
Fotoğraflar: Archdaily.com
Azerbaycan Orta Asya'nın ilk karbon salınımı düşük, ekolojik adasının master planını hazırlaması için Danimarkalı uzmanlarla çalışmayı tercih etti.
Hazar Denizi'ndeki Zira Adası'nda sürdürülebilir bir konut ve tatil bölgesi olarak tasarlanan yapılar bütününün tasarımını Danimarkalı mimarlar Bjarke Ingels Group (BIG) yaptı.
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'nün Hazar Denizi kıyısındaki koylarından birinde yer alan, 1.000.000 m2 yüzey alanına sahip adanın master planı yedi konut gelişim bölgesi içeriyor. Azerbaycan'ın ünlü dağlarının yapısından esinlenerek tasarlanan "yedi tepe"li (seven peaks) adanın ısı üreten güneş panelleri, güneşten elektrik üreten fotovoltaik pilleri, atık su ve yağmur suyunu toplama birimleri ve bir rüzgar enerjisi türbini içermesi planlanmış.
BIG'e göre tasarım bütünüyle dış kaynaklardan bağımsız olacak. Bir başka deyişle kendi kendine yetecek ve kendi kendini arıtacak bir bölge olacak.
Zira Adası Master Planı
Genç bir Sovyet sonrası demokrasisi olarak Azerbaycan'ın milli kimliğine vurgu yapması amacıyla, ülkenin etkileyici doğal yapısı göz önünde bulundurulmuş. Başkent Bakü'nün hilal şeklindeki koyunda yer alan Zira Adası'nda BIG mimarları ve mühendisler (Ramboll) tarafından tasarlanan, Azerbaycan'ın "yedi tepe"sini temsil eden master plan, kentsel gelişme için sürdürülebilir model oluşturmasının yanı sıra, tüm kıyı boyunca görsel hakimiyetini koruyan bir sembol yapı olarak kent silüetindeki yerini alıyor.
BIG'in kurucu ortaklarından Bjarke Ingels, bölge için çok önemli olan bu ekolojik tasarım hakkında şunları dile getiriyor: "Amacımız Azerbaycan'ın doğal peyzajını esas alarak mimari bir çevre yaratmaktı. Bu yeni mimari yaklaşım, sadece ‘yedi tepe'li bir silüet sunmuyor, aynı zamanda hava, su, ısı ve enerjinin neredeyse bütünüyle doğal yollarla sevkiyatını ve dönüşümünü sağlayan, dış kaynaklardan bağımsız bir çevre yaratıyor. Bu tepelerden her biri kendi içinde birer 'biotop' oluşturuyorlar. Suyun devinimini sağlıyor, ısıyı depoluyor, birçok bakış açısı yaratıyor ve vadiler oluşturuyorlar. Bizim için 'yedi tepe' sadece metafor değil, aslında Azerbaycan'ın dağlık bölgelerindeki yaşam tarzını sergileyen birer model."
"Yedi tepe"den her biri, Azerbaycan'ın ünlü bir dağının geometrisinden çıkarılan bir konut ve dinlenme gelişim alanına ev sahipliği yapıyor. Bireysel olarak her "dağ" özel mülk ile kamusal işlevlerin bir arada çözüldüğü bir "öz"e dönüşüyor.
"Dağ"ların formları adanın doğal topoğrafyasıyla birleşiyor ve tepelerin eteklerinde kentlinin hizmetine sunulan birçok tatil köyü ve çevre plajları yer alıyor. Kamusal kullanıma açık, kesintisiz yürüyüş parkurları tepeleri birbirine bağlarken, ziyaretçileri tepelerin doruklarına davet ediyor. Yedi tepede, toplamda, 300 villa bulunuyor.
Ramboll şirketinin yöneticilerinden Lars Ostenfeld Riemann, tasarım için şunları dile getiriyor: "Zira Adası, Kafkaslar ve Orta Asya'nın gelecekteki kentsel gelişimi için oldukça önemli bir adım. Rüzgarın, güneşin ve dönüştürülebilen enerjinin yardımıyla ada tükettiği enerji miktarı kadar enerji üretebilecek. Petrol üzerine kurulu bir enerji anlayışı olan bir toplumda, bu proje sürdürülebilir planlama düşüncesinin bir vitrini olacak.
Çin'deki Dongtan ve Abu Dhabi'deki Masdar gibi diğer dikkat çekici eko-şehirleri takip eden Zira Adası tasarımı, içinde yaşayan insanların sebep olduğu karbon salınımını gelecek 10 yılda büyük oranda azaltacak. Mühendislik açısından bakınca, Azerbaycan Dağları'nı yansıtan bu tasarımı başarmış olmaktan çok büyük heyecan duyuyoruz."
Zero Island / Sıfır Karbon Salınımlı Ada:
Zira Adası'nın tasarımında amaçlanan, bütünüyle dış kaynaklardan bağımsız bir bölge yaratmaktı. Diğer bir değişle kendine yeten bir ada yaratmak. Azerbaycan'ın yapı geleneğini yeni teknolojiyle harmanlayarak adanın kaliteli, yaşayan ve yaşanan çevrelere sahip olması ve kaynakları en az şekilde kullanması amaçlandı. Dünyaya üst düzey yaşam standartlarıyla, en az doğal kaynak tüketiminin bir harmanı olarak örnek olması amaçlandı.
Güneş: Solar ısı panelleri sayesinde sürekli sıcak su sağlanırken, çatılarda ve cephelerin stratejik noktalarında bulunan fotovoltaik piller de yüzme havuzu ya da aqua park gibi birimlerin günlük ihtiyaçlarını karşılayacak gücü sağlıyor.
Su: Atık su ve akan su toplanarak, atık su arıtma tesislerine aktarılıyor ve orada temizlenerek sulama için uygun hale getiriliyor. Atık suyun katı içeren bölümleri ise özel işleme tabi tutulduktan sonra toprağı gübrelemek için kullanılıyor. Sürekli sulama ve gübreleme yöntemi sayesinde adanın, konut alanlarına oranla nicelik olarak az bir metrekareye sahip yeşil alanlarının gür yeşil bir görüntüye sahip olması mümkün oluyor.
Rüzgar: Zira Adası -karbon nötral ada- için fikir veren önemli noktalardan biri de Bakü'nün "rüzgarın şehri" olarak bilinmesi. Oluşturulan yel değirmeni tarlasında rüzgar enerjisi kullanılarak CO2 salınımını en aza indirmek için gerekli güç sağlanıyor. Eski petrol endüstrisine ait platformları kullanıp rüzgar türbinlerine dönüştürerek Bakü'nün sürdürülebilir geleceğini rüzgar türbinleriyle inşa ediyor.
Peyzaj: Ada peyzajını, dağlarda meydana gelen mikroklimaların rüzgarlarının benzetiminden alıyor. Kıvrık dokusu, rüzgarın yedi tepedeki hareketinden geliyor. Bu hareket aynı zamanda bitkilendirmeyi ve kamusal alanların tasarımını da belirliyor. Örneğin rüzgarın ve türbülansın güçlü olduğu yerlerde ağaçlar yoğunlaştırılmış, böylece rüzgarın hızının kesilmesi mümkün olmuş ve daha konforlu dış mekanlar ve iklimler elde edilmiş.
Yazan: asteria
:) Teşekkür ederim.
Yazan: Emine MerdimSayın neriman m.,
Kesinlikle çok haklısınız. Biz de ekip olarak çok keyif aldık, bizden 10 puan aldı diyebilirim :)
Kaçıranlar haberini okuyabilirler. http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=12792
Yazan: asteria
Merhaba sevgili neriman m., :)
Konferansı çok beğendiğinize sevindim, ancak merak ediyorum, acaba bir kaç karşılaştırma ile bu konferansı sizin için daha değerli hale getiren unsurlar nelerdi?
Bazı rahatlatıcı detayları açar mısınız lütfen?
Teşekkürler :)
Yazan: Zeynep AlpayBugün gerçekleştirilecek Bilgi'de Arkimeet konferanslarının 2.'si hakkında detaylı bilgi için
http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=12739
Yazan: sennateşekkür ederim :)
Yazan: asteria
Merhaba senna, :)
Çoğunlukla Arkitera-Bilgi Üniversitesi işbirliği ile yapılan toplantılarda sanırım davetiye gerekmiyor, belirtilmiş saatte orada olmanız yeterli olacaktır diye tahmin ediyorum.
Bjarke Ingels Group (BIG)
Konferans: 23 Kasım 2006 19:00 - Istanbul Bilgi Universitesi,
Dolapdere Kampüsü, BS 2 Oditoryumu
Bilgi için link: http://www.arkimeet.org/engine.php?ID=80
İyi çalışmalar
Yazan: sennabjarke ingels'ın konferansı için davetiye almak gerekiyormu bu konuda bilgi verebilirseniz sevinirim
Yazan: Derya KaradağBilgi'de ARKIMEET Konferanslar Serisi'nin ilki dün akşam Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'nde gerçekleşti.
Prof. Christiaanse, kentsel planlama metodları üzerinde durduğu konferansta, kentsel gelişimin, yapay bir metodoloji oluşturularak ve çeşitli disiplinlerin çalışmaları ile kontrol altına alınabileceğini söyledi.
Haberi okumak için...
Yazan: Arkitera ForumKees Christiaanse ile ilgili habere ulaşmak için: http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=9059
Yazan: Emine MerdimBilgi Üniversitesi Arkitera Mimarlık Merkezi işbirliğiyle Bilgi'de ARKIMEET başlıyor. Bu yeni konferans serisinin ilk konuğu Kees Christiaanse.
Christiaanse'nin Kentsel Yenileme, Kentsel Dönüşüm, Yeni Yerleşim Projeleri başlıklı konferansı 25 Mayıs Perşembe günü saat 19:00'da Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü BS1 No'lu Salon'da gerçekleşecek.
Detaylı bilgi: http://www.arkitera.com/event.php?action=displayEvent&ID=780
Bütün yorumları forumda okuyun!








