Kozzy

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
Vakko Moda ve Power Medya Merkezi

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

İstanbul artık planlı bir şehir...

Tarih: 16 Şubat 2009 Kaynak: İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Büyükşehir Belediye Meclisi, İstanbul'un arazi kullanım kararları olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nı onayladı. Hazırlanan planla İstanbul planlı bir şehir olurken, İstanbul ile Marmara Bölgesi'nin Çevre Düzeni planları da uyumlu hale getirildi.

İstanbul'un arazi kullanım kararları olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Büyükşehir Belediye Meclisi'nde oy çokluğuyla kabul edildi. İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinin müracaatı üzerine Haziran 2008'de iptal edilen ve İstanbul'un anayasası olarak nitelendirilen 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı üzerinde yapılan bazı değişikliklerin ardından tekrar Büyükşehir Belediye meclisine sunuldu.

İmar Komisyonu tarafından incelenen ve CHP'li üyelerin ‘Karara Katılmıyorum' şerhi ile meclise sunulan plan AK Partili üyelerin oy çokluğuyla onaylandı. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın görüşü doğrultusunda hazırlanan Çevre Düzeni Planı kapsamında; 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası, İstanbul İl Çevre Düzeni, Kocaeli İl Çevre Düzeni ve Sakarya, Düzce, Yalova ve Bilecik Çevre Düzeni Planları da uyumlu hale getirildi. Trakya Alt Bölgesi (Edirne-Kırklareli-Tekirdağ İlleri) 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planları da ortak bir protokolle İMP'de hazırlanıyor.

YorumlarYorum Sayısı: 72

Yazan: Omer YilmazŞPO İstanbul Çevre Düzeni ile ilgili eleştirilerini yargıya taşıdı. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nce yerel seçimler öncesinde, 13 Şubat 2009 tarihinde kabul edilen, Belediye Başkanı’nca 15 Haziran 2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı hakkında yargıya başvurarak, Plan’ın yöntem ve kararlarını yargı denetimine açtık. Kuşkusuz ki bu aşamadan sonraki gelişmeler yargıyı ilgilendirmektedir, ancak kamuoyunca bilinmesini isteriz ki, Plan’ın yargıya taşınmasından önce görüşlerimizin dikkate alınması için Odamızca çeşitli yollar denenmiştir. Ancak bu çabalarımıza İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden herhangi bir cevap alınamamıştır. Bu kapsamda, planlama alanında uzman meslek insanları, akademisyenler, ilgili meslek odalarının temsilcileri ve şehir plancılarının katımıyla 21 Mart 2009 tarihinde yapılan paneli, sonraki aylarda tüm şehir plancılarına açık olarak yapılan danışma toplantıları ve forumlar izlemiştir. Bu mesleki toplantılarda, “İstanbul’un Anayasası” dediğimiz Çevre Düzeni Planı’na yönelik uzmanların ve diğer meslek insanlarının görüşlerine başvurulmuştur. İstanbul’un planlı gelişmesi, uzmanlık alanımıza girmesi nedeniyle Odamızı ve üyelerimizi yakından ilgilendiren bir konudur. Bu nedenle, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ve İstanbul için plan üreten tüm kurumların planlama çabalarını Odamız ilgiyle takip etmektedir. Ancak, bu çabaların sonucu olarak elde edilen Plan’ın öncelikle doğal eşikleri ele alması, İstanbul’daki imar kararlarını ve diğer gelişmeleri buna uygun olarak disiplin altına alması, böylece kamu yararını üstün tutması beklenmektedir. Plan’ın bu konudaki yetersizlikleri Belediye’ye iletilmiş olup, yasal süreler içinde olumlu ya da olumsuz cevap alınamaması üzerine 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı dava konusu edilmiştir. İnternet sitemiz TMMOB Şehir Plancıları Odası - İstanbul Şubesi üzerinden tam metnine ulaşabileceğiniz dava dilekçemiz ile yargıya taşıdığımız tartışmaların konu başlıkları özetle şunlardır: 1) Çevre Düzeni Planı’nın, İstanbul’da planlama çalışmalarının başlıca sorunu olan imar planı değişikliklerinde olduğu gibi yapı ve nüfus yoğunluğunu arttıracak nitelikte kararlar geliştirdiği ve alt ölçekteki planlarla imar uygulamalarını bu yönde teşvik ettiği görülmüştür. 2) Dava konusu planda öngörülmekte olan on altı milyon nüfus Odamızca gerçekçi bulunmamış; plan kararlarında nüfusun nasıl on altı milyonla sınırlı tutulacağına dair düzenlemeleri içeren makro politikalara rastlanmamıştır. 3) Ülkemiz ekonomisi için önemi tartışılmaz olan sanayi alanlarının İstanbul kentinin dışında yapılandırılmasına ve İstanbul’da küresel hizmetler sektörünün geliştirilmesine yönelik Plan kararlarının ekonomik ve toplumsal boyutları bu ölçekteki bir plan için yeterli ölçüde irdelenmemiş, plan kararları ve plan açıklama raporlarında yer almamıştır. 4) Olası bir büyük depreme karşı alınacak tedbirler Plan’da tanımlanmamış, bu nedenle İstanbul’un afet riskine açık yapısı Plan tarafından da sürdürülmüştür. 5) Plan ile belirlenen gelişme konut alanlarında dengeli bir dağılım sağlanamamış, bu alanlar belirlenirken özellikle son yıllarda TOKİ ve KİPTAŞ’ın geliştirdiği konut projeleri esas alınmıştır. Oysa bu projelerin büyük bir kısmı kamu yararına ve şehircilik ilkelerine aykırılık savıyla yargılanmaktadır. 6) Plan kararları Silivri ve Çatalcadaki mutlak tarım alanlarını tehdit etmektedir. Silivri-Büyükçekmece bölgesinde önerilen yoğun kentsel gelişmeler, tarım alanları, orman alanları ve içme suyu havzalarının korunması bakımından telafisi güç zararlara yol açacaktır. Özellikle Hadımköy’de önerilen sanayi alanları, Büyükçekmece Gölü ve Sazlıdere Barajı’nın birkaç yıl içinde elden çıkarılmasına neden olabilecek bir Plan kararıdır. 7) Plan içme suyu havzalarının korunmasına yeterli hassasiyeti göstermemiş olup, mevcut sanayi tesislerinin buralardan taşınmasını talep ederken konut alanları hakkında aynı kararlılığı göstermemiştir. 8) Küçükçekmece Göl Havzasının yoğun yapılaşmadan korunmasına ve Sazlıdere Barajı su toplama havzasını olumsuz etkileyen yapılaşmalara yönelik tedbirler Plan kararlarına dönüştürülememiştir. 9) Planla İstanbul kentinin neredeyse bütün gelişme yükünün Silivri bölgesine kaydırıldığı görülmektedir. Ancak bu yaklaşım yerinde bir planlama yaklaşımı değildir. Söz konusu bölgenin tarımsal niteliği ve yer altı su varlıkları gibi ekolojik değerlerinin korunması bu yolla imkansız hale getirilmiş olacaktır. Eylül ayında yaşanan sel felaketi de Plan kararlarının gözden geçirilmesini gerektirmektedir. 10) İstanbul’un üçüncü bir havaalanına ihtiyacının olup olmadığı konusunda ayrıntılı ve tatminkar teknik çalışmalar bulunmadığı ve ayrıca Çorlu Havaalanının gelecekte bu ihtiyacı karşılayabilecek konum ve özellikte olduğu bilindiği halde, Plan’ın tarım alanları üzerinde üçüncü bir havaalanını karar altına almasında şehircilik ilkeleri bakımından isabet bulunmamıştır. 11) Plan Orman 2/B alanlarındaki kaçak yapılaşmaların yasallaştırılmasına yönelik kararlar içermektedir. Bu durum Anayasa’ya, Orman Yasası’na ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırıdır. 12) İstanbul Büyükşehir Belediye sınırları içinde bulunan kırsal alanlar ve yerleşmelere Plan’ın koruyucu yaklaşmadığı, buralardaki ekonomik ve toplumsal yapının geliştirilmesine yönelik gerekli tedbirleri almadığı da tespitlerimiz arasındadır. Söz konusu kırsal alanlar ve yerleşimler lüks konut yapılaşmasına açılarak, bu alanların kent için yeni sorun bölgeleri haline gelmesinin önü açılmıştır. Bu kapsamda, özellikle Şile, Ağva ve Riva bölgesinde öngörülen “gelişme” kararları kaygı verici yoğunlukların oluşmasına yol açabilecek düzeydedir. 13) Plan ile koruma altına alınması gereken içme suyu havzaları ve orman alanlarında çeşitli sosyal tesisler ve diğer donatı alanlarının plan kararı haline getirilmesi de, ileride kontrol altına alınması güç olabilecek gelişmeleri cesaretlendirmiştir. Bu kapsamda özellikle üniversite alanlarının da bu donatı alanlarının içinde yapılabilecek olması, mevcut bazı örnekler dikkate alındığında, kaygı vericidir. Ayrıca kentin bütününe yönelik olduğu ifade edilen bu donatı alanlarının kentin hangi üst ölçekli ihtiyacına yönelik düzenlendikleri de belirtilmemiştir. 14) Plan’da Haydarpaşa, Galata Limanı, Kartal ve Zeytinburnu’nda “kruvaziyer liman” kararlarının verilmesi hem kıyı kullanımının Anayasa’da belirlenen amaçlar ile sınırlandırılm

Yazan: Aslı Tüfekçiİstanbul Planları Sil Baştan

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)'ne bağlı meslek odaları, İstanbul Çevre Düzeni Planı'nın iptali istemiyle Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurdu. Haberin devamı için tıklayınız.

Yazan: Dilek ÖztürkArkitera Mimarlık Merkezi olarak, İstanbul kent makroformunun yıllar içinde, alınan kararlar ve gerçekleştirilen projelere göre nasıl değiştiğini, hem kent genelinde hem de belirlediğimiz stratejik bölgelerde inceleyerek, bu kararların sonuçlarını ortaya koymaya çalıştık. Bu çalışmayı, 3. Köprü tartışmaları ve yeni onaylanan İstanbul Çevre Düzeni Planı kararlarının gündemde olduğu bu süreç kapsamında ele aldık. Haberin devamını buradan bulabilrsiniz...

Yazan: Emine MerdimLondra Belediyesi, Londra'yı "dünya üzerindeki en iyi büyük kent" yapmak için kolları sıvadı ve bir plan hazırladı. Plan 12 Ekim'de Belediye Başkanı Boris Johnson tarafından açıklandı. Plan taslağında 2031 yılına kadarki yapılması gerekenleri sıralanıyor. Taslakta, konut, açık alan düzenlemeleri, ulaşım, küresel ısınma ve karbon salımının azaltılması gibi başlıklar altında kent ele alınıyor. Londra'nın planı nasılmış diyenler için 284 sayfalık plan taslağı ekte. Plan aralarında Türkçe olmak üzere toplam 10 dilde, ayrıca Braille alfabesinde düzenlenmiş. Planın sitesi: The London Plan

Yazan: Burcu Oztaskin[image]

Yazan: Dilek Öztürkİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı, Şehir Planlama Müdürlüğü'nce, revize edilip, 15 Haziran 2009 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından onaylanarak yürürlüğe giren 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı'nın ana kararları İlk defa Arkitera Mimarlık Merkezi tarafından incelendi. Haber, 850 sayfalık plan raporundan derlenerek hazırlanmıştır. Haberi buradan okuyabilirsiniz...

Yazan: Omer Yilmazİstanbul planı tartışması alevlendi Kentin geleceğini belirleyen 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı eleştirilerin hedefi oluyor. Birçok meslek odası plandaki kararlara karşı çıkarken, en çok Silivri'ye havaalanı yapılmasına itiraz geliyor. Şu anda askıda olan plana kişi ve kurumların itiraz ve dava açma hakkı bulunuyor. İstanbul planı tartışması alevlendi Geçen hafta ayrıntılarını verdiğimiz 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı, tartışmaları da beraberinde getirdi. İstanbul için hayati bir önem taşıyan ve kentin anayasası olarak nitelendirilen plan gelecekte kentin nasıl bir kimliğe bürüneceğini belirlemesi bakımından önem taşıyor. Yıllardan beri üzerinde çalışılan ve nerdeyse yap-boz'a dönen planın ilgili meslek odalarından yeterli görüş alınmadan ve aceleyle çıkarıldığı yönünde eleştiriler artıyor. Yıllardan beri aldığı yoğun göç ve beraberinde gelen çarpık yapılaşmayla büyük bir deformasyona uğrayan kentin plansızlığının bu planla giderilemeyeceği, aksine planın bazı noktalarda ciddi sorunlar doğuracağı öne sürülüyor. Bu planın hazırlanma aşamasında Elektrik Mühendisleri, Harita ve Kadastro Mühendisleri, Jeofizik Mühendisleri, Maden Mühendisleri, şehir plancıları Odası ve Mimarlar Odası gibi pek çok meslek odasının yer almadığı iddia edilirken, Silivri'de üçüncü bir havalimanı yapılmasının yaratabileceği tahribat endişeleri artırıyor. 25 kilometre ileride Avrupa standartlarında Çorlu Havalimanı'nın varken, birinci derecede korunması gereken tarım alanı olan Silivri'de havalimanı yapılmasının bölgeyi tahrip edeceği düşünülüyor. TMMOB'ye bağlı meslek odaları planın onaylanmasının ardından yayınladıkları ortak bildiride, planın yanıltıcı bir katılımcılık ve şeffaflık maskesiyle onaylandığını savundular. Daha önce iptal edilen plandaki sakıncalı planlama yaklaşımının yeni onaylanan plana da aynen yansıdığı vurgulanırken, yeni planın da aynen iptal edilen plan gibi, teknik olarak yeterli olmayan, kente insan öncelikli değil, rant ve pazarlama öncelikli bakan bir yaklaşımın ürünü olduğu belirtildi. Ayrıca kentin gelişmesini daha da olumsuz yönlere çekecek plan kararlarının yeni planda da yer aldığı dile getirildi. İptal edilen eski planın olumsuzluklarını ve sakıncalarını daha da artırdığı öne sürülen yeni planla ilgili odaların endişe duydukları bazı başlıklar şöyle: Ataşehir'in batısı ticarete döndü Merkezi hükümet tarafından bir üst plana dayanmaksızın gündeme getirilen Kartal, Zeyport, Haydarpaşa gibi birçok kentsel dönüşüm projesi iptal edilen planda yer aldığı gibi yeni planda da yer alıyor. Yeni plan, buna ilaveler de getiriyor. İlginç bir örnek, iptal edilen planda konut alanı olan Ataşehir'in batı yakasının, yeni planda ‘1. Derece Ticaret ve Hizmet Merkezi'ne dönüştürülmesidir. İptal edilen 1/100 000 ölçekli planda konut alanı olan Ataşehir'in Batı yakası, plan kararları hiçe sayılarak, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planlarla MİA (Merkezi İş Alanı) olarak planlandı. Onaylanan yeni 1/100.000 İstanbul Çevre Düzeni Planı'nda da, bu karara aynen uyularak, bu alan, konuttan ‘1. Derece Ticaret ve Hizmet Merkezi'ne dönüştürüldü. Kent ve insan odaklı olmayıp İstanbul'un pazarlanması ve küresel şirketlere rant alanı sunulması anlayışı temelinde gündeme getirilen bu gibi projeler İstanbul'un tarihsel ve doğal değerlerine zarar verecek. Korunacak alanlar yapılaşmaya açılıyor İptal edilen planda, ‘Doğal yapı eşik sentezi' paftasında ‘mutlak korunacak alan' olarak gösterilen alanlar yapılaşmaya açıldı. Bu alanların hemen hepsi, yeni planda fonksiyonlarında değişiklik olmakla birlikte, yapılaşmaya açık alanlar olarak planlandı. Araştırma sonucu varılan sentezin plan kararlarına esas olmak üzere kullanılması planlamanın olmazsa olmaz koşullarından biridir ve bunu bu derece açıkça çiğneyerek korunması zorunlu doğal değerleri yok etmek, İstanbul için geri dönülmesi olanaksız kayıplar yaratacaktır. Bu arada, eski plana altlık olarak hazırlanan ‘Doğal yapı eşik sentezi-1' paftasında da değişiklik yapıldığı; ‘Doğal eşik sentezi" başlıklı yeni bir sentez paftası düzenlendiği; eski sentez paftasında , ‘mutlak korunacak alan' olarak gösterilmiş olan bazı alanların, yeni sentez paftasında ‘mutlak korunacak alan' statüsünden çıkarılarak, bir alt değerdeki ‘öncelikli korunacak alan' olarak gösterilmiş olduğu; batı sınırında Değirmenköy ve Çanta'daki gelişme konut alanlarının da bu çerçevede statüsü değiştirilmiş alan üzerinde yer aldıkları görülüyor. Orman alanları tehdit altında Kentin yaşam kaynaklarının, ormanlarının, içme suyu havzalarının korunması, bunun için kentin kuzeye doğru gelişimini engellenmesinden söz eden plan raporlarının aksine, iptal edilen eski planda olduğu gibi, yeni planda da kuzeye gelişime yol açacak plan kararları yer alıyor. Yeni planda iptal edilen plandakilere yeni sakıncalı plan kararları da ilave edilmiş. Bu çerçevede, Ümraniye'de, hem de 2-B arazisi üzerine ticaret ve hizmet alt merkezi kararı getirildiği görülüyor. Bu alan, 2-B alanı olmanın ötesinde, Elmalı içme suyu havzası ve orman alanına komşudur. Bu karar, yaratacağı çekim alanı ile kuzeye doğru gelişimi teşvik ederek, içme suyu havzası ve orman alanlarında yeni yapılaşmalara ve dolayısıyla ciddi tahribata neden olacaktır. Kuzeye kentsel donatı alanı Yeni plandaki bir başka sakıncalı karar örneği de, Batı yakasında, kentin kuzeyinde, iki baraj havzası arasında, ‘Tarımsal karakteri korunacak alan' üzerinde yer alan ‘Kentsel ve bölgesel donatı alanı'dır. Planın 2008 Aralık ayında meclise giren şeklinde, bu alan üniversite alanı olarak gösterilmişti. Onaylanan planda ise ‘Kentsel ve bölgesel donatı alanı' olarak gösterildi. Bölge, direk üniversite alanı olarak gösterilmesi yerine, neredeyse istenen her fonksiyonu ifade eden bir lejant kullanılması yeğlenmiş. Hâlbuki bu alanın etrafında herhangi bir yerleşme bulunmazken, aksine korunacak alanlarla çevrilidir. Bu alana bu tür bir donatı alanı gelmesine ihtiyaç olmadığı gibi, mutlak korunması gereken bir alanda bir çekim merkezi yaratmak doğal değerlerde tahribata neden olacaktır. 3. havaalanı tarım alanlarını yok edecek Yeni planda, Batı Yakası'nda, Silivri'de, E-5 kuzeyinde,'tarımsal niteliği korunacak alan' üzerinde İstanbul için üçüncü bir havalimanı kararı getirildi. Bu kararın planlama süreci sonunda oluşmuş bir karar olmadığı açıktır. İptal edilen planda böyle bir karar söz konusu olmadığı gibi, devam edilen plan çalışmaları sürecinin hiçbir aşamasında da böyle bir ihtiyacın söz konusu olmadığı biliniyor. Fakat Ulaştırma Bakanlığı üçüncü bir havalimanı yapılacağını açıkladı. Yani, yine planlama bütününden uzak biçimde merkezi hükümet tarafından gündeme getirilen ve yerel yönetim tarafından da hemen plana işlenen bir yatırım kararı söz konusu. Plandaki bu ihtiyaç dışı yeni havalimanı korunması gerekli alanları cazibe merkezleri haline getirecek bir konumdadır ve Sabiha Gökçen Havalimanı'nın Kurtköy ve çevresinde yarattığı gelişmelerin ve doğal ve tarım alanlarındaki tahribatın bu alanlarda da yaratılmasına neden olacaktır. Küçükçekmece su havzasından çıkıyor Yeni planda Küçükçekmece içme suyu havzası olmaktan çıkarıldı. 1 ve 2. derece arkeolojik sit alanı olan gölün batı yakasının tamamı da üniversite alanı olarak gösterildi. Kazılar sonucunda İstanbul için son derece önemli ve çarpıcı verilere ulaşılan bu alanın yapılanmaya açılmasının hiçbir mantıklı açıklaması yoktur. Küçükçekmece, plan raporlarında da vurgulandığı gibi İstanbul'un ekolojik ve biyolojik önem taşıyan doğal yaşam mekanları arasında yer alıyor. Ayrıca, Büyükçekmece ve Küçükçekmece gölleri aynı zamanda planlama bölgesinin en önemli su toplama havzalarının ve su yüzeylerinin başında geliyor. Bu çerçevede, Küçükçekmece havzası ve yakın civarı için alınan kararlar son derece sakıncalı, tarihi, kültürel ve doğal değerler üzerinde geri dönüşü olmayan tahribatlara neden olacaktır. Plan askıda bekliyor, herkes itiraz edebilir Bu önemli planın uzun bir geçmişi bulunuyor. Plan ilk olarak 22.08.2006 tarihinde onaylandı. Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı meslek odaları tarafından 1/1000.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı hakkında iptal davaları açıldı. Böylece plan, 21.03.2008 tarihinde yargı kararı ile iptal edildi. Bu sürecin ardından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1/100.000 ölçekli plan üzerinde yeniden çalışmaya başladı. Ardından Şehir Planlama Müdürlüğü'nün, 14.07.2008 tarihli yazısı ile 1/100.000 İstanbul İl Çevre Düzeni Planı revizyon çalışmaları tamamlandı ve plan onay için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'ne gönderildi. Bu süreç sonunda hazırlanan 1/100 000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı, 13.02.2009 tarihinde oy çokluğu ile onaylandı. Plan son olarak, 15.06.2009 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkan Kadir Topbaş tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Plan şu anda askıda bulunuyor. Kişi ve kuruluşlar yanlış buldukları konularda plana itiraz edebiliyor. 16 Ağustos'a kadar askıda kalacak plana ilişkin yapılan itirazları belediyenin 2 ay içinde, 16 Ekim'e kadar olumlu ya da olumsuz olarak dikkate alması gerekiyor. Eğer bu süreye kadar cevap gelmemesi durumundaysa 2 ay içinde yani 16 Aralık tarihine kadar dava açılabiliyor. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Erhan Demirdizen: ‘Planı inceliyoruz, gerekirse dava açacağız' Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Erhan Demirdizen, 1/100.000 Ölçekli İstanbul çevre Planı hazırlanırken, görüşlerini bildirdiklerini belirterek,"Fakat plan onaylanırken bize hiçbir şekilde görüşleriniz dikkate alındı ya da alınmadı gibi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle hangi görüşlerimiz dikkate alınmadı bilmiyoruz" dedi. Demirdizen, planın son halini askıda gördüklerini vurgulayarak, "Biz bu plan hazırlanırken birinci muhatap olmalıydık fakat olamadık. Şu anda planı ayrıntılarıyla inceliyoruz. Ayrıca İstanbul'daki tüm şehir plancılarının katılacağı bir istişare toplantısı düzenleyeceğiz ve bir eylem planı hazırlayacağız" diye konuştu. Planla ilgili incelemelerin ardından gerekirse itirazlarda bulunacaklarını açıklayan Erhan Demirdizen, itirazların dikkate alınmaması durumunda da dava açacaklarını söyledi. Demirdizen, planla ilgili olarak en fazla Silivri'ye yapılması planlanan üçüncü havaalanının kendilerini rahatsız ettiğinin altını çizerek, şunları söyledi: "Daha önce iptal edilen planda Silivri'ye havaalanı yapılmasıyla ilgili bir karar yok. Bu planda birden karşımıza üçüncü havaalanı çıktı. Fakat havaalanı yapılmak istenen bölge hem tarım arazisi hem de su havzalarından oluşuyor. Bu karar bölgenin bu özelliğinin tamamen yok olmasına neden olur. Zaten Çorlu'da bir havalimanı var." ‘Üçüncü köprüye dava açarız' Erhan Demirdizen, son günlerde tartışılan boğaza üçüncü köprü yapılmasıyla ilgili olarak da şöyle konuştu: "Eğer boğaza üçüncü bir köprü yapılacaksa bunun mutlaka planda yer alması gerekiyor. Bu saatten sonra plana bu derecede büyük bir eklenti yapılması planı geçersiz kılar. Çünkü üçüncü köprü gibi büyük ölçekli, kentin kuzeyinde orman alanları ve su havzalarını etkileyecek bir projenin eklenmesi planın bütünlüğünü bozar. Önceden hiçbir teknik çalışma yapılmadan köprüyle ilgili karar plana eklenmemeli. Bu en baştan planlanmalıydı. Bu karar kentin tüm dengesini bozar ve kuzeye doğru gelişmeyi tetikler. Orman alanları ve su havzaları yok olur. Üçüncü köprü ulaşım açısından ikna edici bir çözüm değil, siyasi bir karardır. Eğer üçüncü köprü plana eklenirse mutlaka dava açacağız."

Yazan: Burcu KarabasTMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin onayladığı İstanbul İl Çevre Düzeni Planı hakkında basında yer alan "Şehir Plancıları Odası'nın görüşleri alınarak düzenlendiği" şeklindeki haberleri yalanladı. Habere ulaşmak için tıklayın:

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi: Çevre Düzeni Planı'na Henüz Onay Vermedik

Yazan: kentlimutmelen (muhtemelen)

Yazan: kentliKonuyla ilgili NTVMSNBC'de Fatih Alça'nın imzasını taşıyan bir haber yayınlandı: Eleştirilen 'İstanbul Anayasası'nı Siz de İnceleyin Planla ilgili çeşitli görüşlerin derlendiği haberde yeni planın yüksek çözünürlükteki imajı da yer alıyor. Yeni planı incelemek için tıklayın. hatalı. doğrusu ise: iptal edilen planın yüksek çözünürlükteki imajı yer alıyor. Eski planı incelememek için tıklamayanız :) düzeltelim lütfen. yayınlamadan önce plancı editörlerinize göstermiş olmanızı dilerdim. ama mutmelen farkına varmayacaklardı. peki 1-acaba bu, varsa eğer yazıda anlatılan şeffaflık boyutunun eksikliği ve demoklesin kılıcının acı bir sonucu mu? 2-acaba bu, varsa eğer karşıt bilinçliliğin (bilinçli katılmama boyutunun) acı bir sonucu mu? 3-yoksa..................................................................... acı bir sonucu mu? (bu boşluğu doldurmak için ilk iki maddeyi ele almalısınız.)

Bütün yorumları forumda okuyun!
Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Kanun / İmar Planı, Yeni Gelişme Alanları
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.