Is GYO

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
ARKITERA KARIYER

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

11. Venedik Mimarlık Bienali’nin Açılışına İki Kala

Tarih: 12 Eylül 2008 Yazan: Gül Keskin

Fotoğraflar: Arkitera Mimarlık Merkezi

Dünyanın en önemli mimarlık etkinliği Venedik Mimarlık Bienali, iki yıl aranın ardından 12 Eylül Cuma günü Teatro alle Tese’de düzenlenen görkemli basın toplantısıyla açıldı. Dünyanın dört bir yanından binlerce basın mensubunun Venedik Lagünü kıyısındaki eski Arsenale tersanesine akın ettiği toplantıda, bienalin küratörü Aaron Betsky, bienalin ana teması ve sergilenen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Bienalin bu seneki teması “Orada: Binanın Ötesindeki Mimarlık” başlığını taşıyor. Mimarlığın yalnızca binalardan ibaret olmadığına atıfta bulunan ve mimarlıkta tecrübe kazanmaya, bunu cesaretlendirmeye odaklanan 11. Uluslararası Venedik Mimarlık Bienali, var olan veya gerçek dünyada keyfini çıkarabileceğimiz, sosyal problemlere soyut çözümler getiren binalar sunmak yerine, “Mimarlık, gerçek dünya içinde ve üzerinde deneyimle bazı somut biçimler veya baştan çıkarıcı imgeler ortaya koyabilir mi?” sorusuna yanıt arıyor.

 
Bienal kapsamında Giardini ve Arsenale’de görülebilecek sergiler dışında, Venedik’in pek çok farklı noktasında da paralel etkinlikler gerçekleştirilecek. Ana etkinlik mekanlarından Arsenale’de ziyaretçiler 23 enstalasyonu, Giardini’de ise 55 uluslararası firmanın deneysel çalışmalarını ve “Deneyim Masterı” başlığını taşıyan araştırmayı inceleyebilecek.

Binanın ötesindeki mimarlık deneyiminin nereye ulaşabileceğini yansıtan “Orada: Binanın Ötesindeki Mimarlık” sergisini Roma kentine adanmış iki sergi takip ediyor: “Roma Interrotta” ve “Ebedi Olmayan Şehir”.



Giardini’de hazırlanan İtalyan pavyonu ise üç ayrı bölüm halinde düzenlenmiş: “Deneyim Masterı”, “Deneysel Mimari” ve “Kenti Doldurmak”. Bu bölümde Zaha Hadid, Rem Koolhaas, Herzog & de Mouron, Coop Himmelb(l)au gibi dünyaca ünlü mimarların çalışmalarını yakından incelemek mümkün.

Giardini’deki İtalyan Pavyonu’nda 13 Eylül 2008 tarihinde gerçekleştirilecek resmi açılış töreni ve Altın Ayı Ödül Töreni’yle devam edecek olan Venedik Mimarlık Bienali, 23 Kasım 2008 tarihine kadar açık kalacak.Konuyla İlgili Linkler

YorumlarYorum Sayısı: 8

Yazan: Ömer KanıpakBen bu konuyu Bienal Direktoru'nun yardimcisi ile gorustum. Yan Etkinlikler olarak adlandirdiklari Venedik icindeki bir suru mekanda Turkiye adina bir sey duzenelmek mumkun. Cok buyuk paralar da harcanmasi gerekmiyor. Arkitera bu konuda bir sonraki bienal icin bir organizasyon veya koordinasyon yapmaya basladi bile. Ama Giardini veya Arsenal'de Turkiye'nin temsili icin Dis Isleri'nin calismaya baslamasi gerekiyor.

Yazan: UrbanaliBence beceriksizlik değil, isteksizlik bu. Devleti temsil eden liderlerin son dönemde mimari ile ilgli söylemlerini dikkatli incelersek konuya nasıl bir perspektiften baktıklarını görebiliriz. MEB okullarının tip projeleri, Adliye sarayı tip projeleri... 'Selçuklu Mimarisi çizgilerini taşıyan' bu postmodern yapıların yüceltilmesi... Bu konuda devletin zirvesinin Türkiye'yi nasıl gördüğü veya görmek istediğiyle pararlellik taşıyor. Bu konuda söylemek istediklerim çok, fakat konu başlığının önüne geçmemesi için yeri geldiğinde bununla ilgili bazı şeyler söylemek istiyorum. Kısaca 'yaptıramamışlar' değil bence 'yaptırmamışlar' diyorum. Bu binaları devlet destekliyor olabilir ama unutmayalım ki çevresini eleştiren ve gelişmesini arzu edip hayaller kuran biz mimarların eseri bu binalar bunu da unutmayalım. Camianın bütünlüğünden söz edilemediğine, etik ve mesleki kuralların hele ki mimarlar tarafından günümüzde pek de önemsemediği bir ortamda daha fazlasını ümit etmek biraz lüks kaçacaktır. Mimarlar kendilerine gelmedikçe sadece devletten bir şeyler beklemek bence anlamsız hatta içinde bulunulan durumu gayet iyi açıklamakta bir yandan.. Konuya geri dönersem bienalde yer almak için mutlaka büyük bir yapı olmasına gerek olmadığını ve açık hava genel sirkülasyon alanlarına yerleştirilebilecek geçici bir tasarım ile Türk Mimarlığı'nın en azından var olduğu gösterilebilirdi diye düşünüyorum.. üstelik de ülkenin tanıtımı açısından da müthiş bir fırsat temelde...

Yazan: RedRapsodyDışişleri Bakanlığı'nın becereksizliği; başka bir şey değil. Bugüne kadar bir girişim de bulunup Giardini'de bir Türkiye Pavyonu yaptıramamışlar. Bundan sonra da herhalde yer olmaması nedeniyle olanaksız. Kuzeyli Avrupalılar'ın (Özellikle de Fehn'in tasarımı) ya da söylediğiniz gibi Uruguay ve Venezuella'nın pavyonlarına gıpta ile bakmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok sanırım. Bence beceriksizlik değil, isteksizlik bu. Devleti temsil eden liderlerin son dönemde mimari ile ilgli söylemlerini dikkatli incelersek konuya nasıl bir perspektiften baktıklarını görebiliriz. MEB okullarının tip projeleri, Adliye sarayı tip projeleri... 'Selçuklu Mimarisi çizgilerini taşıyan' bu postmodern yapıların yüceltilmesi... Bu konuda devletin zirvesinin Türkiye'yi nasıl gördüğü veya görmek istediğiyle pararlellik taşıyor. Bu konuda söylemek istediklerim çok, fakat konu başlığının önüne geçmemesi için yeri geldiğinde bununla ilgili bazı şeyler söylemek istiyorum. Kısaca 'yaptıramamışlar' değil bence 'yaptırmamışlar' diyorum.

Yazan: Gül KeskinBienalin bir diğeri ana mekanı Giardini'de yer alan sergilerle ilgili habere ulaşmak için tıklayın: 11. Venedik Mimarlık Bienali'nden İzlenimler - 2

Yazan: Omer YilmazDışişleri Bakanlığı'nın becereksizliği; başka bir şey değil. Bugüne kadar bir girişim de bulunup Giardini'de bir Türkiye Pavyonu yaptıramamışlar. Bundan sonra da herhalde yer olmaması nedeniyle olanaksız. Kuzeyli Avrupalılar'ın (Özellikle de Fehn'in tasarımı) ya da söylediğiniz gibi Uruguay ve Venezuella'nın pavyonlarına gıpta ile bakmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok sanırım.

Yazan: UrbanaliVenedik bienaline ben de kısa bir süreliğine de olsa uğrama şansı buldum. Biraz kalabalık olmakla beraber etkileyici ve farklı birçok çalışma var. Bir kısmını da biraz suni buldum gerçi ama imkanı olan herkese tavsiye ederim. Ancak merak ettiğim hatta üzücü bulduğum bir durum Türkiye pavyonunun olmaması. Uruguay, Venezuela gibi ülkeler de katılırken bizim neden temsil edilmediğimiz garip değil mi sizce? Konuyla ilgili bilgisi olan varsa aktarırsa memnun olurum...

Yazan: Gül KeskinVendik Mimarlık Bienali'nin ana mekanlarından Arsenale'de yer alan sergilere dair notlara "Venedik Mimarlık Bienali'nden İzlenimler - 1" başlıklı haberden ulaşabilirsiniz. Venedik Lagünü kenarında eski bir tersane olan Arsenale’in doğu bölümünde yer alan önemli binalardan bir kısmı, eski dok ve antrepolar, 1999 yılında “dAPERTutto” başlığıyla gerçekleştirilen 48. Uluslararası Sanat Sergisi’yle birlikte kapsamlı bir restorasyon programından geçirilerek sergi alanına dönüştürülmüş. Arsenale içindeki Corderia, Artiglierie ve Tese, o tarihten bu yana Venedik Mimarlık Bienali’nin sıra dışı sergilerine ev sahipliği yapıyor.

Yazan: Gökçe ArasDünyanın en önemli mimarlık etkinliği Venedik Mimarlık Bienali, iki yıl aranın ardından 12 Eylül Cuma günü Teatro alle Tese’de düzenlenen görkemli basın toplantısıyla açıldı. Dünyanın dört bir yanından binlerce basın mensubunun Venedik Lagunu kıyısındaki eski Arsenale tersanesine akın ettiği toplantıda, bienalin küratörü Aaron Betsky, bienalin ana teması ve sergilenen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Haberin devamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. 11. Venedik Mimarlık Bienali’nin Açılışına İki Kala Arkitera Etkinlik Dosyası'nda 11. Venedik Mimarlık Bienali

Bütün yorumları forumda okuyun!
Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Bu haberde etiket bulunmamaktadır.
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.