Agaoglu My Office 212

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
Vakko Moda ve Power Medya Merkezi

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Rumuz "İki Be-Üç Ce"

Tarih: 24 Şubat 2009 Kaynak: Referans Yazan: Bülent Ünal
Bu ormanlar ile birlikte milyonlarca yılda oluşan bitki topraklarımız da yok olacak. Bizim derdimiz ne? Bu tür bir yağmacılık ile neyi elde edebileceğiz?

Bu "üç ce"yi ben uydurdum. "İki be"ye dikkatinizi çekebilmek için. Ortalık toz duman, yangın yeri, bazı şeyler gözden kaçıyor, arada bir sıcak tutmakta yarar var. Hepimiz sanırım öğrendik, orman vasfı bozulduğu iddia edilen araziler ile ilgili tanıma "2B" diyorlar. Artık konu daha iyi anlaşılsın diye mi, yoksa önüne gelen anlayıp da işi karıştırmasın diye mi bilmiyorum.

"2B" olarak adlandırılan bu arazilerin genişletilip satılabilmesi ve çok gündeme gelmeyen "2A" uygulamasının kolaylaştırılması için gereken hukuki yapının oluşturulmasının önlenemez bir istek ile önünün açılmasına çalışılıyor. Evet bir de çoğumuzun bilmediği "2A" arazileri var. "2B"ler 1981 yılından önce orman vasfını kaybettiği iddia edilen arazilermiş. "2A"larda böyle bir kısıtlama da yok. Ucu tamamen açık. Gönlünüze kalmış. Sanıyorum ki yakında bu "2B" ve "2A"ların nasıl değerlendirileceğine dair yasa da çıkartılacak, ondan sonra gitti ormanlar. Artık öğrendik, anladık ve inandık ki cumhuriyet tarihimizin büyük zorluklar, büyük fedakârlıklarla yaratılan tüm kazanımları satıldı, bitti. Borcumuz da iki kat arttı, sıra ormanlarımıza, akarsularımıza geldi.

Ne ormanı memur bey!

Bu "2B" yasası yıllardır gitti geldi, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildi ama inat muhteşem. Geçen günlerde yasa olarak yine geldi ve Cumhurbaşkanı'nca onaylandı. Bakalım yine gidecek mi? Bu işin yasalaşmasını her nedense Meclisimiz bir başka yasanın içine saklayarak yapmaya çalışıyor. Bu sefer de öyle yaptı ve orman yasası yerine, tapu yasası içinde saklayarak yasalaştırdı. Hem de ilginç bir şekilde; artık ormancıya "Burası orman mı kardeşim" diye sormayacaklar. Tapu kadastro memurunu çağıracaklar, birkaç köylü ile birlikte "Bir bakalım" diyecekler, "Burası orman mı?" Onlar da "Ne ormanı memur bey, bak, görmüyor musun içinde iki göz kulübe bile var, kulübeli orman olur mu, buranın ormanlığı mı kalmış?" "Hıh hıh" diyerek bilgiç bilgiç fikirlerini açıklayacaklar, orman gitti mi gidecek.
Bu ormanlar ile birlikte milyonlarca yılda oluşan bitki topraklarımız da yok olacak, 1950'li yıllarda 45 milyon hektar olan orman varlığımız bugün için yarısını kaybedip 24 milyon hektara düşmüş. Bu ormanlar kendi kendilerini yok etmediklerine göre, elli yılı aşkın sürede verdikleri çoğalma mücadelesine rağmen yarı yarıya yok olmuşlar. Bizim derdimiz ne? Bu tür bir yağmacılık ile neyi elde edebileceğiz? Bu işte de yani ormanlarını en hızlı kaybeden ülke sıralamasında da rekor sahibi imişiz. Birinciliği kaptırmışız ama dünya ikincisi olduğumuz söyleniyor.

Ormanlarımız gidiyor. Beraberinde yılda erozyon ile 500 milyon ton toprağımız da gidiyor. Ormancılar Derneği'nden, Tema Vakfı'ndan, yaşı seksen Toprak Dede'den başka kimsenin umurunda değil. Muhalefetiyle üniversitelerin büyük büyük profesörleriyle sivil toplum kuruluşlarıyla hiç kimsenin sesi çıkmıyor.

Halbuki yasalarımız da var; başta "Bir defa delinse bir şey mi olur." Anayasamız diyor ki; "Devlet ormanların korunması ve orman sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları çıkartır ve tedbirleri alır." Bu "2B" yasası adeta bir yağma yasası. Bu tür olduğu iddia edilen arazileri satma merakındaki komisyoncular "merak etmeyin ağabeyler, burada devlet büyüklerimizin de arazileri var" sığınması ile satış yapmaya çalışıyorlar. Kim bilir bu cüreti nereden, kimden, kimlerden alıyorlar?

Evet biz, tapu yasası içine orman yasalarını gizleyerek, ormanlarımızı yağma etmeye hazır bir yağmacı toplum olduk. Dürüst bir toplumun tabiidir ki kaybettiği, bir daha eski haline getiremeyeceği orman alanları olabilir. Yöneticileri çıkar kanıtlarlar, bugünün tekniği içinde uzaydan resimleri çekilir. İstanbul'un Sultanbeyli örneği; haritada orman olan yerlerin hepsi yağmalanmış, her yer "gecekondu apartman, işyeri" olmuş. "İşte" der, "burası orman değil", herkes inanır, güvenir. İşgal edenler öderler parasını devlet hazinesine. Her şeyi açık, dürüst yapmak varken neden böyle bir telaş var ülke yönetimine talip olanlarda?

Dalaman Çiftliği örneği tarım arazilerimizi turizm bölgesi, ormanları bir daha islah edilemez orman alanları ilan edip yapılaşmaya açmanın faydası kime? Bugünlerde İngilizlere sattığımız büyük bakkallardan biri televizyonlarda reklam yapıyor. Spiker hançeresinden çıkan etkili, tok sesle diyor ki "Bir millet uyanıyor". Görüntüde bizim danalardan az yağlı, çift çekilmiş kıyma var. Yani "sizin millet" diyor, "gözünü açtı, bizim ucuz domates, hıyar sattığımızı görüyor bunu artık anlayabiliyor", milletin uyanması budur demeye getiriyor. Kendi yetiştirdiğimiz danalar, ucuz hıyarlar ile gözümüzü açanlara neyimiz var ise sattık. Sıra orman yağmasında. Sizce biz uyanıyor muyuz?

Kalın sağlıcakla. Haftaya "Fuarların Tılsımı".

YorumlarYorum Sayısı: 9

Yazan: Gökçe ArasOrman Bakanlığı'nın 70 yıllık kayıtlarında yapılan inceleme orman yangınlarının seçim dönemlerinde sıklaştığını gözler önüne serdi. Araştırmaya göre orman yangınlarının yüzde 94'ü insan faktörüyle çıkıyor.

Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Yazan: AhaguSizinle bir yagli boya calismasini paylasmak istedim.

"Ormanlarin cigligi" Yil 1984. Francoise Diaara Mali.

kim duyacak bu cigligi ?

Yazan: tijeyYangın haberlerini görünce içim cız ediyor. Kendilerine rant sağlamak amacıyla vicdanı olmayan bu heryerde ki insanlara DUR demek için yinede birşey yapılamıyor.Şikayetten ibaret kalsın istemiyorum ama yönetim sistemi böyle devem ederken dur demekte çok zor olsa gerek.Yasaklar ve kanunlardan bahsediyoruz.Kanunlar bile bu ranttı destekler şekilde;

'ANKARA - Hükümet, 2-B olarak adlandırılan orman vasfını kaybetmiş Hazine arazilerinin satışı için yeniden harekete geçiyor. Daha önce Anayasa değişikliği ile gerçekleştirilmeye çalışılan, ancak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in veto etmesi nedeniyle gündemden düşen 2-B’lerin,bu defa kanun değişikliği ile satılması planlanıyor. Çevre ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı bürokratlarının bir süredir devam eden çalışmaları sonucunda, 2-B’lerin satışına dönük bir kanun taslağı hazırlandı.

İşler bu şekilde olunca biz ne yapabiliriz?

Yazan: ayslena2B kanununu çıkarıp zenginlere ormanları satıcaklar..nasıl bu kadar hırsız olabilirler oksijenimizi bile çalıyorlar...

Yazan: Gökçe ArasProf.Dr. İbrahim Ortaş'ın Birgün gazetesinde yer alan yangın ve arsa rantını konu alan yazısına buradan ulaşabilirsiniz. ...... Ülkemizde orman yangınları nerelerde daha çok çıkıyor? Orman yangınından sonra neler yapılıyor? Yeniden ağaçlandırma yapılıyor mu? Yanan alanlara arsa ve tarla açmak için talip olan oluyor mu? Talip olanlardan kaçı soruşturuldu? Arkasında rant çeteleri var mı? .......

Yazan: Gökçe ArasYaz aylarının gelmesiyle orman yangınları yine başladı. Birgün gazetesinde Betül Kansu'nun yazısı da yangınlarla ilgili bir başka gerçeği göz önüne almayı gerektiriyor. Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Haftalık mizah dergisi Penguen'de yer alan karikatür de olayı daha iyi özetliyor.

[ATTACH]8909[/ATTACH]

Yazan: phinbircok mesaja cevap yazamiyorum, çünkü birşey yapmadan sadece şikayet etmek, ya da eleştirmekten sıkıldım. ama gün geçmiyor ki yeni bir felaket gerçekleşmesin.

insanlar nasıl orman yakabilir ?

bunların olmasına kim izin veriyor?

ve biz ne yapabiliriz?

Yazan: Omer YilmazDegerli insanlar,
Su an, yani Turkiye saatiyle 16.00 ve Bodrum yangini sehre ulasmis durumda.Devlet hastanesi bosaltildi.Yangin benim evime yaklasiyor.
Bu yangin bir kac yerden cikarilmis.Yani olay "ORMAN OZELLIGINI KAYBETTIRME" olayi.Bu hukumet ve ona destek olanlar Yassi Ada'da yargilanmali.
Orman ozelligi olmayan yerleri satacagiz diye ilan ettiler ve o tarih itibariyle Ege ve Akdeniz bolgesini yakiyorlar.
Yukarıdaki mesaj ve fotoğraf Bodrum'da evi olan bir arkadaşımızdan az önce geldi.

Yazan: Omer Yilmaz17 Haziran 2001 Pazar
Dünya Gazetesi son dakika haberleri:

14:13
Ümraniye'de orman yangını çıktı
İSTANBUL- Ümraniye'de orman yangını çıktı. Elmalı bendinin üst tarafındaki Çavuşbaşı mevkiinde, saat 13.10 sıralarında, 2 ayrı noktada yangın başladı.

13:41
Finike'de orman yangını çıktı
FİNİKE - Antalya'nın Finike İlçesi'nde çıkan orman yangınında, 2 hektar bozuk maki alanı yandı. Finike Orman İşletmesinin Gülmez serisinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Bir helikopter ve dört arazözle sürdürülen çalışma sonucu yangın kontrol altına alındı. Yangından yaklaşık 2 hektar bozuk maki alanı zarar gördü.

13:00
Bodrum Gölköy'de orman yangını çıktı
BODRUM - Bodrum'a bağlı Gölköy Beldesi'nde bu sabah yol kenarından başlayan koru ormanı yangınında yaklaşık 7 hektarlık alan tahrip oldu. Çıkış nedeni henüz belirlenemeyen ve kısa sürede kontrol altına alınan koru ormanı yangınında soğutma çalışmaları sürdürülüyor.

11:40
Çamlıyayla'da orman yangını çıktı
ÇAMLIYAYLA - İçel'in Çamlıyayla İlçesi'ndeçıkan yangında, 115 dekarlık orman alanı yandı; yangına müdahale eden itfaiye erlerinden biri de uçuruma yuvarlanarak öldü.

Aralarda bir kaç başka haber vardı...
ne yazmalı buna bilemedim

Bütün yorumları forumda okuyun!
Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Hukuk, Kanun / İmar Planı, Yeşil
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.