
Fotoğraf: Murat Öztürk
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) devri 31 Mart tarihinde tamamlanacak olan ve halen Türkiye Denizcilik İşletmeleri tarafından yönetilen tersanadeki bir binada yıkım yapıldığı, bir mühendisin yaptığı suç duyurusuyla ortaya çıktı. Yetkili koruma kurulu, İBB'ye yazdığı yazı ile, izinsiz faaliyetlerin derhal durdurulmasınını istedi. Milliyet'in çektiği fotoğraflar da yıkım iddialarını doğruladı.
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1455'te "Tersane-i mire" adıyla kurulan ve 3 havuz, 3 atölye binası, kapı ve çeşmesiyle 550 yıllık sanayi mirası niteliği taşıyan Haliç Tersanesi, İstanbul 1. No'lu Kültür ve Tabiat Kurulu tarafından 7.7.1993'te "kentsel sit alanı", 22.03.1995'te ise "Tarihi sit alanı" içine alındı. Kurul, "izinsiz hiçbir inşaat ve fiziki uygulama yapılamayacağına" karar verdi. Tersane, 2006'da Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla İBB'ye devrildi, alan kullanımını belediye iştiraki olan İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmeleri'nin (İDO) yapacağı ve devir işlemlerinin 31 Mart'ta tamamlanacağı açıklandı.
'Faaliyetleri durdurun'
Ancak daha devir tamamlanmadan Haliç Tersanesi'nde yıkım başladı. Aralık 2007'de İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunan yüksek mühendis Necat Selimoğlu sit alanındaki yerin Roma, Bizans, Osmanlı ve cumhuriyet devri yapıların birbiriyle karışık olduğunu hatırlatarak, tersanede önemli görev yapan dökümhane kimya laboratuvarı, elektrik atölyesi ve arşivlerin bulunduğu binaların yıkıldığını iddia etti.
Selimoğlu koruma kuruluna da şikâyette bulundu. Dilekçeyi işleme alan Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 2. No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Müdürü Vildan Sarıoğlu imzasıyla 10.01.2008 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bir uyarı gönderdi. "İzinsiz faaliyetlerin derhal durdurulmasının" istendiği yazıda, şöyle denildi: "Kurulumuzdan izin alınması yasa gereği olduğundan, yıkılan yapının yapım tarihini, yıkılmadan önceki ve bugünkü durumunu gösteren fotoğraflarının yapının işaretlendiği kadastral pafta ile birlikte gönderilmesi için bilgilerinizi ve gereğini rica ederim." Milliyet'in havadan çektiği iki fotoğraf ise yıkılan binayı gözler önüne seriyor.
Yazan: Zeynep Güney[ATTACH]9183[/ATTACH]
Tarihi Yarımada ile Beyoğlu yakasını birbirinden ayıran Haliç, 8 km'lik doğal ve güvenli bir liman olarak tarih boyunca birçok farklı kültüre evsahipliği yaptı. Bizans'ın sarayları, surları, kiliseleri; Osmanlı'nın köşkleri, camileri ve hamamlarının yanı sıra, birçok ulus ve inançtan insanın barındığı tarihi evler, aynı zamanda Altın Boynuz olarak adlandırılan Haliç'in kıyılarını süslüyor.
Yıllarca endüstriyel atıklarla kirlenen ve ihmal edilen Haliç'te 1980'lerden beri sürdürülen çalışmalar sonucunda, dört binden fazla yapı istimlak edilip, iş yerleri şehir dışındaki yeni merkezlere nakledildi, kıyılar park ve bahçeler ile çevrildi, ilk defa inşa edilen dev kanal sistemleri ve kolektörler ile sular temizlendi. Böylece Haliç hakettiği değere kavuşarak tekrar İstanbullular'ın gözde kültür ve turizm bölgesi haline geldi. Özellikle son yıllarda gerçekleştirilen kentsel dönüşüm ve restorasyon projeleriyle gündemden düşmeyerek, mimarlık camiasının dikkatini üzerine çeken Haliç kıyılarında sürdürülen çalışmaları biraraya topladık.
Haberin devamını okumak için: Dönüşen Haliç
Bütün yorumları forumda okuyun!








