Gökçek, geçen ay ODTÜ’deki bazı binaların imar planları bulunmadığı gerekçesiyle kaçak olduğunu ileri sürerek, üniversite yönetimine 40 bina için toplam 1 milyon 800 bin YTL para cezası kesmiş ve binaların yıkılabileceğini belirtmişti. Eski Rektör Prof. Dr. Ural Akbulut, Gökçek’in asıl niyetinin üniversite yerleşkesinde bulunan Eymir Gölü’nü almak olduğunu, söz konusu uygulamanın gerçekleşemeyeceğini, Eymir Gölü’nün bulunduğu arazinin “doğal sit alanı” olduğunu anımsatmıştı. Tepkiler üzerine Gökçek geri adım atmış ve binaların yıkılmayacağını açıklamak zorunda kalmıştı.
‘Telafisi güç zararlar doğar’
Ankara 10. İdare Mahkemesi, ODTÜ’deki yıkım kararı alınan ve para cezası kesilen 3 bina hakkında diğer binalara örnek teşkil edecek bir karar aldı. Mahkeme, üç bina için de yıkım ve para cezası kararlarının yürütmelerini durdurdu. Mahkeme kararında, işlemin hukuka aykırı olup olmadığının bu aşamada saptanamadığı belirtildi. Oybirliği ile alınan kararda, şöyle denildi: “İşlemin uygulanması halinde telafisi güç zararın doğacağı anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin 1. savunması ve ara kararı cevabı alındıktan sonra yeniden bir karar verilinceye kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27/4 maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulması isteminin kabülüne, cevap verme süresinin otuz gün olarak belirlenmesine 4.8.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.”
Yazan: Burcu KarabasBaşkent’in gündeminde son haftalarda büyük yer tutan ve tüm Türkiye’nin de ilgiyle izlediği "Gökçek ODTÜ’yü yıkacak mı" tartışmasında önemli bir gelişme yaşandı.
Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ’deki 40 bina için verdiği para ve yıkım cezasına mahkemeden durdurma kararı geldi.
Hürriyet'te yayınlanan habere ulaşmak için tıklayın.
Yazan: ayasofyaKeşke Melih Gökçek her türlü kaçak yapı için aynı sorumluluğu olduğunu hatırlasa. Ankara'lı değilim ama İstanbul Büyük şehir Belediye'sinin bile ciddi kaçak katları olan yapısı var. Örneğin İSKİ binası. Gökçek'in anlamadığı bu binaların kampüs içinde ÖZEL BİR YASAYA dayanılarak yapıldığı. Yani o yasa çerçevesinde ODTÜ Rektörlüğü'nün imar izni alması gerekmiyordu. Yeni kanun eski hakları silemez. Artık belli ki gündemi çevirmek için konuşuyor da konuşuyor. Arsenik hikayesine gelince. Su temizdir diye ODTÜ raporu var diyerek. ODTÜ'nün adını marka niyetine kullanmaya çalıştı kendisi. Sonra ODTÜ'den itiraz gelince Mart ayında gönderdiği yazıyı da delil gösterip ceza vermeye kalkıyor. Önce yazdım diyor. Böyle bir koz elde ettiği gün tabii ki yazıyı yazacak. Sonradan aba altından soğa göstermek için başka kaç kuruluşa böyle yazı göndermiştir kim bilir. Canı sıkıldığında bunu bir unsur olarak kullanacaktır. ODTÜ binaları bu özel yasa çerçevesinde gerekirse mecliste görüşülüp yasal hale getirilmelidir. Ama bunu yapmayacakları gün gibi ortada. Gökçek Üniversiteler Şehri olarak görmek istiyorum Ankara'yı diyor ama sadece "benim istediklerim doğrultusunda rapor veren üniversiteler şehri" demek istiyor herhalde. Bu açıklamaları ya da ODTÜ'ye karşı bu güç göstermini danışmanlarına danışarak ya da ODTÜ'ye yapacağı bu ceza verme durumuyla oy kaybetmeyeceğini yani zaten ODTÜ'lülerden oy alamayacağını kabul ettikten sorna yaptığı da belli. "Su" gündemini değiştirme durumunun unutmamamız gerektiğini bir kere daha hatırlatırım.
Yazan: Emine MerdimAnkara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in ODTÜ ile ilgili basın toplantısı görüntüleri http://www.ankara-bel.gov.tr/AbbSayfalari/Ana_sayfa/baskan_odtu_basin_aciklamasi.aspx
Yazan: RedRapsodyDiğer yandan ODTÜ'nün sıkıştığı nokta bence dop payı alınmayan belediyede imar planı hazır olmayan arsaları değil. Ankara halkına kapalı kampüsüdür. Ankarada yanyana kampüsleri olan vakıf üniversitesi BİLKENT'e rahatça girebilirsiniz, kütüphanesinden faydalanabilirsiniz. Pekçok araştırmamı BİLKENT kütüphanesinde yaptım... ODTÜ kütüphanesine hiç giremedim, girmeyi aklımdan bile geçirmedim hatta. Yanınızda bir ODTÜ'lü olmadan ODTÜ kampüsünü kullanmanız çok zordur. İşte ODTÜ'yü haklıyken haksız duruma düşüren anlayışı bu aslında. İşte ODTÜ'nün kaybettiği ve köşeye sıkıştığı anlayısı aslında bu... ODTÜ de bir heykel vardır, yükselen değerler , alçalan değerler anıtı, inen çıkan grafikler... İşte o anıtı iyi yorumlamak gerek, ne yükseliyor, ne alçalıyor. Yükselenler neden yükseliyor, alçalanlar neden alçalıyor? ODTÜ kampüsünü herkese açın, kampüsleri kente açın, yoksa değer eğrileri iyice dramatikleşecek. Haklıyken haksız duruma düşüp, rant akbabalarının kurbanı olacak...
Yazan: RedRapsodySöz konusu başkan kendisini zeki sanan 'şark kurnazı' tipolojisindeki gruba dahil olabilmek için gücünü harcıyor görüntüsünde. Yıllardır Ankara'da AOÇ yi ele geçirme planları yapıyor zaten. Diğer taraftada 'memleket elden gidiyor' diye panik yapmış kamu yöneticileri... Sonuç böyle saçma sapan polemiklerle ortaya çıkan iç çekişmeler... Şimdi de ODTÜ'yü yakaladı. Peki ozaman Türkiye'deki bütün üniversite kampüsleri incelensin, hepsinden %40 belediyeye dop payı verilmiş mi bakılsın.Yahu belediye nedir. Sen kimsin? Ne için kimden arsa istiyorsun? Amacın hizmet mi? Kime hizmet? ODTÜ den bahsettiğinin farkında mı bu adam, Türkiye'nin en büyük gerçek teknoloji üreten üniversitesinden, en büyük AR_GE tesisleri olan üniversitesinden. Böyle saçma sapan birşey olmaz. Yasalar zart zurt edebiyatı yapıyor. Yasa sen babana çiftlik yap diye çıkmış birşey değil demesi gerekiyor birinin. Herşeyi yasasına uydursak sen dahil ortada adam kalmaz demesi gerekiyor belki birilerinin de... ODTÜ'nün halka açık bir üniversite ortamına kavuşması için Melih Gökçek'in tehditleri beklenmemeli. Benim mezun olduğum 'Çukurova Üniversitesi' kampüsü halka açıktır, kapıda güvenlik vardır ama içeriye girer oturur, gezer tozar, kütüphaneye girer , manzara izler gidersiniz. Bunun hiçbir ters etkisini görmedim. ODTÜ bu esnekliği gösterip, elindeki imkanları kontrollü biçimde halka sunma erdemini gösterebilir. İ. Melih Gökçek' e de en güzel cevap olur bu. Üniversiteyi RANT kapısı olarak gören bu zihniyet yokedilmelidir. Bakınız Kayseri Erciyes Üniversitesi çok iyi bir örnek. Kampüsün içerisinden alt geçitle, öğrenciyle karşılaşmadan trafiği alta alarak Kayseri'nin Talas , ilçesiyle merkezi birbirine bağlanı. Kayseride yanlış işler de yapıldı kent içindeki alt geçitlerle ilgili, ama bu gerçekten çok olumlu bir iş oldu ve Talas ilçesini merkeze birleştirdi. Kimse yönetime bana %40 dop vereceksin diye dayatmamıştır eminim böyle birşey olamaz. Belediye projesini rektörlüğe sunmuştur, onlar da kabul etmiştir. Üniversitenin her işine koşturur zaten Kayseri'li onlar istemeden binasını yapar. Bu iyi niyetli ilişki bence örnek teşkil edecek türden. Burada mesele şu ' iyi niyet' ve ' iş yapma' çabası. Burada eğer Ankara'ya ve ODTÜ ye değer katacak bir proje için ODTÜ den arazi talep ediliyorsa neden karşı çıkılsın. Ama Melih Gökçek'in antipatik gülüşü ve tutarsız, ironik üslubu, 'şark kurnazı' teknikleri eminim ODTÜ yönetiminin midesini alt üst ediyordur. Kişisel olarak benim de... Çarkın dönmesini arazi rantına bağlayan belediye anlayışının yokedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hizmet üretme çabasındaki ve herkesi dinleyen belediye anlayışının desteklenmesini diliyorum. Ayrıca son Ankara gezimden bir not. Eskişehir yolu boyunca trilyonlar harcayarak dikilen grup halindeki fidanlar ' ANKARA İKLİMİNE' uymadığı bilindiği halde dikildi. Su sıkıntısı olmasına karşın da 'aman kurumasın' denilerek sulanmaya devam ediliyor. Eskişehir yolunda dikilen bütün ağaçlar kuruyacak. ODTÜ'den tek bir binanın tek bir çivisini sökmeye kimsenin gücü yetmez, bunu herkes bilir. Ankara'nın Ankarayı taşıyabilecek kapasitede, iyi niyetli ve antipatik olmayan bir belediye başkanına kavuşmasını diliyorum.
Yazan: AZMİ AÇIKDİL"Oltaya gelmek " nereden çıkarıyorsunuz bunları. Dilin kemiğimi var. Dileyen her yeriyle konuşabilir.
Lafın geldiği yer, Behruz Bey'in konsepti değil, mesleğimizin değer ölçüsü hiç değil.
Binaları beğenmediğinden mi yıkıyor ?. Yoksa aralarından bir yol bulup gölde ki ormana ulaşmak için mi yıkıyor ?. Herkeste bu güne kadar dosdoğru işini yaptı. En son davetle elde edilen projeyi bakınız. İşin nasıl yapıldığının aynasıdır.
Meslekten olmayan hiçbir kimseye, değil ODTÜ, meslektaşlarımın yaptığı hiçbir proje ve yapı için laf söyletmem.
Rektör elbette kapı da bekleyecek. Koskoca Ankara Belediyesi Gökçek mi demek. Kimseden ses çıkmayınca tek başına mücadele vermesi bence diğer rektörlere de örnek olmalı.
Arkasın da durmak için kalemlerimizi bırakıp saf tutmalıyız. Taraf olmalıyız.
Lafı saptıranlar Gökçek'ten farklı kimseler değildir.
Yazan: Gül KeskinBahsi geçen kampüs planlaması ve çok sayıda fakülte binasının yarışma yöntemiyle elde edilen projelerinin sahibi Behruz Çinici'ye, Melih Gökçek’in yaptığı açıklamalarla ilgili görüşünü sorduk: Üzerindeki Her Yapının "Tasarlandığı" ODTÜ Kampüsü Yıkılıyor mu?
Yazan: buraktosunNe yazık. Melih Gökçek oynuyor camiamızla ve ne yazıkki oltaya gelen entellektüel mimarlarımız ve öncelikle otorite ve kalite sahibi odtu rektörümüz. Behruz beye gelince. Behruz bey kesinlikle projesinin üzerine gitmeli ve kendi eserinin konseptini korumalıydı.Çünkü onun eseriydi. Melih Gökçeğin bu hareketi yapması bizim Şehir Bölge Planlamacı ve Mimar meslektaşlarımızın ne kadar mesleğimize değer verdiğimizi göstermekte. Ne yazıkki işimizi değil laf ebeliğini iyi biliyoruz. Melih gökçek gibi bir adama söz hakkı doğuruyorsak bu bizim ayıbımız. Dosdoğru işlerimizi yapmalıydık. Rektöre gelince "kapıda bekliyor olacağım" diyor. ODTU bir çiftlik sende o çiftliğin sahibi değilsin. Türkiye Cumhuriyeti Devletim bunlara çözüm üretemeyecek bir yer değil. Bu basın açıklamalarıyla değil icraatlarıyla görmek ümidiyle.
Yazan: luminaMelih Gökçek'in "başarısı" da bu zaten. Hangi kartı ne zaman açacağını, o kart açıldığında ne yaygara kopacağını biliyor ve herkesle istediği gibi oynuyor. Tv tartışmalarında filan da o yüzden o kadar rahat, bazen pişkinliğe varırcasına. Gökçek'le mücadele zor. Herkesin açığını koleksiyon yapıyor sanki sonra da yasadır şudur budur herşeyi arkasına alıp çakıveriyor kibriti.
Yazan: ayasofyaHedef saptırılıyor. Su sorunu devam ederken gündemde kalmak biraz kendi seçmenine su hikayesini unutturup zenginler (pardon yüksek gelirli kısım ona yakındır) "eğitimliler kaymağı yiyor okumamışlara yazık değil mi?" havasında. Bu gündem ve hedef saptırılması basitçe. Ciddiye almayın demem ama İ.Gökçek Mimarlar Odası'ndan bu tür bir cevabın geleceğini tahmin ediyordu zaten. Hatta kelimesi kelimesine bu mühürlemeyi yapmadan biliyordu diyebilir o kadar tipik yani. Oda HEMEN BÜYÜK TEPKİ VERDİ. Bu basın bildirisni okuyan İ. o kadar korkacak ki bu edebi yazı üzerinde belki de istifa edecek. Gündem değiştiremek yerine bu tür saçmalığı SU politikasını yanlışları gündemde tutup ODTÜ'nün bu arazisinin Ankara'nın hava alma yeri olarak tutulmasının şehircilik açısından su katılmamış İ.nin aklına dahi gelmediğini belirtmek bence daha akıllıca olacaktır
Bütün yorumları forumda okuyun!








