Astay Yatirim

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
Borusan Muzik ve Sanat Evi

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Herzog & de Meuron'un Çin'deki ORDOS 100 Projesine Türkiye’den Mimarlar Tasarım da Davet Edildi

Tarih: 15 Şubat 2008
Gobi Çölü’nün alabildiğine uzanan boşluğunda yeni bir kent inşa ediliyor. Çin’in Moğolistan sınırına yakın Ordos kenti 2 yıl öncesine kadar çölün herhangi bir parçası iken şimdi varlığıyla etrafında yeni kentlerin oluşmasını tetikliyor.

Çin’in en büyük süt üreticisi olan Cai Jiang bu gelişmelerin baş kahramanı. Cengiz Han’a, ismini omzuna dövme yaptıracak kadar hayran olan, elinden purosu düşmeyen bu işadamının bir diğer özelliği ise parasını sanata ve mimarlığa yatırma merakı. Yatırım aracı olarak sanat eserlerini toplayan, hatta kazançlarının büyük kısmını mimarlığa yatıran işadamları görmeye artık alışsak da, Çin’in bu kesiminde işler alıştığımız ölçeklerin biraz da dışına çıkıyor. Öyle ki, Thomas More’un “Ütopya”sı bile bu tip projeleri öğrendikçe bize naif ve daha gerçekçi gelebilir.


Solda Cai Jiang, sağda Ai Weiwei

Her şey bu süt imparatorunun ünlü Çinli sanatçı Ai Weiwei’ye planlarını anlatması ile başlamış. Weiwei, Herzog & de Meuron’un da Çin’deki “kuşyuvası” stadyum projesinde danışmanlık yapmıştı. Weiwei’nin vizyonu süt imparatoru Jiang’ın hayalleri ve parası ile birleşince, ütopyalar da gerçeğe dönüşmeye başlamış.

Gobi Çölü'nün Moğolistan’a yakın bölgesinde Baotou'nun güneyinde yeniden kurulan kent, bir kültür ve sanat kenti olarak planlanıyor. En azından kent sahibinin danışmanı, sanatçı Weiwei kent planını bu şekilde tamamlamış. Altyapısı, yolları hatta kaldırımları tamamlanan 197 hektarlık alanda tek yükselti; inşaatı tamamlanmış, sanat eserleri içine yerleştirilmiş Çağdaş Sanatlar Müzesi. Bunun dışında Gobi Çölü'nün uçsuz bucaksız kum tepelerini bozan tek bir insan yapısı yükselti yokken, gelecek sene burada alışveriş merkezleri, müzeleri ve konutları ile bir kent yükselecek.

Ordos 100’de Bir Türk Mimarın İmzası
Bu kentin 1000 m2’lik lüks konutlarının tasarlanması işi ise uluslararası mimarlık camiasında şaşkınlıkla karşılanan bir iş dağıtma projesine dönüşmüş durumda. İşveren Cai Jiang’ın da onayı ile Herzog & de Meuron ikilisi dünyada yıldızı parlayan ancak olağan mimarlık medyasında kendine hak ettiği şekilde yer bulamamış 29 ülkeden 100 mimarlık ofisini belirlemiş. İngiltere’den sadece bir ofisin çağırıldığı bu projede Türkiye’den de sadece Han Tümertekin’in ofisi Mimarlar Tasarım davet edilmiş. Davet edilen yüz mimardan ellisi geçtiğimiz haftalarda dünyanın bu uzak ve sakin köşesinde kendilerine ayrılan parselleri görmeye ve kontratlarını imzalamaya gittiler. Avan projelerini tamamlamaları için önlerinde 100 günleri bulunan mimarlar, projelerini sunmak üzere üç ay sonra yeniden Ordos’ta buluşacaklar. Bundan sonra uygulama projeleri Ai Weiwei yönetiminde Çin standartlarına göre Çin’de üretilecek projeler hızla uygulamaya başlanacak.


Parsellerin kura ile belirlenmesinin ardından mimarlar araziyi ziyaret ettiler.

Şaşırtıcı hızda gelişen bu ütopik projenin sounda, süt imparatoru topladığı sanat eserlerini koyabileceği bir müze etrafında geliştirilmiş bir kültür ve sanat kenti elde etmiş olacak. Çölde kurulan bu kentin gerçekten yaşayan bir kente dönüşüp dönüşmeyeceğini ise ancak zaman gösterecek.


Mimarlar Tasarım’ın kura ile belirlenen 020 numaralı parselinin alanı 1684 m2. Bu alanda ve komşu parsellerde 2008 sonunda dünyanın en ilginç mimarları tarafından tasarlanmış 1000m2’lik 100 adet villa inşa edilmiş olacak. Konuyla İlgili Linkler

YorumlarYorum Sayısı: 89

Yazan: cureyenAyrıca ben, Han Tümertekin'in programatik yük arttıkça sıradanlığı zorladığını düşünüyorum.
Batılı üretim biçimlerini reddediş gibi düşündüren özel evleri, mekansal düzen ve konstrüksiyonu açısından sahici gelmiyor. Açık söylemek gerekirse, kuşkuyla baktığım işler.
Oysa Cansever tutumundan eminim, okuyabiliyorum. Sahici buluyorum (doğru bulmasam da) ama Tümertekin örneğinde ''sinemaya sızmış Brechtçi'' tutum seziyorum.

Ömer Yılmaz'ın ''Harvard ve muadili...'' ölçütüyse, gerçekci değil!
Bunu tartışabiliriz...

Yazan: cureyen''İyi işliyor'' çok doğru gelmiyor bana. Doğru olsaydı eğer, konut diye üretilenlerin çoğunluğu için de aynı şeyi söylemek gerek. O zaman da sorunu yalnız görüntüye indirgiyormuşuz gibi bir tehlike çıkıyor ortaya.
Katlar arasına sıkıştırılmış hayatı olumlayan bir durum var. Sorgulayan, yorumlayan tutum olmadığı gibi, çatı arasında Lumina'ya olduğu gibi katılıyorum.
Hallice bir ''site''(!) olma olasılığından sözedilebilir belki.

Yazan: Omer YilmazHenüz bitmedi ki!

Yazan: ex CathedraGezinirken rastladığım yeni Tümertekin projesini paylaşmak istedim:

Blox Haliç - Kağıthane Konutları


Bazı tanıdıklarım oraya taşınıyor. Onları ziyarete gittiğimde çekeceğim fotoğrafları burada paylaşırım.

Yazan: zeynepinannbu anısına sadece 'vayy' demek düşüyor:)

Yazan: MrTSayın Han Tümertekin, öğrencilik zamanından bir anısını bugün TRT2 kanalında anlattı. Bu aralar, forumda öğrenci arkadaşların, "yardım" ifadesi altında kendi projeleri için forumdan beklentileri, Sayın Tümertekin'in anısını buradan paylaşmanın anlamlı olacağını düşündürdü; Henüz öğrenciliğinin ilk dönemlerinde, Nezih Eldem Hoca'dan proje dersi almaktadır. Dönem boyunca güzel bir süreç yaşamış ve Hocanın da katkıları ile güzel bir proje çıkartmıştır. Ancak, proje teslimi için çalışırken, son gece sabaha karşı içindeki bir huzursuzluk çalışmasını bırakmasına sebep olur. O hissettiği şey; Hocanın katkısı ile ortaya çıkan projenin aslında tamamıyla kendisine ait olmamasının verdiği huzursuzluktur. Gecenin o saatinde o projeyi teslim etmemek kararı alır. Ertesi gün okula gider ve Nezih Eldem Hoca ile karşılaşır. Hoca, projenin gayet güzel olduğunu neden teslim etmediğini sorar, Tümertekin düşündüklerini anlatınca, Hocanın gözleri yaşarır ve birbirlerine sarılırlar. Hoca, Tümertekin'e der ki; "sen, şimdi mimar oldun"... Umarım yanlış aktardığım birşey olmamıştır, varsa bir eksik ya da yanlış umarım düzeltilir. Tasarım yapan herkesin duymak isteyeceği bir anı olarak düşündüm.

Yazan: luminaRadikal'de bugün (03.04.2008) yayınlanmış Han Tümertekin söyleşisi: Radikal-çevrimiçi / Kültür/Sanat / 'Bana mimarlık yetiyor'

Yazan: Omer YilmazBuyrunuz... [image]

Yazan: Omer YilmazKoridorun olduğu bölümde çatıda bir yarılma var mı diye baktım ben de hemen ama yok. Ortalama müteahhit becerisinden epeyce ileride bence. Dur şu Sahrayıcedit'teki yüksek konutun planları ile bu yapının planlarına beraber bakalım.

Yazan: luminaBen de planları ortalama müteahhit becerisi alanında gördüm. Özellikle çatı katı tiplerde iki odanın kullanımındaki koridorun açıklaması elde patlama olarak görünüyor. Çatının eğik düzleminde o koridor üzerinde bir yaşantı üretmeye yönelik çaba da görünmüyor. Planların farklılaşmaları da açıkçası sadece nümerik düzeyde gibi görünüyor.

Bütün yorumları forumda okuyun!
Haber Arşivi
Haber Bölümleri
Etiketler
Aktörler
Haber Etiketleri
Bu haberde kullanılan etiketler:
Bu haberde etiket bulunmamaktadır.
Haber Aktörleri
Bu haberde adı geçen aktörler:
Takip ettiğimiz aktörlerin bu haber ile ilgisi bulunmamaktadır.