Dumankaya

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
ARKITERA KARIYER

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Bitlis Merkez Hükümet Konağı Binası Mimari Proje Yarışması’nda Genç Mimarların Başarısı Dikkat Çekti

Tarih: 17 Kasım 2008 Yazan: Aslı Canbal Özdemir

Fotoğraflar: Arkitera Mimarlık Merkezi

7 Kasım 2008 tarihinde sonuçlanan Bitlis Merkez Hükümet Konağı Binası Mimari Proje Yarışması Kolokyumu 14 Kasım 2008 tarihinde Ankara Atatürk Kültür Merkezi Toplantı Salonu'nda gerçekleşti. Kolokyumu izlemeye gelen katılımcılar, öncesinde yine aynı salonda düzenlenen proje sergisini incelediler.

Kolokyumun açılışında söz alan jüri başkanı Mustafa Aytöre jüri üyeleri adına yarışma katılımcılarını ve kazananları tebrik ederek, teşekkürlerini iletti. Salondaki elverişsiz şartlar nedeniyle jüri çalışmalarında zaman zaman çok zorlandıklarını ve buna rağmen uzun incelemeler yaptıklarını belirten Aytöre, bundan sonraki yarışmalar için de şimdiden başarılar diledi.

Daha sonra söz alan jüri üyesi Mete Öz, yarışmaya katılan tüm eserlerin bir fikri olduğunu belirterek başka bir jüri tarafından daha farklı ele alınabileceğini söyledi. Yarışmaların sadece ödül kazanan projeler üzerinden değil, katılan projelerin tamamının üzerinden tartışılması gerektiğini söyleyen Öz, yarışmaya katılan 89 projenin tamamının internet ortamındaki bir platformda yayınlanarak daha etik ve eğitime yönelik bir tartışma yapılması önerisini getirdi. Bu şekilde bundan sonraki yarışmalar için de daha iyi bir tartışma ortamı yaratılacağını söyleyen Öz, yarışma amacının da yerine geleceğini belirtti.

Konuşmasının devamında genç ve deneyimli mimarlar arasındaki çatışmaya değinen Öz, bunun çok doğal bir süreç olduğunu ancak sürecin saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde yaşanması gerektiğini, çeşitli platformlarda etik kuralların aşılmaması gerektiği vurguladı.

Bir diğer jüri üyesi Faruk Eşim, yarışmalarla ilgili kişisel deneyimlerini paylaşarak başladığı konuşmasında okuldan mezun olduktan sonra yarışmalar sayesinde ofis açıp iyi işler yapabildiklerini söyleyerek, yarışmaların sürdürülebilir olması için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini belirtti. Daha sonra gerek soru-cevaplarda, gerekse internet ortamında çok tartışıldığını belirttiği yarışmada perspektif istenmemesi konusuna değinen Eşim, kişisel düşüncesinin perspektifle kaçınılmaz olarak bina nasıl gösterilmek isteniyorsa o şekilde sonuçlar alındığını, son zamanlarda üç boyutlu görseller arasında proje arar hale geldiklerini, oysa ki ne kadar sade bir sunum yapılırsa o kadar başarılı olunduğunu ve jürinin yorulmadığını belirtti. Ayrıca perspektif istememelerinin bir sebebinin de katılımı arttırmak olduğunu belirten Eşim, yer görme şartı koymamalarının da sebebinin bu olduğunu, başlangıçta bu kadar çok katılım olacağını düşünmediklerini, sonuçtan çok memnun olduklarını söyledi.

Daha sonra kolokyum, salondaki katılımcılara söz verilmesiyle devam etti. İlk olarak söz alan Cemal Ercan projelerin sergilenmesindeki olumsuz şartlara değinerek, bunun hem yoğun emek harcamış katılımcılara saygısızlık olduğunu hem de incelemeyi güçleştirdiğinden jüri kararlarında bazı hatalara yol açmış olabileceğini söyledi. Ercan, daha önce de yaşandığı gibi şartnamede belirtilen bazı noktalara uymayan projelerin ödül almış olduğunu, bu yarışmada da şartnamede özellikle belirtilen yöresellik konusu için önem taşıyan çatı, yağmur, kar sorunlarının jüri seçimlerinde dikkate alınmadığını ve bu şekilde şartnameye uymaya çalışan katılımcıların ihmal edildiğini söyledi. Katılımcıların ve ödül kazananların ne kadarının Bitlis'e yer görmeye gittiğini sorgulayan Ercan, eğer gidildiyse ülke gerçeklerine bu denli uymayan projelerin burada değerlendirmeye girmesinin şaşırtıcı olduğunu belirtti.



Cemal Ercan'ın eleştirilerine cevap vermek için söz alan Mustafa Aytöre, proje seçimlerinde ihtiyaç programında belirtilen istekler çok incelenirse hiçbir projenin seçilemeyeceğini söyledi. İlk başta seçilen ve özellikle ilk üç dereceye giren projelerde çatılara çok dikkat ettiklerini belirten Aytöre, Moskova'da tüm çatıların teras çatı olması örneğine dikkat çekti. Jürinin yarışmaya katılan projeler içinden en iyi olanlarını, en kolay yoldan düzelebilecek, gelişebilecek olanlarını seçmek zorunda olduğunu söyledi. Ayrıca sunumlardaki eksikliklere değinen Aytöre bundan sonraki yarışmalar için katılımcılara önerilerde bulundu.

Faruk Eşim ise sergi ve kolokyumun düzenleneceği salon için Gazi Üniversitesi'nin başlangıçta söz vermiş olduğunu ve şartnamede de bu şekilde yer aldığını fakat daha sonra vazgeçtiklerini, aslında bu tür sergi ve kolokyumların üniversitelerde yapılması gerektiğini belirtti. Bitlis'e kendilerinin de gittiğini söyleyen Eşim, Bitlis'te çatı ve duvarın aynı malzemeden inşa edildiğini, dereceye giren projelerde de bu özelliğin olduğunu belirtti.

Daha sonra salondan söz alan Hasan Özbay, dereceye girenleri tebrik etti. Hükümet Konakları'nın açılan yarışmalarda önemli bir yüzdeye sahip olduğunu belirten Özbay, son zamanlarda yarışmaya açılan Hükümet Konağı projelerinde bir azalma olduğu tespitinde bulundu. Özbay, sergileme sorunu için sunumların 1/500 ölçeğinde yapılması önerisini getirdi. Hükümet Konakları'yla ilgili olarak kendi deneyimlerini paylaşan Özbay, bu programda adliye ve hükümetin ayrı olmasının talep edildiğini ve kendi deneyimlerine göre bu konunun önemli olduğunu vurgulayarak dereceye giren projeleri bu açıdan değerlendirdi. Yöresellik konusunda jürinin son zamanlardaki akımlara kapılmadığı için memnun olduğunu belirten ancak iklimin önemini vurgulayan Özbay, yarışma projelerinin bitmiş projeler olmadığını, birinci olan projeyi olumlu bulduğunu söyledi.

Özbay'ın eleştirilerine cevap olarak söz alan Mete Öz, projelere yöresellik konusunda ön yargılarla yaklaşmadıklarını, binanın Bitlis'e katkısı noktasında çok beklentili olduklarını belirtti. Mustafa Aytöre ise birinci olan projenin geliştirilebilir olduğunu, raporlarında da belirttikleri sıkıntılar giderildiğinde Bitlis'e yakışır bir bina olacağını düşündüğünü söyleyerek ekibi tekrar tebrik etti.

Salondan gelen “Üçüncü olan projenin Bitlis'e katkısı nedir?” sorusunu, bu projenin kesitinin ve arayışının kendilerini etkilediğini belirterek yanıtlayan Mete Öz, amaçlarının projelerle ilgili olarak gelişen bir yola gitmek olduğunu, bitmiş projelerde aynı heyecanın olmadığını söyledi.

Salondan Cemal Ercan'ın söz alarak tekrar yöresellik ve çatı konusuna değinmesi üzerine şartnameden bu konuyla ilgili madde okunarak sınırlayıcılığı tartışıldı.

Daha sonra söz alan Cem Açıkkol ise ödül alanları tebrik etti ve Bayındırlık Bakanlığı'na teşekkür ederek yarışmaların devamını diledi. Hükümet Konakları yarışmalarıyla ilgili kendi deneyimlerini aktaran Açıkkol, uzun bir aradan sonra Bitlis Hükümet Konağı Yarışması'nın kendilerini heyecanlandırdığını belirtti. Açıkkol, sergileme konusunda daha kötü örnekler gördüğünü söylerek, kolokyum ve serginin yapıldığı Atatürk Kültür Merkezi'nin mevcut durumuyla ilgili üzüntülerini ileterek, yarışmayla yapılan projelerin bu şekilde kötü kullanılmasına değindi. Açıkkol, yarışmada üç boyut istenmemesi gibi bir kısıtlama getirilmesi durumunda bu şekilde sunum yapanların elenmesi gerektiğini söylerek aynı şekilde metrekareyle ilgili kısıtlamalara da tam uyulması gerektiğini belirtti. Projelerin genelini değerlendiren Açıkkol, çoğunlukla avlulu projeler olduğunu ve bu tip projelerin artık çok sıkıcı geldiği için jürinin değerlendirmesinde yeni arayışlara gittiğini düşündüğünü söyledi.

Mustafa Aytöre, Cem Açıkkol'un metrekareyle ilgili eleştirisine cevaben, eskisi gibi yarışma dışında bırakmadıklarını söyledi. Mete Öz de Aytöre'yi destekleyerek rapörtörlerin bu konuda çok hassas çalıştıklarını belirtti.

Salondan üçüncü olan projeyle ilgili gelen eleştiriyle ilgili olarak Mustafa Aytöre yarışmalarda birinci ve ikinci projelerde çok dikkat edildiğini ancak üçüncü seçilenlerin daha cesur, ileriye yönelik olanlardan seçildiğini belirterek bu eleştirilere katılmadığını belirtti.

Tekrar söz alan Hasan Özbay'ın internet ortamında teslim tarihiyle ilgili yapılan tartışmaları hatırlatması üzerine Mete Öz bu konudaki geçmiş deneyimlerini paylaşarak, aynı gün yapılacak teslimlerde dakiklik konusunda çok fazla katı olmadıklarını, şehirdışından olan katılımlar için de kargo teslimi aldıklarını belirtti.

Dereceye giren projelerle ilgili eleştirilerin tartışılmasına bir süre daha devam edildikten sonra üçüncü ödülü alan ekipten Fatih Erduman söz alarak, gelen eleştirileri doğal karşıladığını ancak doğru bulmadığını belirterek çeşitli mecralarda projeyi anlatmaya devam edeceğini bildirdi.

Birinci ödülü alan ekipten Abdullah Erdoğan yarışmaları teşvik eden herkese teşekkür ederek, projelerinin bazı eksiklikleri olabileceğini ama bunların düzeltilebilir olduğunu, projelerinin genel olarak sade, net ve istenenleri karşılayan kompakt bir kütle olduğunu düşündüklerini söyledi. Aynı ekipten Evrim İşlek, yarışma ortamını sevdirdikleri için ayrıca Gazi Üniversitesi'ndeki hocalarına teşekkür etti.

Jürinin yarışmaların devamı konusundaki dilekleriyle kapatılan kolokyumun ardından tartışma bir süre daha sergi alanında devam etti.Konuyla İlgili Linkler

YorumlarYorum Sayısı: 288

Yazan: etic ... bu konunun arkitera tarafından dikkate alınması ve çözülmesi. ve bu yarışmada derece alan projeleri bir an önce incelemek isteyen biri olarak istediğim; dereceye giren projelerin foruma da yüklenmesi. mimarlık konuşalım-konuşabilelim ne olur.. Dereceye giren projelerin foruma yüklenmesi öyle sanıyorum ki katılımcıların bunu yapmak isteyip istememesi ile alakalı. Arkitera Forum yöneticileri dereceye girenleri arasın, inatla projeleri istesin mi diyorsunuz?

Yazan: mimarufukarkitera forum, yarışma projelerinin kullanıcıları tarafından okunması için gerekli ortamı oluşturamıyor mu? bu, forum yöneticilerinin kabul ettiği ve ve kabul ettirmek istediği bir durum mu? arkiterada yarışma projelerinin okunamama durumu benim de dikkat çekmek istediğim bir konu idi. arkadaşlar benden önce davranmışlar, lâkin konu çözülmeden bırakılacak gibi görünüyor. bir kullanıcı olarak benim de istediğim; bu konunun arkitera tarafından dikkate alınması ve çözülmesi. ve bu yarışmada derece alan projeleri bir an önce incelemek isteyen biri olarak istediğim; dereceye giren projelerin foruma da yüklenmesi. mimarlık konuşalım-konuşabilelim ne olur..

Yazan: Gül KeskinSayın caessersoze, Yazdıklarım zaten Arkitera.com ile ilgiliydi ki bunun da gayet aşikar olduğunu düşünüyorum. Linkleri tekrar vermemdeki kasıt ise belki gözden kaçmış olabileceğini düşünmemdi. Ayrıca genel çerçevede okuduğunuz şeylere ne kadar sağlıklı bir eleştiri getirebilirsiniz ki? Onu da getirebiliyorum ben diyorsanız susuyorum.Getirebiliyorum diyerek sizin susmanıza sebep olmaktansa, yanıt vermeyerek projeler üzerine eleştiri üretmeye devam etmenizi dilerim. Kendi adıma size konuyla ilgili verebileceğim bilgi bununla sınırlı.

Yazan: caessersozeO zaman forum yöneticilerinden rica etsek; koyduğunuz projelerin görsellerini daha okunabilir bir boyutta tekrar paylaşabilirler mi? Görmediğimiz hakkında yorum yapamıyoruz maalesef. Benim yöneticilerden istediğim; projelerin görsellerinin forumda tekrar paylaşılması. Çünkü forumda yayınlanan projeleri okuyabilmek mümkün.(yaklaşık 100-150 kb boyutunda paylaşılanlardan bahsediyorum) Ana site(Arkitera.com - Türkiye'nin Mimarlık Yayını) ile forum sitesi (forum.arkitera.com) arasındaki farkı benden fazla bildiğinizi düşünüyorum. Forumda yüklenen projelere rağmen böyle bir hantallığın yaşanmadığının herkes farkında sanırım. Böyle bir sorun söz konusu olsaydı şuana kadar forumda paylaşılan tüm görseller nedeniyle sitenin o hantallık hali halihazırda yaşanıyor olurdu. Ayrıca genel çerçevede okuduğunuz şeylere ne kadar sağlıklı bir eleştiri getirebilirsiniz ki? Onu da getirebiliyorum ben diyorsanız susuyorum. Not: Tutup daha önce verdiğiniz linkleri tekrar o şekilde paylaşmanızı da anlayamadım.

Yazan: Gül KeskinSayın Gül Keskin, Gerçi benim sözlerimi kimse üstüne alınmamış olsa da, ben yine sormak istiyorum.Siz bu linklerden projeleri okuyabiliyor musunuz? Projelerin genel çerçevesiyle okunabilir olduğunu düşünüyorum. Ama bu sadece benim görüşümle ilgili değil tabii ki. Maalesef projelerin daha yüksek boyutlarda yayınlanması, imajların oldukça güç açılmasına neden oluyor. Bu da hem can sıkıcı, hem de siteyi hantallaştıran bir durum. Yine de ileriye dönük olarak bu uyarınızı dikkate alacağımızı belirtmek isterim. Not: Cevap yazarken aynı içerikli son mesajdan alıntı yapmayı yeterli görmüştüm.

Yazan: aktanikinci elemede elenen projemiz ekte. Gül İşlek - Aktan Acar

Yazan: mimustiSayın Gül Keskin bu linkteki görsellerin çözünürlüğünün çok düşük olduğunu ifade ettim, elinizde daha büyük boyutta görsel varsa paylaşmanızı rica etmiştim.

Yazan: caessersozeSayın Gül Keskin, Gerçi benim sözlerimi kimse üstüne alınmamış olsa da, ben yine sormak istiyorum.Siz bu linklerden projeleri okuyabiliyor musunuz?

Yazan: Gül KeskinGörsellerin çözünürlüğü çok düşük planlar okunmuyor, arkiteraya bende rica ediyorum daha büyük boyutta projeleri güncelleyebilirlerse projeler hakkında yorum yapabiliriz. Sayin mimusti, Aşağıdaki linklerden projelerin detaylı imajlarına ulaşabilirsiniz. 1. Ödül'den Örnekler 3. Ödül'den Örnekler 2. Mansiyon'dan Örnekler 3. Mansiyon'dan Örnekler 4. Mansiyon'dan Örnekler 5. Mansiyon'dan Örnekler

Yazan: cureyenSize yanıt yetiştirmek gibi bir derdim yok. ''... torpil işlemez'' demek (ve yine söylüyorum, bunu iki proje üzerinden yapmaya devam ettiniz), jürinin torpil yaptığına işaret etmektir. Ve ne gariptir ki bunun da gerekçelerini yazamadınız. Çirkin olan bu işaretiniz.
''Ofis basma kabadayılığı'' demişsiniz, direkt ifade etmeyi bırakın, çağrıştıran dahi bir söz yok yazdıklarımda. Sizinle her ortamda TARTIŞABİLECEĞIMI söylemişim, bunun ofisiniz de olabileceğini not düşmüşüm. Nerede ''kabadayılık''?
Soyadımla ilgili söz oyununuz (ki yapabildiğinizi gördüğümüz tek şey) ucuz! Yanıtı haketmez!

68'liliğinize birşey diyemem, konumuzla da ilgisi yok ama madem değindiniz bir kaç not düşmeliyim. Efendim 68 Hareketinin düşünsel-ideolojik altyapısı vardır. Bendeniz de o ideolojik altyapıdan beslenmiş, sonraki hareketlere katılmış ve hala uğraşana biri olarak şunu söyleyebilirim; sizin 68 kuşağıyla çağdaşlığınıza değil sözüm, eleştiri kültürü gelişkin bir kuşakla taban tabana zıt tutumunuza. Eleştirdiği herşeyi yapıyorsunuz. Yargılıyorsunuz! Karar veriyorsunuz! Zan altında bırakıyorsunuz! Kötü kelime oyunlarını yanıtmış gibi sunuyorsunuz ve biz maruz kalıyoruz bunlara.

Aklımdan geçen ama söyleyemediğim ise, konuştuğunuz fakat boş konuştuğunuzdu ve hala arkasındayım.

Daha fazla uzatmak istemiyorum ancak, özelden mail adresimi vereceğim. Yersiz işgalden de kurtulmuş olur ortam. Elektronik posta ile devam edebiliriz.

Bu arada ''tümce'' cümle demektir efendim. Cümlenin türkçesi diyelim. Ben ne kadar uzak olsa da ''mugayir'i biliyorum. Siz de öğrenin Türkçeyi, yararını göreceksiniz.

Bütün yorumları forumda okuyun!
Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Bu haberde etiket bulunmamaktadır.
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.