
Türk Serbest Mimarlar Derneği 1985 yılından bu yana çalışan bir sivil toplum örgütü. Cafer Bozkurt ’ un deyimiyle ; akademisyen ve kamuda görevli meskektaşlardan bağımsız , mimarlık mesleğinin serbest olarak icra edilmesiyle ortaya çıkan problemlerle ilgilenir.
Mayıs ayının sonunda Serbest Mimarlar Dernekleri Bursa ’da biraraya geldi.Toplantı sonucunda gelen haberler Serbest Mimarlar Dernekleri ‘ nin bir Birlik oluşturulmaları ile ilgiliydi. Konu hakkında İstanbul Serbest Mimarlar Derneği başkanı Cafer Bozkurt ’dan bilgi
aldık.
Cafer Bozkurt , ‘‘ Toplanmamızın sebebi Serbest Mimarlar Dernekleri Birliği oluşturulması ile ilgili ’’ diyor. ‘’ Bursa ’ da yapılan bu toplantıda İstanbul , Ankara ve İzmir SMD ’ leri bir araya geldik. Bursa ’ nın katılmasıyla dördüncü SMD kuruluşumuz oldu. Birlik olmak için beş katılımcı olması gerekiyor. Beşinci Antalya , hemen arkasından Mersin ve Trabzon katılacaktır. ’’
‘’ 28-29 Mayıs 2005 Bursa’ daki bu toplantıya İstanbul ’dan ben ,Umut İnan, Mehmet Konuralp , Ankara ‘dan Murat Artu , Yurdanur Sepkin , Aytek İltez , Şükrü Ünal , Can Ersan , İzmir ’den Şükrü Kocagöz ve Bursa ’ dan Bora Akçay katıldı . Tüm derneklerin Yönetmeliği için , İstanbul Serbest Mimarlar Derneği Yönetmeliği kullanılması kararı alındı ve Birlik Yönetmeliği için İstanbul Serbest Mimarlar Derneği Kurulurken hazırlıklar yapılmıştı.
Mimarlar Odası’ndan bu konuyla ilişkin olumlu yada olumsuz tepki alıp almadıklarını sorduğumuzda ise Bozkurt şöyle cevapladı ;
‘’Çeşitli tepkiler geliyor. Tabiiki hepimiz Mimarlar Odasının üyesiyiz. Mimarlar Odası yasayla kurulmuş Resmi bir kuruluşdur. Biz ise Serbest Mimarlık mesleğinin sorunlarıyla uğraşan bir sivil toplum örgütüyüz .’’
‘’ Mimarlık mesleğinin gerçek sorunlarıyla ilgileniyoruz. Bu sorunlar akademisyenler yada kamu kurumlarında çalışanlarla ilgili olmayıp serbest mimarlık mesleğini olarak icra edenlerle ilgilidir . ’’
Cafer Bozkurt bütün bu çalışmaları yaparken Dünyadaki Serbest Mimarlar Dernekleri Yönetmelikleri incelediklerini belirtiyor .Kendilerine Amerika ’daki sistemi uluslararası standartlara daha uygun olması sebebiyle seçmişler.
Bunun yeni bir olşum olup olmadığı ile ilgili sorunumuza ise Cafer Bozkurt şöyle bir yanıt veriyor ;
‘‘ Buna yeni bir oluşum dememiz çok zor aslında . 1985 yılından bu yana devam eden Serbest Mimarlar Derneği ’ nin 20 yıllık bir geçmişi var.Yeni olan yakalamaya çalıştığımız standartlardır. ABD ‘ de AIA , İngiltere ‘de RIBA , Almanya ’ da BDA ve Fransa ’ da IFA neyse bizde Türkiye ’ de SMD leri bu standarta taşımak istiyoruz.’’
Yazan: Gül KeskinMimarlar Odası Genel Merkezi’nin 30 Temmuz 2007 tarihinde yayınladığı "Serbest Mimarlar Derneği'nin Mimarlar Odası’nın Yönetmelik Düzenlemelerinin İptali için Açtığı Dava Reddedildi" başlıklı haber,Türk Serbest Mimarlar Derneği tarafından tekzip edildi, metnin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Yazan: Metin Karadağ"TMMOB Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği"nin Bazı Maddelerinin İptali İçin Açılan Dava Reddedildi.
Danıştay 8. Dairesi'nin E: 2005/5700 ve K: 2007/4017 sayılı kararı:
http://www.mo.org.tr/belgedocs/dava-metni-4017.pdf
Ayrıca Danıştay 8. Dairesi'nin "her iki davaya" ait kararlarına bir arada bu adresten de ulaşabilirsiniz.:
http://forum.arkitera.com/profesyonel-yasam/14545-mesleki-denetim.html
...
Yazan: Gökçe ArasSerbest Mimarlar Derneği'nin Mimarlar Odası’nın Yönetmelik Düzenlemelerinin İptali için Açtığı Dava Reddedildi.
Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.
Yazan: Metin KaradağDevamı...
14. (b) Mimara birden fazla serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi ve mührü verilmez.”
Acaba davacılar ikinci büro tescil belge ve mührünü ne yapmayı düşünmektedir. Bir mimar Türkiye’nin herhangi bir yerindeki bürosunda ürettiği hizmeti, Türkiye’nin her tarafında uygulama hakkına sahiptir. 3458 ve 6235 sayılı yasalar mimarlık yapma yetkisini şahsa verdiğine göre ikinci büro tescil belgesi ve mührü, kiralama dışında ne işe yarayacaktır? Bunun izahının yapılması gerekmektedir. Acaba davacılardan hangisi birden fazla büro adına imza yetkisi almak istemektedir, ya da davacıların tümü bu ayrıntıdan haberdar mıdır?
Eczacıların ruhsatnamelerini kiraladığını biliyorduk, kasaplarda asılı ziraat mühendislerine ait ruhsatlara da alışmıştık ki, bu davadan sonra herkesin mimar olduğu ülkemizde her önüne gelenin dükkânında Mimarlık Hizmetleri Büro Tescil Belgesi görmememiz için bir engel kalmayacaktır.
Peki bu meslektaşlarım ancak bir yerde bulunabileceklerine göre, ikinci belgeyi ve mührü ne yapmayı düşünüyorlar?
Yönetmeliğin 15. maddesinin (a), (c) ve (d) bendinin üçüncü fıkrasının iptali istenmiştir.
Bu madde Yönetmelikte “Görev, Hak, Yetki ve Sorumluluklar” başlığını taşıyan dördüncü bölümde yer almaktadır.
15. (a) Mimar, bu yönetmelik kapsamına giren tüm serbest mimarlık hizmetlerini Mimarlar Odası’nın mesleki denetimine sunmakla yükümlüdür. Mimarın bu yükümlülüğü iş sahibinin, ilgili idarenin, inşaat ve kullanma izni veren mercilerin Mimarlar Odası mesleki denetimini istememesi durumunda da kalkmaz.
(c) Mimar, bu yönetmelik kapsamında olan serbest mimarlık hizmetleri ile ilgili olarak, hizmetin başlamasından önce iş sahibi ile sözleşme imzalamak zorundadır.
Bu sözleşme; işin kapsamı, süresi, aşamaları, bedeli ve karşılıklı haklar konularında Mimarlar Odası’nda hazırlanmış tip sözleşmedeki asgari koşulları kapsar. Mimarlık hizmetleri şartnamesi ve ücret tarifesi serbest mimarlık hizmetleri sözleşmesinin ayrılmaz eki sayılır.
(d) Mimar, işveren; ilk imzalayacağı sözleşme ve sunacağı serbest mimarlık hizmetlerini;
Bu maddede sıralanan uygulama hükümlerinin 1964/5 sayılı Mimarlık dergisinde yayımlanan esaslardan dili dışında nasıl bir fark vardır? Davacılar bu soruyu yanıtlamalıdırlar.
Serbest Mimarlar Derneği Yönetimi ile bazı üyeleri, Mimarlar Odası’nın serbest çalışan üyeleri ile bu bürolarda ücretli çalışan üyeleri arasında hakemlik yapmasını istememektedir.
Mimarlar Odası sadece serbest çalışan mimarların haklarını, yetkilerini ve sorumluluklarını düzenlememektedir. Mimar ile işverenin, işveren mimar ile ücretli çalışan mimar arasındaki ilişkileri de kamu ve toplum yararı temelinde düzenlemeye geçmişte oldu gibi talip olmaktadır. Meslek Odası’nın bu asli görevi kuruluş yasasında “...meslek mensuplarının birbiriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak” şeklinde tanımlanmaktadır.
İptali istenen yönetmeliğin 7. maddesinin (e) ve (f) bentleri şöyledir:
(e) İşyerinde ücretli çalışan mimar ya da mimarlara, Mimarlar Odası’nca her yıl belirlenen asgari ücretten az ücret ödenmediğinin belgelenmesi
(f) ücretli olarak çalıştıracağı mimarlarla imzalayacağı iş düzeni ve çalışma şartlarını düzenleyen sözleşmeyi vermiş olması
Bugün serbest mimarlık bürolarında sigortasız ve açlık sınırında ücretlerle mimarların çalıştırıldığı düşünüldüğünde serbest çalışan mimarın ürettiği hizmetin en az bedel tarifesini yayımladığı gibi, bu hizmetlerin üretilmesinde katkı koyan mimarların en az ücretlerinin belirlenmesi en doğal sorumluluğudur. Odamız yönetimleri ve genel kurullar bu sorumlulukla davranmıştır.
Davacı mimarların bir iddiası da uygulamanın Rekabet Kanunu’na aykırı olduğu şeklindedir. Maalesef daha yayınlarımız aracılığı ile duyurmuş olduğumuz gibi Rekabet Kurulu, Rekabet Kanunu’na aykırı olduğu iddiası ile TMMOB Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği’ni, TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tespit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına ilişkin Yönetmeliği’ni, TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği ile TMMOB Disiplin Yönetmeliği’ni iptal etmiş ve yöneticilere para cezası vermiş, itirazlarımız üzerine Danıştay 10. Dairesi 17.11.2003 günlü (2003/2705 Esas Sayılı) kararı ile yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.
Bu karara ve sürece ilişkin belge ve bilgiler Oda yayınlarımızda meslektaşlarımıza duyurulmuştur. Davacılar bu bilgileri Odamız arşivlerinden temin edebilirler.
Peki davacılar niçin ısrarla dava yolunu seçmişlerdir?
Derneğin amacı AB Sekreterliği’ne vermiş olduğu yetki talepli yazıda yatmaktadır aslında. Bu yazıda açıkça AB sürecinde gerçekleştirilecek düzenlemelerde mimarlık alanında yetkili kurumun Mimarlar Odası yerine kendileri olmasını talep etmişlerdir. Bugün üyeleri toplam 300’ü bile bulmayan SMD’lerin (SMD üyelerinin yarısından fazlasının da bu düşünceye kesinlikle katılmadığı bilinmektedir) yetki talebinde bulunmasını pazar kavgası dışında açıklamak mümkün görünmemektedir.
Bir meslektaşımız Mimarlar Odası’nın kurulduğu günden bu yana “mesleki denetim” uygulaması adı altında yapmış olduğu düzenlemelerin çağa uygun olmadığını, o gün için geçerli olan düzenlemeleri tekrarlamanın anlamı olmadığını, yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etmişti. Bildiğiniz gibi insanımız Tanzimat’tan bu yana çağdaşlığa kıstas olarak Batı’yı gösterir. Aslında davacıların üslubunda da bunu sık sık yakalamak mümkün.
Mimarlar Odası bilgiyi yaygınlaştırmak amacı ile mesleki alanda her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte ve anında çevirisini yaparak bilgi tekelini kırmaya çalışmaktadır. Uluslararası düzenlemeler Belgeler dergisinde basılarak dağıtılmakta ve www.mimarlarodasi.org.tr adresinde yayımlanmaktadır.
Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) uluslararası alanda mimarlık mesleğinin en üst örgütü olarak bir dizi tavsiye niteliğinde kararlar almakta ve bu düzenlemeleri ulusal kesimlere iletmektedir. Bu kararlardan bazıları “Mimarlık Pratiği İçin Tavsiye Edilen Uluslararası Profesyonellik Standartları Konusunda UIA Mutabakat Metni”nde toplanmıştır. Görüleceği gibi standart yine karşımıza çıkmaktadır. Bu metinde “Bir Mimarda Aranan Temel Koşullar”, “Mesleki Bilgi ve Yeteneğin Kanıtlanması”, “Hizmet Temini”, “Etik ve Davranış”, “Mesleği Uygulama Şekilleri” vs. başlıklar altında toplanmıştır. Bu metinde “Mimarlık Meslek Kuruluşlarının Rolü” başlığı altında meslek odalarına ilişkin aslında Mimarlar Odası’nın yıllardır uygulaya geldiği düzenlemelere değinilmektedir.
Bu metinde şöyle denmektedir: “Meslekler genellikle standartlar (örneğin eğitim, etik kurallar ve uyulması gerekli mesleki standartlar gibi) belirleyen bir yönetici kuruluş tarafından denetim altında tutulur. Kurallar ve standartlar, üyelerin özel çıkarları için değil, toplumun yararını gözetmek üzere geliştirilir. Bazı ülkelerde, belirli iş türleri mevzuatla belirli bir mesleğin yetki alanı olarak sınırlanır. Bunda amaç, üyelere çıkar sağlamak olmayıp, toplum yararı açısından bu tür işlerin sadece gerekli öğrenimi ve eğitimi, standartları ve disiplini almış kişiler tarafından üstlenilmesi gereğidir. Meslek kuruluşları mimarlığın ilerlemesi, bilginin yaygınlaştırılması ve üyelerinin belirli standartlara göre iş yapmalarını sağlayarak kamu yararının korunması amacı ile kurulmuştur.”
Yine “UIA Uluslararası Meslek Standartları Mutabakat Metni Politikalarına İlişkin Öneri Kılavuzlar: Meslek Kuruluşlarının İşlevi” adlı metinde “meslek kuruluşlarının işlevleri üç temel alanı kapsamaktadır:
• Tüketici yararı
• Kamu yararı
• Mesleki yarar-mimarların yararı
Açılan davada ve gerekçelerinde meslek odalarının bu üç işlevini yerine getirmesine yönelik düzenlemelerin hedeflenmesi ile asıl niyetin ortaya konduğunu düşünmekteyim: “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” anlayışı.
Yazan: Metin KaradağHaberin devamı geldi:...
**************
http://www.mimarist.org/mmektup/index.cfm?sayi=40&RecID=929
Büro Tescil Yönetmeliği Davasında Yargı’dan Ret
• Serbest Mimarlar Derneği ve bir grup mimarın Büro Tescil Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin iptali davasında yürütmeyi durdurma talebine Yargı’dan ret geldi
• “Mesleki denetim yetkisi” meslek mensubu olmanın gerekleri kapsamında ilkeleri içeren bir denetimdir.
Mimarlar Odası’nın 2 Haziran 2005 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği”ne Türkiye Serbest Mimarlar Derneği, İstanbul Serbest Mimarlar Derneği ve bir grup mimar 1 Ağustos 2005 tarihinde dava açtı.
Davacıların farklı yayın organlarına verdikleri demeçlerde dava içeriğinin gizlendiği ya da “Neden?” sorusuna dava içeriği ile ilgisi olmayan yanıtlar verdikleri gözlemlenmektedir. Davacılarla yapılan görüşmelerde verilen yanıtlardan davacıları iki kategoride değerlendirmek mümkündür:
1. Bazı davacılar aslında neye dava açtıklarının farkında değildir ve isimleri kullanılmaktadır.
2. Diğer grup ise dava açış konularında çok nettir ve bu amaçlarını gizlemektedir.
Bu kanıya varma gerekçelerimi süreç zaten doğrulamış ve dava dilekçesinde ismi geçen, dava konusu yönetmeliğin hazırlanmasında bilfiil yer alan eski iki Oda yöneticisi birer mektup ile davadan çekildiklerini beyan etmişlerdir.
Bugüne kadar dava süreci ile ilgili yazılarda içeriğe yönelik bilgi verilmediği için tartışmayı dışarıdan izleyenler için takım tutar gibi taraf olmaktan öte bir yere varılması mümkün görülmemektedir.
Yazımda açılan davada iptal edilmesi talep edilen yönetmelik maddeleri hakkında bilgi verdikten sonra bu yönetmelik maddelerinin geçmiş izleri hakkında da bilgi vereceğim ve o zaman “Neden bugün dava açtılar?” sorusuna yanıt aramaya çalışacağım.
Dava konusu edilen yönetmelik maddelerinden ilki şöyle:
1. Yönetmeliğin 2. maddesi, yönetmeliğin kapsam maddesini tanımlamaktadır. Yönetmelik “Mesleki etkinliklerin denetimi kurallarını” kapsamaktadır.
Mimarlar Odası kurulduğu 1954 yılından bu yana doğası gereği meslek alanına disiplin getirmek, meslektaşın ve mesleğin kamu yararına gerçekleşmesini sağlamak amacı ile mesleki etkinliklere denetim getirmeyi hedeflemiş ve gelişen meslek pratiğine uyumlu bir dizi düzenleme yapmıştır.
Bu düzenleme sürecinde de Oda ve meslek pratiği konusunda sözü olan tüm mimarlar yer almış ve ciddi mücadeleler vermiştir.
Örneğin davacılardan; Bora Akçay ve Salih Zeki Pekin, Oda başkanlığı yapmış ve dava konusu yönetmeliğin hazırlanması sürecinde benim gibi aktif yer almıştır. Zaten davadan çekilme mektuplarında da bunu doğrulamaktadırlar.
Diğer davacıların da büyük çoğunluğun bu hazırlık süreçlerinde aktif olarak yer aldığı bilinmektedir.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu kuruluş amaçlarını sıralarken meslek odalarına vermiş olduğu görevlerden biri de; “Mühendislik ve Mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbiriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;” şeklinde tanımlanmıştır. Mimarlar Odası yöneticileri ve aktif çalışan üyeleri bu amacı gerçekleştirmek amacıyla Oda’nın kurulduğu 1954 yılından itibaren bir dizi düzenleme gerçekleştirmiştir.
Bu düzenlemelerde, Oda’nın kuruluş amacını gerçekleştirmek üzere“mesleki denetim etkinliklerinin denetimi için kurallar” getirilmiştir. Şubemiz arşivlerinde kısa sürede yaptığım araştırmada ulaşabildiğim belgelerden 1954 yılında yürürlüğe giren 6785 sayılı İmar Yasası’nın 14. maddesi ile mimarlık hizmetlerinin sadece mimarlar tarafından yapılabilmesinin yasal dayanakları oluşturulmuştur. Fakat bu sürecin yeterli olmadığı görülmüş ve yeni düzenleme gereksinimleri doğmuştur. Mimarlar Odası’nın yaptığı düzenlemeler ve uygulamadan verdiği deneyim sonucunda 1961 yılından itibaren mesleki uygulamaların “Ortak Mesleki Denetim Uygulaması (OMDU)” adı altında disipline edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu uygulamanın 12 Eylül 1980 darbesine kadar sürdüğü, fakat bu tarihten itibaren kesintilere uğradığı görülmekle birlikte biçimi değişse bile bugüne kadar uygulana geldiği görülmektedir.
O tarihlerde bu uygulamayı başlatarak sonraki kuşaklara aktaranlar uygulamayı yapı üretiminin ülke ve kamu yararına denetlenmesini amaçlayan bir mesleki hizmet disiplini olarak tanımlamışlardır.
Belge uygulamasının uygulamaya konduğu tarihten itibaren çıkar çevrelerinin engellenme girişimleri ile karşılaştığı görülmektedir (Yapı Denetiminde Meslek Odalarının Denetimi OMDU, 1979, Mimarlar Odası Yayını). 1961 yılından itibaren uygulamaya konan OMDU Uygulamasının ilk engelleme ile 1973 yılında karşılaştığı görülmektedir. OMDU’nun amaçları bu yayında şöyle tanımlanmıştır:
• İmzacılığı önlemek, gerçek meslek adamlarının proje yapmasını sağlamak,
• Nitelikli hizmet için asgari ücret,
• Proje standardı, ortak denetim, uygulamayı düzeltmek,
Mimarlar Odası yapı üretim sürecinde yer alan diğer meslek odaları ile birlikte geliştirdiği uygulamanın yasal dayanakları da Oda genel kurul kararları ile yürürlüğe sokulmuştur.
“Mesleki etkinliklerin denetimine kural” getirmek amacı ile yapılan düzenlemeler; 17.02.1973 yılında “Mimarlar Odası Serbest Mimarlık ve Şehircilik Bürolarının Tanımı, Tescili ve İş Dağıtım Düzeni Yönetmeliği”, 17.04.1973 tarihinde “Mühendislik ve Mimari Proje ve Teknik Uygulama Sorumluluğu Yönetmeliği”, 11.06.1974 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Ortak Mesleki Denetim Yönetmeliği” şeklinde sıralanabilir.
Oda yönetimleri mesleki uygulama yönetmeliklerini tanımlarken mesleki etik kuralları tanımlamayı ihmal etmemiş ve bu amaçla “Mimarlık Mesleğini Uygulama, Mimarlar Arası Dayanışma, Mimarlık Şeref ve Haysiyetini Koruma Yönetmeliği’ni 13.02.1971 tarihinde yürürlüğe koymuştur. Bu yönetmeliğin Amaç ve Kapsam maddesi şöyle: “Bu yönetmelik, mimarlık mesleğini uygulama, mimarlar arası dayanışma, mimarlık, şeref ve haysiyeti gereği, Mimarlar Odası üyelerinin uymakla zorunda oldukları kuralları kapsar.”
Yine aynı yönetmelikte mimarların alınmış olan genel kurul ve yönetim kararlarına uyma yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Dava konusu yönetmelik kapsamı ve uygulama tanımı ve biçimi yukarıda tanımlanan yönetmelikler ile aynıdır. Farklı olan nedir?
Davacıların büyük çoğunluğu mesleki denetimin kurallarını koyan meslektaşlarımızdır. 1961 yılında OMDU uygulaması kapsamında mesleki denetim uygulamasını başlatan Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu’nda Doğan Tekeli İkinci Başkandır. Davacılardan Sn. Levent Aksüt, Sn. Doğan Hasol, Sn. Ersen Gürsel, Sn. Murat Artu’nun mesleki denetim uygulamasının uygulamaya konduğu ilk günden itibaren farklı tarihlerde ya da aynı anda Oda’nın farklı kademelerinde aktif görev aldığı, görev yaptığı ve uygulamanın bizzat takipçisi olduğu bilgisine Oda yayınlarından ulaşılabilmektedir.
Mimarlar Odası, Mimarlık dergisinin 1964/5 sayısında “Mesleki Hizmetlerin İfasında Uyulması Gerekli Tatbikat Esasları”nı yayımlar, Sn. Levent Aksüt o tarihte Mimarlar Odası Merkez Yöneticisidir, Sn. Doğan Hasol da Oda Yayın Kurulu’nda görev yapmaktadır.
• Bu esaslara göre, projelerde, Oda Umumi Heyetlerince kabul edilmiş olan mimarlık ve mühendislik hizmet standartları aranır.
• Bu maddede adı verilen standartlar, mukavelelerin tabii ekidir. Bu standartlara uymayan projelere belge verilmez.
• Vize işlemi yapılacak mesleki hizmetler için mimarın işverenle bu yönetmelik esaslarına göre mukavele yapması ve bunun bir suretini, Şubeye tevdi etmesi esastır. Bu mukaveleler, en azından Tip Sözleşmedeki konuları ihtiva eder.
• Belge harçları, Oda Umumi Heyetlerince kabul edilecek esaslara göre alınır.
• Vs.
Davacılar, yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan “Mesleki Denetim” tanımının iptalini de istemektedirler.
İptali istenen Mesleki Denetim; Yönetmelikte Mimarlık hizmetlerinin; kamu yararını gözetmek, haksız rekabeti engellemek, meslek etiğini ve eser sahibi mimarın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan gelen haklarını korumak amaçlarıyla, Mimarlar Odası tarafından yürürlükteki standart ve normlara göre incelenerek, mimarın kayıt ve sicillerinin tutulması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım ve uygulama yukarıda adını ve tarihini verdiğim ve 1961 yılında yürürlüğe giren OMDU uygulaması (benim ulaşabildiğim en eski tarih) ile Mimarlık 1964/5 sayısında yayımlanan esaslarında, daha sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerin de aynı olduğu görülmektedir.
Davaya konu yönetmeliğin 3-5. maddesinin (a) bendinde yer alan “mimari tasarım hizmetleri tanımının” iptali de istenmiştir. Bu madde şöyle:
(a) Mimari tasarım hizmetleri; mimari proje hizmetleri, rölöve, restitüsyon, restorasyon hizmetleri, imalat projesi çalışmalarıdır.
Bu maddede “mimari tasarım hizmetleri” kapsamı dar tutulmuş denilebilir, fakat neden iptali istenebilir? Zaten TMMOB tarafından daraltılan uygulama ile ilgili Odamız tarafından bir dava açılmıştır. Halbuki davacılar burada söz konusu daraltmayı Mimarlar Odası yapmış gibi göstererek dava açmıştır.
İlginçtir davacıların iptalini istediği maddelerden birisi de yönetmeliğin 14. maddesinin (b) bendidir:
14. (b) Mimara birden fazla serbest mimarlık hizmetleri büro tescil belgesi ve mührü verilmez.”
DEVAMI VAR...
Yazan: Metin KaradağBu haberin devamı var mı, yok mu?
Yazan: Metin KaradağBu haberin devamı yok mu?
Yazan: Gülin Şenolİstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa Serbest Mimarlar Dernekleri mayıs ayının sonunda birleşme kararı aldılar. Antalya'nın birleşmesiyle birlikte de beşinci katılımcı sağlanacak ve dernekler tek bir çatı altında toplanabilecek.
Haberin devamını okumak için tıklayın:
Serbest Mimarlar Birleşiyor!
Bütün yorumları forumda okuyun!








