EPOS

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
Emek Sinemasi

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Muammer Onat: "Öğrenci Öğretmenin Öğretmenidir!"

Tarih: 14 Nisan 2009 Yazan: Zeynep Güney


Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Bina Bilgisi Bilim Dalı yeni bir toplantı dizisi düzenliyor. İlki 10 Nisan 2009 Cuma günü MSGSÜ Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu'nda düzenlenen "Mimarlık Eğitimine Yön Verenler" başlıklı toplantının konusu Prof. Muammer Onat'tı.

"Muammer Onat, Kayıtlar" başlıklı, Nuray Saatçioğlu Uygur ve Alper Uygur tarafından 2005 yılında hazırlanan belgeselden kısa bir bölümle başlayan program, MSGSÜ Rektörü Prof. Rahmi Aksungur ve Prof. Mete Ünal'ın açılış konuşmalarıyla devam etti. Muammer Onat'ın henüz Heykel Bölümü'nde öğrenciyken heykelini satın alan ilk kişi olduğunu anlatan Rahmi Aksungur'un ardından söz alan Mete Ünal'ın konuşmasında ise duygulu anlar yaşandı. Muammer Onat'ı, bir insan, eğitmen ve mimar olarak üç ayrı özelliğiyle ele alıp, büyük bir özveri ile yaptırdığı projelerde, öğrencilerin özgüvenlerinin sağlanmasında büyük çaba gösterdiğini ve günün değişen koşulları içinde toplumsal sorunların çözümünde de öneriler geliştirdiğini anlattı. Ünal, yaşamının üçte ikisini beraber geçirdiği Onat'ın İstanbul'da inşa edilmiş projelerinden örnekler gösterdi ve bu yapıların bugünkü tahrip edilmiş ya da müdahaleye uğramış hallerini eski ve yeni fotoğraflarla gözler önüne serdi. Bu projelerden bazıları şunlar:

- Nejdet Ataman Apartmanı, Bakırköy, Yeni Mahalle
- Akmerkez'in karşısındaki toplu konut projesi, Etiler
- Beşiktaş'ta büro binası
- Araştırma Merkezi, Nur-u Ziya Sokak, Beyoğlu
- Bekoteknik TV - Radyo Fabrikası, Haramidere
- Frej Apartmanı
- Değirmendere Belediyesi Güzel Sanatlar Parkı
- Taksim Eczanesi

Açılış konuşmalarından sonra F. Gülşen Gülmez tarafından yönetilen oturumda Ufuk Doğrusöz, Adnan Kazmaoğlu, Yavuz Koşaner, Aykut Köksal ve Hüseyin Yanar konuşmacı olarak yer aldılar. Bu konuşmacıların hepsinin ortak yanı ise Muammer Onat'ın öğrencileri olmalarıydı.

"Muammer Hoca, iyi bir eğitmen olacağına inandığı araştırma görevlisinin elinden tutar ve onu öğrencilerin önüne atardı. Her zaman öğrencilerden öğrenilecek çok şey olduğunu söylerdi. Öğrencinin karşısına oturduğum zaman hocamın sözlerinin ne anlama geldiğini anladım. Öğrenmenin yeri ve zamanı yoktur, sonradan bilgi sahibi olunabilir, ancak bilgiye giden yol meraktan geçer. Peki merak nasıl oluşur? Tek bir yol var; ‘meslek sevgisi'. Hocanın öğretisi de işte bu kavram üzerine kuruludur," diyen Gülşen Gülmez ilk sözü Adnan Kazmaoğlu'na verdi.

Kazmaoğlu, 68 kuşağından Akademi öğrencileri olarak varoluştan diyalektik materyalizme geçen bir çizginin tam ortasında yer almalarının da etkisiyle, Akademi'nin eğitim sistemini eleştirerek bir boykot düzenlediklerini söyledi. Bu boykot sonrasında Muammer Onat'ın da katkılarıyla eğitim yönetmeliğinin değiştiğini ve bu sayede özgür bir ortam sağlanarak öğrencilerin eğitimde söz hakkı kazandıklarını anlattı. Muammer Onat'ın bir problemi ortaya koyduktan sonra düşüncelerini aktardığını, fakat her zaman çözümü öğrenciye bıraktığını belirten Adnan Kazmaoğlu Muammer Onat'ın eğitim anlayışıyla ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: "Hoca hepimizi heyecanlandırır, fena halde havaya sokar, adeta dünya mimarlığına yön veriyoruz zannettirirdi. Karşısında kendimizi öğrenci değil de bir mimar gibi hissettiğinizde zaten ‘zoka'yı yutmuş olurdunuz..."

1980 yılında girdiği Anadolu Üniversitesi'nde Mimarlık Bölümü kuruluş çalışmalarını yürüten ve bu kurumda 20 yıl hizmet veren Yavuz Koşaner, Muammer Onat'ın bölümün kuruluş sürecinde gösterdiği katkıları ve ortak çalışmalarını anlattı. O dönemde Akademi'yi ziyaret ederek, öğretim görevlilerini Anadolu Üniversitesi'nde ders vermek üzere davet ettiklerini söyleyen Koşaner, sadece Muammer Onat'ın bu davete olmulu yanıt verdiğini anlattı. Ayrıca üniversitenin bir fakülte binasının tasarımında beraber çalışarak, tasarım prensiplerini ve yaklaşımını görme fırsatı yakaladığına değindi. "Hoca, projeye yaklaşma yöntemi ve atölye çalışma düzenini sıkı şekilde öğrencilere empoze ederken, o sevimli öğrenci-öğretim elemanı ilişki biçimini de yerleştiriyordu," diyerek Onat'ın eğitimine duyduğu hayranlığı dile getiren Koşaner, şunları ekledi: "Bizler de hoca olduk ama o hep bizim hocamız olarak kaldı. Bu nedenle biz ona ‘Hocaların Hocası' derdik. Muammer Onat'ın her hafta mektup yazarak düşüncelerini ifade etmeyi denemelerini istediği öğrencileri de, mektuplarında ona hep bu şekilde hitap ederlerdi."


Fotoğraf: Arkitera Mimarlık Merkezi

Yavuz Koşaner'den sonra söz alan Hüseyin Yanar "Herkesin bir Muammer Hocası vardır, ben benimkini anlatacağım," diyerek sözlerine başladı. Konuşmasında Muammer Onat'ın mimariyi yaşamının tam eksenine oturttuğunu ve öğrenci merkezli bir eğitim anlayışını sürdürdüğünü vurgulayan Yanar, "Bize öğrencinin altında paspas olacaksınız, sizi geçecek derdi" diyerek konuşmasını sürdürdü. Hocanın yıllar yılı mimarlığı hem yaptığını hem de öğrencisine bütün incelikleri ile öğrettiğini ama öncelikle mimariye gönül vermeyi ve onu sevmeyi öğrettiğini belirtti. 80'ler döneminde yaşanan zorluklar ve değişimler nedeniyle yeni bir dönem başladığında bu durumdan Muammer Onat'ın da etkilendiğini ifade eden Hüseyin Yanar, Onat'ın işkembeci, Taksim Eczanesi, Ruhi Su için hazırladığı anıt ve Kıbrıs Şehitler Anıtı gibi projelerinden örnekler gösterdi.

"1968 - 69 sürecinin ilk meyvelerini bizim dönemimiz yedi ve kendimizi deneysel mimarlık çalışmaları içerisinde bulduk," diyen Ufuk Doğrusöz ise bu dönemde kendileri için önemli bir yol gösterici olan Muammer Onat'ın eğitim sistemini kuramsal bir yaklaşımla ele aldı. Onat eğitim modelinde 3 temel ilke olduğunu belirten Doğrusöz bunları şöyle sıraladı:

1- Sokratik bir eğitim sistemi: Sorular sorarak, sorgulama yöntemiyle doğru çözüme ulaşılır.
2- Aristo tekniğinden faydalanılır. Proje yönetim süreci, projeyi yapanın, yani öğrencinin kendisini yenilemesi üzerine kuruludur.
3- Projenin ve eğitimin süresi kısıtlı değildir, esnektir. Birinci aktör, Muammer Onat'ın "Öğrenci öğretmenin öğretmenidir" sözüyle de vurguladığı gibi, öğretmen değil öğrencidir.

Bu eğitim sisteminde öğrenci ve öğretmen kimliklerinin oynak olduğunu ve uzaktan izleyerek denetleme olsa da özgürlüğün uygulandığını belirten Ufuk Doğrusöz, şunları söyledi: "Onat mimarlık eğitim modelinde her öğrenci kendi kişiliği ve yönelimine göre yol bulabilir. Bu modelin ne standart tek boyutlu bir eğitim süreci, ne tek bir mimari göndergesi, ne de öğretmenin kendi mimarlık stiline yönelik bir yol göstermesi vardır."

Toplantının son konuşmacısı Aykut Köksal ise şunları söyledi: "Muammer Onat'ın eğitimciliği ile mimarlığı ayrılmaz bir bütündür ve bu bütünün belirleyici özelliği bir 'özgürlük alanı' oluşturmasıdır. Onat, özgürlük alanını tıkayacak her türden 'tamamlanmışlık'ın karşısında durur. Bu yüzden Muammer Onat'ın tüm yaşamını tanımlayacak tek söz ancak 'Opera Aperta' olabilir, yani 'Açık Yapıt'."

Yoğun bir katılımla gerçekleşen ve konuşmacıların anı ve anekdotlarıyla renklenen toplantı, salonda bulunan dinleyicilerin söz alarak düşüncelerini aktarmalarının ardından sona erdi.

YorumlarYorum Sayısı: 8

Yazan: Zühre SözeriMaurice Blanchot "Son Insan" kitabından alıntılarla bir yazı yazmıstım gecenlerde, sevgili Arkitera ekibinin bana açtığı köşe yazılarının birinde... Son insan kitabında bahsedilen kişi o kadar yakından hatırlatıyordu ki bana hocamizi, son insanin sozleri ve konusmaları sanki hocamızı getirmisti tam da karşıma... Maurice bana donustu, anlattığı o son insan da hocamıza... heyecanlı heyecanlı üçüncü kat hikayeleri, asma katta duvarda yayılmış çizimler, sıramız gelince hocanın bizi asma kattan aşağıya keskin bir ıslıkla çağırışı... sadece atölyeler değil onu değerli kılan, orada konusulanlar yapılanlar paylaşılanlar hiç değil. Onunla yolu kesişenlerle başka yerlerde başka tesadüflerle yeniden karşılaşmalar... son insanın izlerinin devamını görmek ve hep devam edeceğini bilmek... sözlerimi sonlandırmak da zorlanıyorum, buradan sonra ne söylenmeli... yazı için: Mimarlığı Performans Sanatlarına Dahil Edebilir miyiz?

Yazan: andaç_istcanım hocam, her 319 un yanındaki küçük atölyede sol köşedeki masaya,size tashih verirken baktıgımda, dünyanın en büyük dahilerinden biri şurda durup öğrencilerle entelektüel alışveriş yapıyor ne müthiş bişi derdim... siz benim sadece hocam değil, yön göstericim, mentorum hayata bakışımı bilgiyle olan ilişkimi düzelten geliştiren bir insansınız..bedenler ölebilir ama ekoller ölmez.. ben, yaşadıkça sizden öğrendiklerimi başkalarına anlatmaya çalışıcam..şu anda bu satırları gözyaşları,sevgi minnet üzüntü ve özlemle bitiriyorum...nurlar içinde olun...

Yazan: M.PAllah rahmet eylesin.

Yazan: cgdmhaberi öğrendiğim andan beri bir cümle kurmaya çalışıyorum ,ama nafile...gözümde 3. kat koridoru, gözümde kaçak izlediğim tashihleri...

Yazan: Omer Yilmazdevamı...

Yazan: Omer YilmazTürkiye'nin önde gelen mimarlarından ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi emekli öğretim üyelerinden Prof. Muammer Onat, 28 Ekim 2009 Çarşamba günü vefat etti. 1926 yılında İstanbul'da doğan Prof. Muammer Onat, 1945 yılında Galatasaray Lisesi'nden, 1951 yılında Güzel Sanatlar Akademi'sinden mezun olmuştur. Prof. Muammer Onat, elli yıldan uzun bir süre boyunca mimarlığın çeşitli alanlarında ürünler vermiştir. 60'lı yılların sonundan itibaren gerçekleştirdiği bir dizi endüstri yapısı Muammer Onat Mimarlığı'nın önemli ögelerinden biridir. Prof. Muammer Onat birçok mimari proje, anıt ve çevre düzenlemesi yarışmalarına katılmış ve ödül almış, son 20 yılda Türkiye'de açılan önemli mimari ve kentsel düzenleme yarışmalarının jürilerinde bulunmuştur. Değirmendere Tarihi "Eski Yalı Mahallesi" Koruma Planı ve Değirmendere Belediyesi'nin düzenlediği ahşap heykel sempozyumlarında başarılı bulunan heykellerin daimi olarak sergileneceği "Değirmendere Güzel Sanatlar Parkı" uygulaması ile 1998 yılında Ford Vakfı Ödülü'nü almıştır. Prof. Muammer Onat'ın önemli yapıları arasında Anadol Otomobilleri Fabrikası (Otosan-1968), Pelikan Mamulleri Fabrikası (Kartal-1969) Koçtaş Antrepo Binası (Galata-1970), Koç ? Burroughs Fabrikası (Kartal-1971), Beko Elektronik Aletler Fabrikası (Haramidere-1978), Girne Çıkartma Alanı Düzenlemesi ve Anıt (Heykeltıraş Tamer Başoğlu ile-1990), Ütüsan Elektrikli Radyatör Fabrikası (Haramidere-1990), İstanbul-Şişhane'de Frej Apartmanı Yenilenmesi (Sarkuysan A.Ş. Gn. Md. olarak -1991), İstanbul-Tepebaşı'nda, Beyoğlu Belediyesi ve Sanayi Odası İşbirliğinde yeniden yaşatılacak tarihi merdivenli "Şimal Sokağı" projesi (1998) ve Prof. Muammer Onat'ın son yıllarda üzerinde çalıştığı İstanbul Büyükşehir Belediye'sinin siparişi Sultanahmet Meydanı ve Çevresi Düzenleme Projesi (2005) sayılabilir. Prof. Muammer Onat mesleki çalışmaları yanısıra Türkiye'deki mimarlık eğitimine de çok önemli katkıları olmuş bir eğitimcidir. 1956 yılında Mimarlık Bölümü asistanı olarak girdiği Güzel Sanatlar Akademisi'nde, eğitimciliğinin ilk dönemlerinden itibaren özellikle Mimari Proje atölyelerinde özgün bir yöntem geliştirmiştir. 1968-72 öğrenci hareketleri sırasında öğrenciler tarafından hazırlanan eğitim reformuna destek veren ve katkıda bulunan sayılı eğitimcilerden biri olan Prof. Onat, üniversite eğitiminin yeniden yapılandırıldığı 1982 yılından sonra, özellikle Akademi'deki mimarlık eğitiminde yaşanan önemli değişimlerin sorgulayıcısı olmuştur. Prof. Muammer Onat eşi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin emekli öğretim üyelerinden Prof. Nursel Onat ile birlikte 1996 yılında Floransa'da davetli misafir öğretim üyesi olarak bulunmuş, 1994-1996 yılları arasında Hamburg Güzel Sanatlar Akademisi ile ortak atölye çalışmaları yürütmüştür. Oğlu Ahmet Onat Sabancı Üniversitesi Fakültesi'nde öğretim üyesidir.

Yazan: Zeynep GüneyProf. Muammer Onat'ın kendi ifadeleriyle 17 Aralık 1992 tarihli özgeçmişi:

1928 yılında İstanbul’da doğdum. İlk, orta ve liseyi Galatasaray’da okudum.

1952 yılında Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldum. Dünyadaki en büyük isteğim yerine geldi. 1956 yılında Bina Bilgisi Dalı’nda Arif Hikmet Holtay’a asistan oldum. Bundan çok gurur duymaktayım. 1960 yılında burslu olarak bir yıl İtalya’da kaldım. O zaman oldukça aktüel olan İtalyan Toplu Konut Sistemi’ni (Ina CASA) inceledim. İtalya’ya yayılmış uygulamaların pek çoğunu yerinde gördüm. Bu vesile ile İtalya’yı gezdim. Bu benim için ikinci bir mimarlık eğitimi olmuştur diyebilirim. Döndükten sonra, o zaman çok önemli olan Atölye Öğretmenliği’ne verildim.

Mezun olduğumdan beri, mesleğimi sürdürme çabasındayım. Mesleki çabam yalnız proje ile sınırlı kalmamıştır. Çizdiklerimin bir bölümünü fiilen gerçekleştirdim.

Ülkenin ekonomik konjonktürüne paralel olarak yaptığım bina türleri değişti. Konuttan başladım. Sonra çok sayıda sanayi yapısı yaptım. Daha sonra otel çizdim. Eski eserlerle ilgilendim. Şimdi galiba “İç Düzenleme” aşamasındayım. Herkes gibi yarışmalara katıldım. Çağırıldıkça jüri üyeliği yaptım. Her lisandan biraz biliyorum. Fransızca, İngilizce, İtalyanca.

Hiçbiri bitmemiş birçok kitap çalışmam var. Yaptığım işlerin listesini referans olarak çok defa yazdım. Ama ilk defa biyografimi yazıyorum. Acemiliğim buradan geliyor.

Bugüne kadar hep gençlerle bulundum. Her şeyimi onlara borçluyum.

Yazan: Zeynep GüneyMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Bina Bilgisi Bilim Dalı yeni bir toplantı dizisi düzenliyor. İlki 10 Nisan 2009 Suma günü MSGSÜ Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu'nda düzenlenen "Mimarlık Eğitimine Yön Verenler" başlıklı toplantının konusu Prof. Muammer Onat'tı.

"Muammer Onat, Kayıtlar" başlıklı, Nuray Saatçioğlu Uygur ve Alper Uygur tarafından 2005 yılında hazırlanan belgeselden kısa bir bölümle başlayan program, MSGSÜ Rektörü Prof. Rahmi Aksungur ve Prof. Mete Ünal'ın açılış konuşmalarıyla devam etti...


Haberin devamına ulaşmak için: Muammer Onat: "Öğrenci Öğretmenin Öğretmenidir!"

Bütün yorumları forumda okuyun!
Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Bu haberde etiket bulunmamaktadır.
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.