği ifade edildi, TOKİ'ye göre turizm ve rekreasyon imarı olan araziye; otel, apart otel, gazino, lokanta, yat kulübü, alışveriş tesisleri, akaryakıt istasyonu, gösteri-spor-eğlence tesisleri, sağlık kulübü, marina, kanal, gölet, havuz ve benzeri su yüzeyleri yapılabilecek.
TOKİ, Ataköy sahilinde üç parsel halinde toplam 94 bin metrekarelik araziyi 517 milyon 540 bin lira muhammen bedel üzerinden satışa çıkardı. Arazileri satın alan firma isterse yüzde 20'sini peşin olarak ödeyip, kalanını 36 ay vadeye bağlayabilecek. TOKİ, üç parsel toplamına en yüksek teklif veren ve peşin ödemeyi kabul eden firmayı tercih edeceğini açıkladı. TOKİ, satışa çıkardığı üç parselin yanındaki 59 bin 799 metrekarelik parseli de yıllık 6 milyon lira kira artı yüzde 18 KDV'yle 49 yıllığına kiralayacağını ilan etti.
TOKİ 49 yıllık kira bedelini peşin olarak veren firmaya da yüzde 25 indirim yapacağını duyurdu. TOKİ, Ataköy'de Galleria alışveriş merkezinin yanındaki araziyi 16 yıl süren dava sonucunda 2008 yılında devralmıştı. Araziyi Emlak Bankası'ndan yap-işlet-devret modeliyle alan Yafes Öztürk ve mirasçıları davayı kaybedince, arazi üzerindeki motel binaları yıkılmıştı.
Kurulu bekleyen projeler
Koruma kurullarının tapuya düştüğü şerhler, o arazi üzerindeki yapılaşmanın önüne en büyük engel olarak çıkıyor. Zorlu Gayrimenkul'ün, Özelleştirme İdaresi'nden 800 milyon dolara satın aldığı Karayolları arazisinde yapmayı düşündüğü proje, Kurul onayına sunulmuş olmasına rağmen hâlâ gerçekleştirilemedi.
Aynı şekilde Rönesans İnşaat da Zeytinburnu'nda denizi doldurarak inşa edeceği kruvaziyer gemi limanı projesini Koruma Kurulu'nun uyarılarıyla yeniden tasarladı. Her iki proje de kurul onay süreçleri ve imar planlarının iptali istemiyle açılan davalar nedeniyle üç yıldır bekliyor.
Tarihi 16. yüzyıla dayanıyor
Tarihi belgelere göre; Baruthâne-i Âmire adıyla anılan Bakırköy Baruthanesi, Şehremini Baruthânesi'nin yanması üzerine şehrin dışında yeni bir tesis kurulması düşüncesinden doğmuş. Baruthanenin önce Kağıthane deresinin kıyısına yapılması planlanmış ancak burasının o dönemde bir mesire yeri olduğu düşünülerek, Bakırköy'deki (Makri kariyesi) İskender Çelebi bahçesinin daha uygun olduğuna karar verilmiş. Baruthane'de 1724 yılında bir yangın çıkmış, hızla tamir ettirilerek 1727'de tekrar faaliyete geçirilmiş. III. Selim devrinde Baruthane Nazırlığı kurularak bütün baruthaneler Bakırköy Baruthanesi'ne bağlanmış ve 1794 yılında eski Başdefterdar Mehmed Şerif Paşa nazır olarak görevlendirilmiş.
Mimarlar Odası
Ağaçlar da tescilli
Mimarlar Odası Bakırköy Şube Başkanı Esin Hacıalioğlu, parsellerin satışına olanak sağlayan kararın iptali için Bakırköy Belediyesi tarafından başlatılan hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, "İlgili parsellerde Bizans ve Osmanlı dönemine ait kalıntılar olduğu bilinmekte ve arkeolojik sit olması yönünde Anıtlar Kurulu'na müracaatımız bulunmaktadır. Ayrıca parseller üzerinde Anıtlar Kurulu'nca tescillenmiş çok sayıda ağaç mevcuttur" diye konuştu. Ataköy 1.Kısım Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayfer Kaynar ise, "Hem modern yapısıyla hem tarihi yapısıyla İstanbul'un gözbebeği olan Ataköy sahili, turizm ve ticaret alanına dönüştürülmeye çalışılıyor" dedi.
Yazan: psyhkeBu arada ben TOKİ ve Projeleri konusundaki mesaja cevap olarak yazmıştım ancak ayrı bir konu açılmış her nasıl olduysa. :) Not: Gerektiği takdirde konu silinebilir.
Yazan: psyhkeÜzerinden biraz zaman geçmiş ancak İzmit'te bahsi geçen 3 yeni üstgeçidin yapımı bitti. Birkaç aydır da kulanımda. En kısa zamanda fotoğraflarını çekip eklemeye çalışacağım. Köprülerin konumlarını neye göre tayin ettiklerini bilmiyorum ancak; olmamış bence. Hele ortadaki büyük köprü (Mimar Sinan Köprüsü olarak geçiyor adı) Mimar Sinan'ın eseri olan Yeni Cuma Camii'ni ezip geçmiş. Sanırım bunun özrü olarak koymuşlar bu ismi!.. Köprüler duraklarla alakasız yerlerle ilişkilendirilmiş, köprüden geçerken (Kocaeli Fuarı'nın önündeki) 20 dakikada bir geçen otobüsünüz geçip gidiyor ve yakalamanız imkansız gibi. Önce uzun bir yürüyüşle merdivene ulaşacaksın, oradan merdivenleri koşarak inmeye çalışacaksın, en sonunda da otobüs durağına koşmak zorundasın çünkü indiğin yerden durağa kadar demirlerle yolu ayırmışlar. Halkevi'ndeki durakta da tel örgü var ancak vatandaş kestirmeden teli kesmiş aradan geçip gidiyor. :) (Konumuzla biraz alakasız oldu ama yeri gelmişken söylemek istedim.)
Yazan: Emine MerdimErdoğan Bayraktar'dan itiraflar: Bugüne kadar 30 milyar lira tutarında 3 bin 500 ihale yaptıklarını belirten TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, 'Ama yanlış yapmıyor muyuz? Çok yanlış da yapıyoruz. Bilimsel kriterler, şehircilik kriterleri manasında, mimari tarzda çok yanlışlarımız, eksiklerimiz var' diye konuştu. Haberin devamı: TOKİ Başkanı: 400 bin konuta ulaştık ama mimari yanlışlıklarımız da oldu
Yazan: mina_lavinCem Yılmaz'ın sözü çok manidar gerçekten. Diyor ya " İnsan yiyecek bunu " diye. Burada insan oturacak ama nasıl? Ev aldım diye tvlerde dan dan verilen ağlayan insan portreleri Toki'nin muhteşem başarısı diye halka pompalanırken halk ne yapsın? Kiralar uçmuş, kredi borcu, kredi kartı extreleri vs.. Bunlarla boğuşurken borçlanalım ama iki oda bir salon evimize derken. Kime neyi,nasıl anlatacaksınız?
Yazan: ninlilToki işlerinden sadece Mimarlar şikayetçi değil, İnşaat Mühendisleri Odası da Valiliğe resmen şikayetçi olmuş... Toki yapıları gerçekten; ne mimari kurallara ne inşaat yapma kurallarına ne de şehircilik kurallarına uygun oluyor. Kurallara uymadan yapılanların sonuçları 1999 yılında görüldü. Aynı hatalar tekrarlanmasa keşke! Bir de insanların ev sahibi olma istekleri sömürülüyor! Üstelik. İnşaat Mühendisleri Odası Yönetimi, TOKİ’nin Bursa genelinde inşa ettiği binlerce konutta çok sulu ve kalitesiz beton kullanıldığı, beton numunelerinin yalnızca üretici firmalar tarafından alındığı ve laboratuar incelemesinin sağlıklı yapılamadığı ve en önemlisi, kamu adına denetim mekanizmasının çalıştırılamadığı iddiasıyla, Bursa Valiliği’ne resmi bir yazıyla başvurdu. Endişelerin, deprem ve diğer doğal afetlerle pekiştirildiği şikayet dilekçesi, Bursa Valiliği tarafından işleme konularak Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü’ne havale edildi. Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü de Vali Şahabettin Harput’un bilgisi dahilinde, B.09.04 İLM.4.16.00.12/ 4132 sayılı ve 23 Eylül 2008 tarihli bir yazıyla durumu, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’ne bildirdi. ANAYASA’YI ÇİĞNİYORLAR Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın şikayet başvurusunun ardından nasıl bir adım atacağı merakla beklenirken, İMO Bursa Şube Başkanı Necati Şahin, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi’ni Anayasa’ya aykırı faaliyette bulunmakla suçladı. TOKİ’nin 3194 Sayılı İmar Kanunu’nu, Büyükşehir ve Belediyeler Kanunu ve Yapı Denetim Kanunu başta olmak üzere birçok yasayı çiğneyerek suç işlediğini savunan Necati Şahin, “Her şeyden önemlisi ise TOKİ yönetimi, kendisini yerel yönetim iradesinin üstünde tutuyor. Ne plan tanıyor, ne hukuk. Orantısız ve kontrolsüz güç kullanıyor. Bursa’da olduğu gibi şehirlerin anayasasını çiğniyor” dedi. TOKİ yüzünden inşaat sektörünün büyük bir yara aldığını ve günümüz ekonomi politikalarına aykırı olarak sektörün devletleştirildiğini ileri süren Şahin, şunları kaydetti:“Bu tablo bize eski demir perde ülkelerini anımsatıyor. Üstelik belediyeleri de yapsatçı müteahhit haline getirdiler. Memleketin deresine tepesine yamacına nereye istiyorlarsa konut yapıyorlar ve bunu belediyelere sattırıyorlar. Kooperatifçiliği bitirdiler. Şehirlerin planları, doğası hiç umurlarında bile değil. Üstelik ucuz konut da imal etmiyorlar. TOKİ’ye sunulan imkanlar özel sektöre tanınsın konut fiyatları daha da düşer.” SORUMLU MÜHENDİS YOK TOKİ’nin konut üretiminde, asli görevinden uzaklaşarak ağırlıklı olarak lüks daire imalatı yaptığını iddia eden Necati Şahin, “Bizi endişelendiren en önemli konu ise, TOKİ konutlarının denetimden uzak kalması. Ne kullanılan betonun ne de demirin istenilen kalitede olduğuna inanmıyoruz. Çünkü bu konutları kamu adına denetleyen bir mühendis yok. Ortada adresi belli bir teknik sorumlu yok. Bu milletin gözünü boyuyorlar ve maalesef insanımıza sürü muamelesi yapıyorlar. TOKİ konut değil, mezar satıyor, vatandaş tedbirini alsın, hakkını arasın” şeklinde konuştu. Haberin Kaynağı: meydangazetesi Konu ile ilgili Eski İnşaat Mühendisleri Odası Başkanının Yazısı [FONT=Times New Roman][/FONT]
Yazan: luminaİTÜ'de Hüseyin Kahvecioğlu'nun verdiği bir ders kapsamında davet edildiğimde yaptığım bir sunum vardı. O sunumda kullandığım bazı resimler, madalyonun arka yüzüne ait fikir veriyor. Resimler çok net değiller, kendi çektiğim kareler de değiller; daha iyilerini arcem<007'den bekliyoruz.
Yazan: arcem<007Bu tepe hakkında Sayın Lumina ile görüşmüştük. Onun odasından da bu manzara görülebiliyordu. Kocaeli'ye sadece Üniversite'ye ablama ya da ona gittiğim zaman bir de Mimarlar Odası'na uğradığımdan açıkçası hiç diğer tarafa hiç gitmedim. Madalyonun diğer yüzüne bakamadım. Eğer fotoğraflayan olursa önemli bir belgeleme unsuru olduğundan göndermelerini rica edeceğim. Teşekkürler. Bende zaten o odadan çektim:) Elimize makinalarımızı alıp İzmiti fotoğraflamaya çalışacağız yakın zamanda.Eğer bizden önce birileri paylaşmamış olursa,biz ekleriz mutlaka.Hele ki şu anda başlıyan üst geçit projelerini görseniz durumun bundan daha vahim olduğunu farkedersiniz.Ne yazık ki İzmit şu an geri dönüşü olmayan bir tecavüz hali içerisinde. Yalnız her ne kadar dert yansak da bu durumda üniversitenin de payı var.Belediyeyle daha iyi ilişkiler kurabilmek mesela!Üretilen projeleri onlarla paylaşmak mesela!Rant yaratabilen nitelikli bir projeye kolay kolay kimse hayır diyemez bence. Ama bizim tavrımız nedense hep "aman canım biz belediyeye gitsek sanki bizi dinlerler mi,kendi bildiklerini okurlar" hayıflanması üzerine!Elbette belediyenin üniversiteden talep etmesidir doğru olan,ancak madem onlar gelmiyo biz neden gitmiyoruz?Böyle böyle projelerimiz var bu kentin 3 tarafı su,dünyada böyle coğrafyaya sahip sayılı kent var,gelin beraber bu kenti kurtaralım demiyoruz?Neden sadece kentin içine ediyorlar diye kendi kendimize dedikodu yapıyoruz? Eğer onlarla konuşur ve dikkate alınmazsak,işte ozaman hayıflanma,isyan etme hakkımız olabilir diye düşünüyorum. Önemli bir tespitte bulunmak istiyorum.Bildiğim ve duyduğum kadarıyla son dönem belediyeleri içinde en borçlu belediye Kocaeli Büyükşehir Belediyesiymiş.Takip ettiğim kadarıyla da ortada inanılmaz bir çalışma var.Gerçekten inanılmaz paralar dökülüyor ve Belediye gerçekten çok çalışıyor.Buna rağmen yer yüzünde bu kadar para harcayıp bir kenti böylesine harap edebilecek bir başka güç var mıdır bilemiyorum.Burada sorun "yapma biçiminde".En basit örneği ise daha öncede bahsettiğim gibi; -8 şeritli yol yaptık. (ee karşıya geçemiyoruz kardeşim?) -120 METRE uzunluğunda üst geçit yaptık (ee adı üstünde geçit,kısa olsa da karşıya daha çabuk geçsek?) -14 km uzunluğunda yürüyüş yolu yaptık ( ee az daha uzatta İstanbula yürüyerek gidelim bari!) Yani zihniyet büyüklükler üzerinden çalışıyor.Çünkü seçmeninden,bir işi ne kadar büyük ne kadar çok yaptıysa o kadar çok oy alacağını zannediyor.Ne yazık ki seçmende yıllardır bunu böyle anladığı için,nitelik değil nicelikle kandırıldığı için alışmış. Ben yinede bunun sorumlusunun bizler olduğunu düşünüyorum.Yıllardır ürettiğimiz bahanelerin aksine; Kötü müşteri yoktur kötü Mimar vardır demek istiyorum.
Yazan: architect9Şehir katliamı denebilecek bir manzara...Şehir silueti mustarip.
Yazan: ayasofyaBu tepe hakkında Sayın Lumina ile görüşmüştük. Onun odasından da bu manzara görülebiliyordu. Kocaeli'ye sadece Üniversite'ye ablama ya da ona gittiğim zaman bir de Mimarlar Odası'na uğradığımdan açıkçası hiç diğer tarafa hiç gitmedim. Madalyonun diğer yüzüne bakamadım. Eğer fotoğraflayan olursa önemli bir belgeleme unsuru olduğundan göndermelerini rica edeceğim. Teşekkürler.
Yazan: luminaBu, tepenin görünen yüzü; bir de öteki yüzü var ki...
Bütün yorumları forumda okuyun!








