Is GYO

GazetePARC E-Bülteni

 
E-Bülten Arşivi
Emek Sinemasi

Etkinlikler

Forumda tartışArşive gözatYazıları büyütYazıları küülltBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

Urban Age İstanbul Konferansı

Etkinlik Başlangıç - Bitiş Tarihi: 05 - 06 Kasım 2009
Yer: Esma Sultan Yalısı-Ortaköy
İletişim
Adres: Daniela Tanner, Administrator
Urban Age Project
Cities Programme
London School of Economics
Houghton Street, London WC2A 2AE, UK
Telefon: +44020 7955 7706
Faks: +44020 7955 7697
E-posta: d.tanner@lse.ac.uk
Web Sitesi: www.urban-age.net/


Deutsche Bank Uluslararası Forumu Alfred Herrhausen Topluluğu ile London School of Economics tarafından düzenlenen Urban Age Projesi kapsamında, 5-6 Kasım tarihlerinde Urban Age İstanbul Konferansı gerçekleştiriliyor. Esma Sultan Yalısı'nda sınırlı sayıda davetli izleyici ve katılımcı ile yapılacak konferansta, iklim değişikliği ve devam eden iktisadi kriz gibi önemli küresel sorunlara karşı, şehirlerin üstlenebileceği kilit roller tartışılacak.

Urban Age İstanbul Konferansı, geçtiğimiz yıllarda São Paulo, Şanghay, Londra, Mexico City, Berlin, Johannesburg, Mumbai ve New York şehirlerinin gelişim eğilimlerini inceleyen araştırmanın 2009 yılı halkasını oluşturuyor.

Yerel yönetimleri, siyasetçileri ve akademisyenleri biraraya getirmeyi hedefleyen Urban Age İstanbul Konferansı, dünyanın en önemli tarihi kentsel merkezlerinden biri olan İstanbul'da yaşanan en son gelişme eğilimlerini ele alacak. Yarım düzine belediye başkanından tanınmış araştırmacılar ve yazarlara, ve dünyanın dört bir yanında büyük kentsel dönüşüm projelerine imza atan mimarlar ve yatırımcılara kadar 15 ülkeden 100 adet kentsel değişim öncüsü 25 farklı şehirdeki kentsel dönüşümler hakkında Sunumlar yapacak. Konferans, çağdaş kentleşmenin karmaşık sorunlarını incelerken, küresel ekonominin şehirler üzerindeki etkisi, iklim değişikliğinin kentsel sürdürülebilirlikle olan ilişkisi ve kentsel tasarımın toplumsal açıdan bütünlüklü ortamlar yaratılmasındaki önemi gibi birbiriyle ilintili konuları irdeleyecek.

Deutsche Bank Yönetim Kurulu ve Alfred Herrhausen Society Mütevelli Heyeti Başkanı Josef Ackermann'ın açılışını yapacağı konferansa, aralarında tanınmış mimar Richard Rogers; Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü Profesörü Çağlar Keyder; New York Ulaştırma Komisyonu Üyesi Janette Sadik- Khan; Global Ekonomi ve Kalkınma Programı Başkan Yardımcısı ve Direktörü Kemal Derviş; Columbia Üniversitesi Global Düşünce Komitesi Sosyoloji Profesörü Saskia Sassen; Planlama Profesörü İlhan Tekeli ile London School of Economics and Political Science ve Massachusetts Institute of Technology Sosyoloji Profesörü Richard Sennett'in de yer aldığı yerli ve yabancı çok sayıda uzman, konuşmacı olarak katılacak.

Konferans Programı
Sadece davetlilerin katılabileceği konferansın programı* ise şu şekilde:

Urban Age İstanbul Konferansı
Persembe, 5 Kasım 2009

Yer: Esma Sultan Yalısı, Muallim Naci Cad. Yalıçıkmazı Sok No:20, Ortaköy

09.00 - 09.45 Açılış
Oturum başkanı:
Wolfgang Nowak, Yürütme Kurulu Başkanı, Alfred Herrhausen Society

Konuşmacılar
Josef Ackermann
Deutsche Bank Yönetim Kurulu Başkanı ve Alfred Herrhausen Society, Mütevelli Heyeti Başkanı

Howard Davies
Rektör, London School of Economics and Political Science, Londra

Erdoğan Bayraktar
İdare başkanı, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi

Kadir Topbaş
Baskan, İstanbul BüyükŞehir Belediyesi


09.45 - 10.15 Urban Age'i Takdim Ederken

Küresel Kentlerde Toplumsalı Fiziksele Bağlarken (15 dk)
Ricky Burdett, Direktör, Urban Age, London School of Economics and Political Science, Londra

Kentsel Yasam Davranıslarını Karsılastırmak (15 dk)
Ben Page, Yönetim Kurulu Başkanı, IPSOS MORI UK and Ireland, Londra

1. Gün, İlk Oturum: Küresel Bağlamda Şehirler

10.15 - 11.45 Küresel Ekonomide Şehirleri Yeniden Düşünmek

Eş başkanlar: Howard Davies, Rektör, London School of Economics and Political Science ve Şevket Pamuk, Direktör, Çağdas Türk Çalışmaları, London School of Economics and Political Science

Sunumlar (15'er dk)

Küresel Ekonomide Şehirleri Finanse Etmek
Josef Ackermann, Deutsche Bank Yönetim Kurulu başkanı ve Alfred Herrhausen Society, Mütevelli Heyeti Başkanı

Büyüme, Kentlesme ve Gelisim
Kemal Derviş, Baskan Yardımcısı ve Direktör, Küresel Ekonomi ve Gelişim Programı, Brookings Institution, Washington, DC ve Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul

Ekonomik Durgunluk Sonrası Amerikan Metropolleri
Bruce Katz, Baskan Yardımcısı ve Direktör, Metropoliten Politikalar Programı, Brookings Institution, Washington, DC

Tartışma (40 dk)

Jose Serra, Vali, São Paulo Eyaleti; Anthony Williams, Kamu Yönetimi Programı, William H. Bloomberg Öğretim Üyesi, Harvard Kennedy School ve Washington, D.C. Belediye Eski Başkanı, 1999-2007; Nasser Munjee, Başkan, Development Credit Bank, Hindistan; Ahmet Misbah Demircan, Baskan, Beyoğlu Belediyesi, İstanbul; Muhsin Mengütürk, Yönetim Kurulu Üyesi, Doğuş Holding, Türkiye; Selahattin Yıldırım, Genel Sekreter, Birlesmis Kentler ve Yerel Yönetimler Ortadoğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı, İstanbul

11.45 - 12.00 Kahve Arası

12.00 - 13.30 Şehirler ve Toplumsal Sermaye

Eş başkanlar: Tony Travers, Direktör, Greater London Group, London School of Economics and Political Science ve Korel Göymen, Profesör, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi ve Yürütme Kurulu Üyesi, İstanbul Politikalar Merkezi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul

Sunumlar (15'er dk)

Kentsel Değisimin Küresel Akımları
Saskia Sassen, Sosyoloji ve Küresel Düşünce Komitesi Lynd Profesör'ü, Columbia Üniversitesi, New York

Türkiye'nin Değisen Kentsel Bağlamı
Joan Clos, İspanya Büyükelçisi ve Barselona Belediye Eski Başkanı, 1997-2006

İstanbul: Yerel ve Küresel Arasında
Çağlar Keyder, Profesör, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul

Tartışma (40 dk)

Dieter Läpple, Kentsel Ekonomi Profesörü, HafenCity Üniversitesi, Hamburg; Henk Ovink, Direktör, Ulusal Mekansal Planlama Departmanı, Bayındırlık, Mekansal Planlama ve Çevre Bakanlığı, Hollanda; Gerald Frug, Hukuk Profesörü, Harvard Üniversitesi; İlhan Tekeli, Şehir ve Bölge Planlama Profesörü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara; Nefise Bazoğlu, Birlesmis Milletler HABİTAT, İzlemeDenetleme Eski Başkanı, İstanbul

13.30 - 14.30 Öğle Yemeği

1. Gün, İkinci Oturum: Şehirler ve Kültürler

14.30 - 15.45 Kentsel Deneyim Anlatıları

Eş başkanlar: Deyan Sudjic, Direktör, Londra Tasarım Müzesi ve Hasan Bülent Kahraman, Öğretim Üyesi, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Sabancı Üniversitesi ve Köse Yazarı, Sabah Gazetesi, İstanbul

Sunumlar (15'er dk)

İstanbul: Küresel Eklem Kent
Richard Sennett, Sosyoloji Profesörü, London School of Economics and Political Science ve Massachusetts Institute of Technology

Küresel Kentlerde Toplumsal Anlatıları
Suketu Mehta, Yazar, Maximum City ve Öğretim Üyesi, Gazetecilik Departmanı, New York Üniversitesi, New York

İstanbul'un Sesi: Şehir Kime Aittir?
Gündüz Vassaf, Yazar ve Psikolog, İstanbul

Tartışma (30 dk)

15.45 - 16.00 Kahve Molası

16.00 - 18.00 Tarih ve Kentsel Değişim Yüzleşme

Eş başkanlar: Ricky Burdett, Direktör, Urban Age, London School of Economics and Political Science ve Asu Aksoy, Uluslararası Projeler, Santral İstanbul ve Bilgi Üniversitesi, İstanbul

Sunumlar (15'er dk)

Akdeniz Şehirlerinde Kentsel Kültür
Hashim Sarkis, Peyzaj Mimarisi ve Kentleşme Ağa Han Profesörü, Tasarım Yüksek Okulu, Harvard Üniversitesi

Barselona: Merkezi Yeniden Güçlendirmek
Eva Serra, Mimar ve Uzman Plancı, Barselona

İstanbul'un Mekansal DNA'sı (25 dk)
İhsan Bilgin, Direktör, Mimari Tasarım Programı ve Dekan, Fen - Edebiyat Fakültesi, Bilgi Üniversitesi, İstanbul ve Murat Güvenç, Şehir ve Bölge Planlama Profesörü, Mimari Tasarım Programı, Bilgi Üniversitesi, İstanbul

Tartışma (60 dk)

Sophie Body-Gendrot, Direktör, Kentsel Çalışmalar Merkezi, Paris-Sorbonne Üniversitesi; Hilmar von Lojewski, Program Yürütücüsü, GTZ - German Technical Cooperation, Sam; Ayse Öncü, Sosyoloji Profesörü, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul; Murat Belge, Karşılastırmalı Edebiyat Profesörü, Bilgi Üniversitesi, İstanbul; Orhan Esen, Tarihçi ve Kent Rehberi, İstanbul; Pelin Tan, Sosyolog ve Sanat Tarihçisi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi

18.00 1. Gün Oturumların Sonu

Urban Age İstanbul Konferansı
Cuma, 6 Kasım 2009
Yer:
Esma Sultan Yalısı, Muallim Naci Cad. Yalıçıkmazı Sok No:20, Ortaköy

2. Gün, Birinci Oturum: Çevre ve Kentler

09.00 - 11.00 İklim Değişikliği ve Kentler
Eş başkanlar:
Philipp Rode, Yürütme Başkanı, Urban Age, London School of Economics and Political Science ve Sibel Sezer Eralp, Karadeniz ve Türkiye Bölgeleri Direktörü, Bölgesel Çevre Merkezi

Sunumlar (15'er dk)

Araba ve Yayaları Dengelemek: New York Örneği
Janette Sadik-Khan, Komisyon Başkanı, New York Şehri Ulastırma Departmanı

Delhi'nin Yeni, Yesil Ulastırma Altyapısı
Geetam Tiwari, Başkan ve Öğretim Üyesi, Hindistan Teknoloji Enstitüsü, Yeni Delhi

Kentsel Ulastırma ve Zaman
Fabio Casiroli, Kurucu Üye ve Baskan, Systematica, Milano

İstanbul için Mobilite Modelleri: Sonraki Adım Ne?
Haluk Gerçek, Profesör, Ulaştırma Bölümü, İnşaat Mühendisliği Fakültesi, İstanbul Teknik Üniversitesi

Tartışma (55 dk)
Sanjeev Sanyal, Baş Ekonomist ve Uzman Yatırım Danışmanı, Deutsche Bank Singapur; Dimitri Zenghelis, Uzman Öğretim Görevlisi, Grantham İklim Değisikliği ve Çevre Araştırma Enstitüsü, London School of Economics and Political Science, Londra; Semih Eryıldız, Mimarlık ve Kentleşme Profesörü, İstanbul Aydın Üniversitesi

11.00 - 11.20 Kahve Arası

11.20- 13.00 Sürdürülebilir Kentler Tasarlamak

Eş başkanlar: Andrew Altman, Yürütme Kurulu başkanı, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları, Legacy Delivery Company ve Philadelphia Belediye başkanı Eski Yardımcısı, 2008 - 2009 ve Ömer Kanıpak, Kurucu, Arkitera Mimarlık Merkezi, İstanbul

Sunumlar (20'ser dk)

Sürdürülebilir Kentler için Mimari: Londra, Paris + Yoğun Şehir

Richard Rogers, Başkan, Rogers Stirk Harbour + Partners, Londra
Ucuzluk & Demokrasi

Alejandro Zaera Polo, Kurucu Ortak, Foreign Office Architects, Londra
Sürdürülebilir Kentler için Politika

Enrique Peñalosa, Bogota Belediye eski başkanı, 1998-2001

Tartışma (40 dk)

13.00 - 14.00 Öğle Yemeği

2. Gün, İkinci Oturum - İstanbul Vizyonları ve Projeleri

14.00 - 15.30 Kentsel Vizyonlar Yaratmak

Eş başkanlar: Ricky Burdett, Direktör, Urban Age, London School of Economics and Political Science, ve Korhan Gümüş, Direktör, Kentsel ve Mimari Projeler, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Baskenti Ajansı

Sunumlar (15'er dk)
Philadelphia, Washington, DC ve Londra: Kentsel Vizyon Vaka Analizleri
Andrew Altman, Yürütme Kurulu Başkanı, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları, Legacy Delivery Company ve Philadelphia Belediye Başkanı Eski Yardımcısı, 2008-2009

Londra için Vizyon Yaratmak
Peter Bishop, Direktör, Design for London ve Grup Direktörü, İmar ve Çevre, Londra Kalkınma Ajansı

İstanbul'a Çevre Düzeni Planı
İbrahim Baz, Yürütücü, İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi

Tartışma (40 dk)
Anthony Williams, Kamu Yönetimi Programı, William H. Bloomberg Öğretim Üyesi, Harvard Kennedy School ve Washington, DC Belediye Eski Başkanı, 1999 - 2007; Tony Travers, Direktör, Greater London Group, London School of Economics and Political Science; Albert Speer, Yürütücü Ortak, Albert Speer and Partners Mimarlık, Frankfurt am Main; Recep Bozlağan, Genel Sekreter, Marmara Boğazlar ve Belediyeler Birliği, İstanbul

15.30 - 15.45 Kahve Arası

15.45 - 17.30 Kentsel Uyarlamalar

Eş başkanlar: Enrique Norten, Kurucu, TEN Arquitectos, New York ve Hüseyin Kaptan, Eski Yürütücü, İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi, ve Kurucu, Atelye 70 Planlama ve Tasarım Grubu, İstanbul

Sunumlar (15'er dk)
HafenCity Hamburg: Post-endüstriyel Şehri Modellemek
Kees Christianse, Ortak, Kees Christianse Architects and Planners, Rotterdam ve Mimarlık Profesörü, ETH Zurich, İsviçre

Mexico City'de Uyarlamalar
Jose Castillo, Baskan, Arquitectura 911 SC ve Profesör, Universidad Iberoamericana, Meksika

İstanbul'da Yeni Kentsel Uyarlama Fikirleri
Ömer Kanıpak, Kurucu, Arkitera Mimarlık Merkezi, İstanbul

Tartışma (55 dk)
Richard Sennett, Sosyoloji Profesörü, London School of Economics and Political Science ve Massachusetts Institute of Technology; Hashim Sarkis, Peyzaj Mimarisi ve Kentleşme Ağa Han Profesörü, Tasarım Yüksekokulu, Harvard Üniversitesi; Richard Brown, Program Direktörü, 2012 Londra Olimpik Mirası; Klaus Bode, Kurucu Ortak, BDSP Ortaklık, Londra; Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, Ortak, Tabanlıoğlu Mimarlık, İstanbul; Faruk Göksu, Kurucu Ortak, Kentsel Strateji, İstanbul

17.30 - 18.00 Kapanış Demeçleri
Şevket Pamuk, Direktör, Çağdaş Türk Çalışmaları, London School of Economics and Political Science

Wolfgang Nowak, Yürütme Kurulu başkanı, Alfred Herrhausen Society

18.00 Konferansın Sonu

*Programın son hali 4 Kasım 2009 Günü açıklanacaktır.



Konuyla İlgili Linkler

YorumlarYorum Sayısı: 12

Yazan: ybdBir eleştiri de İÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi hocası Doç. Dr. Hatice Kurtuluş'tan:
Halk�n Gazetesi BirG�n ...

SASSEN’Lİ, SENNETT’Lİ URBAN AGE İSTANBUL KONFERANSI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...
15:21 20 Kasım 2009

Dünyada hızla yayılan üniversite-sermaye işbirliklerinin en somut örneklerinden biri olan Urban Age konferansları, ona ev sahipliği yapan kentleri, küresel pazarda satışa sunacak stratejileri tartışmak için düzenleniyor

İstanbul 4-6 Kasım tarihleri arasında oldukça “şık” olmasına karşın basında fazla yer almayan büyük ölçüde de “kapalı” bir uluslararası toplantıya “ev sahipliği” yaptı. London School of Economics (LSE) ve Deutsche Bank’ın işbirliğinde, Urban Age Projesi adı altında, 2005’den beri her yıl, dünyanın belli bir metropoliten kentinde, o kente odaklanan melez (yarı bilimsel, yarı kurumsal, yarı parasal) bir toplantıydı bu. Belli kriterlerle seçilmiş akademisyenleri, belediye başkanlarını, TOKİ gibi kentsel arazi ve emlak pazarını kontrol eden resmi, yarı resmi-kurumlar ve sermayenin temsilcilerini bir araya getirmeyi amaçlayan bir toplantı olduğu için, seçilen mekândan tutun (Esma Sultan Yalısı) toplantı düzenine kadar, alışık olduğumuz akademik toplantılardan farklıydı. Bu, Urban Age Projesi’nin doğası gereği böyleydi. Çünkü bütün dünyada hızla yayılan üniversite-sermaye işbirliklerinin en somut örneklerinden biri olarak Urban Age konferansları, ona eve sahipliği yapan kentleri, küresel pazarda satışa sunacak stratejileri tartışmak üzere düzenlenirler. Bu nedenle de İstanbul’un bu toplantıya “ev sahipliği” yaptığını söylemek pek doğru bir ifade olmuyor. Bunun yerine, İstanbul, bu toplantıda -evin içinden ve dışından, ama her halükârda oryantalist- misafirlere “sunuldu”… Tıpkı bedenlerini satmaktan başka çareleri olmayan kadın ve erkeklerin “işe çıkarken” yaptıkları hazırlıklar gibi, süslenerek, en güzel ve nadir yanları ortaya çıkartılarak, “piyasada” kendileri ile yarışan diğerlerinden üstünlüklerinin (neo-liberal dille söylersek: fırsatların) altı çizilerek, ama bedeninde eski yaralarının izleriyle yeni yaralarından akan kanlar (yine neo-liberal dille söylersek: zayıflıkları) büyük bir incelikle saklanarak… Ruhuna giden bütün kapıların kapalı olduğu profesyonel bir seks işçisi gibi “beden ölçüleri” ile esas müşterinin “kurumsal ve akademik temsilcileri” olan misafirlere sunuldu. Bu misafirler de, gerçek müşteri ile satışa sunulan beden arasındaki ilişkide, bedenin olası itirazı ya da direncine karşı, onu, kapitalizmin yeni dogması olan “başka bir yol yok!”a ikna etme görevlerini mükemmel bir biçimde yerine getirdi.

BİR ‘BAŞARI’ HİKAYESİ
İstanbul için bir başarı hikâyesi anlatıldı bu toplantıda. Bırakın, “başarı” olarak ifade edilen dönüşümün neye mal olduğunun ve olacağının hesaplanmadan bir başarıdan söz edilemeyeceği gerçeğini, bu başarı hikâyesi “ekonomik gelişmenin” sayısal kriterlerini bile yerine getirmekten uzaktı. Ama olsun… Eskiden Avrupa’daki üniversiteler iki türlü diploma veriyordu. Birincisi kendi vatandaşlarına verdikleri birinci sınıf diplomalar, ikincisi ise “azgelişmiş” ülkelerden gelen öğrenciler için verilen “onlar için yeterli” olan ikinci sınıf diplomalar. İşte İstanbul’un başarı hikâyesi de böyle ikinci sınıf bir diploma olabilir ancak. Bir başka deyişle “sadece bizim için yeterli”. Çünkü gerek Saskia Sassen’in konuşmasında kullandığı istatistiksel tablolar; gerekse Urban Age’in kendi konferans kitabında, İstanbul ile diğer büyüyen metropolleri ekonomik gelişme ve büyüme açısından karşılaştırmaya olanak veren rakamlar, birinci sınıf diplomayı hak edecek bir başarıdan söz etmenin mümkün olmadığı açıkça gösteriyordu. Bu nedenle de rakamlarla ve Dünya Sistemi Teorisi’yle arası çok iyi olan Sassen açıkça “Ben bir başarı hikâyesinden bahsetmedim” diyerek bir düzeltme yapma gereği duydu. Çünkü çelişkinin farkındaydı. Bu nedenle de başarı hikâyesini üstlenen kişi -evin önceki halini bilen ve bu dönüşümün çağrısını yıllar önce yazdığı “İstanbul’u Nasıl Satmalı?” başlıklı yazısında yapan- Çağlar Keyder oldu. Keyder’in bu toplantıda, neo-liberal sözcüğünü bir kez bile kullanmadan, İstanbul’un son 20 yılda geçirdiği dönüşümü kapitalist kentleşme açısından bir başarı olarak sunması, o eski tartışmayı bilenleri hiç şaşırtmadı doğal olarak. Evet, bizim gibi eksik sermaye birikimi ile kapitalist kulvarda yarışa girişmiş bir ülke için “yeterince iyi” olan bu başarı öyküsünün, İstanbul’un kapitalist kentleşme sürecinde geldiği aşamanın tespiti açısından bir anlamı olabilirdi. Ancak İstanbul’un neo-liberal dönemden önceki kentleşme deneyimini, kapitalist kentsel gelişmenin bir engeli olarak gören; ve TOKİ’yi, oluşturduğu gerçek kapitalist arsa ve emlak piyasasıyla bizi bu durumdan kurtaran bir kurum olarak tarifleyen yaklaşımı ile Keyder, “durum tespitinin” ötesine geçiyordu. Üstelik konuşmasında iki kere tekrar ettiği gibi, bir önceki dönemin kentleşme modeli artık “eskide kalmıştı”. Bir başka deyişle TOKİ konutlarına karşı gecekondu tipi yerleşimi savunmanın modası çoktan geçmişti… Artık kentsel mekân, kentsel arazi pazarında müşterisiyle buluşmayı bekleyen bir metaya dönüşebilmişti. Sanki daha önce öyle değilmiş gibi… Önceki dönemin gecekonducuları ve yap-satçı müteahhitleri sanki kapitalist olmayan bir arazi pazarının aktörleriymiş gibi… Ya da sanki İstanbul, 1950’li yıllardan 1980’lerin ortalarına kadar arazi pazarının ve onu kontrol eden sınıfsal güçlerin bulunmadığı sürtünmesiz bir düzlemde (boşlukta) sosyo-mekânsal olarak biçimlenmekteydi. Sanki, neo-liberal dönemde sınıflar açısından giderek dramatikleşen eşitsiz güç dağılımına sahip bu arazi pazarı, bir önceki kapitalist kentleşme modeli üzerinde, onun mekânda yerleştirdiği toplumsal sınıfları -cerrahın neşteri gibi faşizan yöntemlerle- gömülü oldukları sosyo-mekânsal ölçeklerden sökerek kendini kurmuyormuş gibi...

TEK SEÇENEK KAPİTALİST KENTLEŞME Mİ?
Oysa İstanbul’un kapitalist kentleşme deneyimi, daima bir önceki dönemin “mekânsal birikimi” üzerinde yükselen, birbiri ile üst üste (hatta iç içe) katmanlı bir kentsel yapı ortaya çıkarıyor. 19. yüzyıldan kalan mekânsal miras ve arazi pazarı üzerinde yükselen 1950’lerin gecekondulu şehri ile; hem gecekondulu şehrin yarattığı “mekânsal birikim”, hem de hâlâ 19 yüzyıldan miras kalan arazi stokunun (kentin çeperindeki büyük çiftlik arazileri gibi) sağladığı olanaklarla neo-liberal kentleşme politikaları mekânda hayatiyet buluyor.
Bu nedenle İstanbul için aslında hiçbir şey “eskide” kalmıyor. Eskide kaldığı iddia edilen her şey esasen neo-liberal kentin inşasında kurucu bir unsur olarak işlev görüyor. Yoksa “eskide kalan” tek şey, bazıları için, kapitalist kentleşme modeli dışında bir kentleşmenin mümkün olabileceğine dair inanç olabilir. Belki de “eski” ile kast edilen şey “bir başka kentleşme mümkün!” iddiasıdır. Eğer bu ise, Harvey’in yazdıklarının bu kadar çok okunmasının nedeni ne? İnsanlar kapitalist kentleşme modelinin karşı durulmaz bir süreç olduğunu düşünselerdi, dünyada Marksist Coğrafya ve Kentsel Teori bu kadar çok öğrenci bulabilir mi kendine?

ELEŞTİREL BOYUT
İstanbul’un, üniversite-sermaye işbirliği ile uluslararası pazarda satışa sunulmasının çok boyutlu stratejilerinden biri olan bu toplantının eleştirel bir boyutu olması elbette düşünülemezdi. Hatta bu boyuttan o kadar kaçınılmıştı ki, toplantıların formatı bile, hemen hepsi davetli olan dinleyicilere soru sorma hakkı vermeyecek şekilde hazırlanmıştı. Birkaç kişi dışında soru sormaya teşebbüs edenler de pek olmadı ayrıca. Kent çalışan pek çok akademisyen, yazar ve öğrenci bu toplantıyı zaten protesto etmişler ve gelmemişlerdi. İstanbul kenti ile ilgili en donanımlı iki meslek örgütü olan Şehir Plancılar Odası ile Mimarlar Odası temsilcileri de orada değildiler ki, “başka bir kentleşme mümkün!” ya da “bu söyledikleriniz gerçeği yansıtmıyor!” desinler, en azından kayıtlara giren bir “kamusal” söz olarak… Böylece, toplantıda İstanbul, aynaya baksa kendinin bile tanıyamayacağı bir “beden” olarak küresel pazara sunuldu. Bu toplantıyı İstanbul’un “tanıtımı” için büyük bir fırsat olarak görenler ise, kendi “tanıtım filmlerinin” konferansın teması olan “kesişmeler kenti İstanbul”la ne kadar örtüşüyor olduğuna kendileri bile şaşırmışlardır eminim. Oryantalizmin neo-liberal versiyonunun önemli iki mottosu ile, “Doğu ile Batı’nın buluştuğu kent”, “medeniyetlerin-dinlerin-ittifakının” mümkün olduğu yer, olarak sunuluyordu İstanbul, Beyoğlu Belediyesi’nin tanıtım filminde… Ama filmin, dinlerin kesişmesini anlatan parçalarında da, suni İslam’ın çember sakal sembolüne değil, Batılıları pek de rahatsız etmeyecek sufi sembollere yer veriliyordu “reklam” gereği…

KORKUMUZLA YÜZLEŞMEK...
Peki ben niye gittim bu toplantıya? Saskia Sassen ve Richard Sennett’i dinlemek için. Daha samimi söylemem gerekirse, sadece, kitaplarını büyük bir keyifle okuduğum, öğrencilerime tavsiye ettiğim, kapitalizmin küresel aşamasında sınıfın hallerine dair şahane betimlemeleri olan Richard Sennett için. Onun ne diyeceğini merak ettiğim için. Başından beri Urban Age Projesi’nin içinde olduğunu, kapitalist kentin yeniden inşasını betimlemeyi, ona müdahaleye tercih ettiğini bilmeme rağmen, İstanbul’a dair yaklaşımını duymak için. Konuşması genel olarak, kendisinden beklenmeyecek ölçüde sıradandı. İstanbul ve benzeri kentler için kullandığı “eklem kent” kavramı, içerik açısından sözcüğün kendi büyüsünü bile yok edecek kadar zayıftı. Ama hiç değilse konferansın teması “Kesişmeler Kenti İstanbul” kadar oryantalist değildi… Bu toplantıda, çok az kişi tarafından paylaşılacak zenginleşme adına, İstanbul’a yapılan her müdahalede neden canımın bu kadar çok yandığını daha iyi anladım. Onun bir meta gibi önce parlatılıp, mümkün olabilecek en yüksek değerden satışa sunulması, sonra da tüketilip çöpe atılmasından korkuyor muşum meğerse? Bu toplantıda korkumla yüzleştim...
HATİCE KURTULUŞ (*)
(*) [email]hat_kurtulus@yahoo.com[/email]

Yazan: ybdİletişim faaliyeti konusunda haklısınız. Fakat ödül başvuru yoluyla verildi. Aday gösterme yolu ile kazanılsa ödülü kabul etmemek ve gerekçesini ödül töreni-konferansta açıklamak çok güzel bir davranış olurdu, ama önce ödüle bir proje ile başvurup, sonra ödülü kabul etmemek çok tutarsız bir davranış olurdu. Katılmayıp, neden katılmadığını belirmek bu açıdan daha mantıklı bence.

Ödüllere bakınca da çok etliye sütlüye dokunmamış örnekler gibi geldi bana. Projelerin herbiri güzel işler, yanlış anlaşılmasın, ama ödül daha kentsel örneklere verilmeliydi bende.

Amish örneğinize de gelirsek, günümüzde ağlar o kadar karmaşık ki, her alanda karşı olduğunuz durumdan sakınmak çok güç. Hatta sakınmak yerine devamlı bir temasta olmak gerekiyor. Sassen'in dediği gibi her para kirli bu dünyada. Fakat onunla ilişkinizin ne seviyede olacağı önemli.

Jüri üyesi, sanırım Behiç Ak, hakkındaki yorumunuz da benzer bir durum aslında. Katı kutuplaşmaların içine girmek imkansız gibi.

Yazan: Omer YilmazÖte yandan beni daha çok şaşırtan ve hayret içinde bırakan jüri üyelerinden birisi idi. Mimarlığa Yol Açın kampanyasında yazdığı yazısı ve çizdiği karikatürü ile taraf olan bu kişi acaba Urban Age Ödülü jürisinde varlığını hiç sorgulamamış mıdır?

Yazan: Omer YilmazÖdüle başvurmama ve yapılan açıklama konusunda benim bazı endişelerim var: Bir ödüle başvurmayabilirsiniz bunu kimse sorgulamaz. Ama başvurmadıktan sonra bir basın açıklaması yapılıyorsa bu durumda bu başvurmama halinin bir iletişim faaliyeti olarak kullanılmak istendiği açıktır. Bu durumda ödüle başvurup kazandıktan sonra reddi daha güçlü bir iletişim aracı olmaz mıydı? İletişim tarafı ile ilgili bunlar aklıma geliyor. ABD'deki Mortgage krizi ve bunun sorumlarından birisinin Deutsche Bank olduğu gerekçesi ile ödüle başvurmuyor olmanın gerçekten çok sıkı argumanları olmalı. Ayrıca Sulukule Platformu (üyelerinin) ABD'deki Amiş tarikatı üyeleri kadar dikkatli olmaları beklenirdi bu durumda. Sadece bir örnek ne demek istediğimi anlatmaya yetecek: SULUKULE GÜNLÜĞÜ adresinde yayında olan Sulukule Platformu web sitesi Google'ın bir hizmeti. Google (ve türevi teknoloji hizmet ve ürünlerinin neredeyse tamamı) bugün ulaştığı başarıya finansal fonların varlığı ile geldi. Blogspot hizmeti belki de Deutsche Bank'ın bir fonu ile sağlandı, kimbilebilir ki...

Yazan: ybdColumbia Üniversitesi Sosyoloji Bölümü profesörlerinden Saskia Sassen'in Radikal'de 'küresel kent' üzerine söyleşisinin son bölümü:

''Sulukule Platformu, evlerinden olanların mahallelerine dönebilmesi için, gönüllü uzmanlarla ‘Alternatif Sulukule Projesi’ni hazırlamıştı. Bu konferansın yarışmasının ruhuna uygun bir projeydi ancak başvurmadılar. Gerekçeleri, ödülü veren Deutsche Bank’ın küresel krizi tetikleyen mortgage krizinin baş aktörlerinden biri olması ve ABD’de evsizleştirmeye yol açan uygulamalarda bulunmasıydı.
Ama yarışmayı düzenleyen banka değil, bankaya bağlı olan vakıf.

Evet, ama ne fark eder ki? Platform, bir yanda binlerce insanı evsiz bırakırken bir yandan da başka şehirleri iyileştirmeye yönelik projelere para verilmesini dürüst bulmuyor.
Karara saygı duyuyorum ama... Bana sorarsanız her para kirlidir. ABD’deki Ford Vakfı’nı düşünün. Ülkedeki yoksul organizasyonlar için çok güzel politikaları var. Bu para! Çok kirli yerlerden gelir. Ben paranın bu kadar çok dolaşıp el değiştirmesinden memnunum.
Para, size bulaşıp sizi hasta edecek bir virüs değildir. O parayı alınca siz de aynı hastalığa bulaşıp, işçileri, insanları umursamaz birine dönmezsiniz. Paranın pahalı şampanyalara harcanmasındansa yararlı işlere gitmesini tercih ederim. Gençken, babamdan asla para almazdım. Şu anda kesinlikle para kazanmak için danışmanlık yapmıyorum. Danışmanlık yapıyorum ama para için değil. Yoksullarla çalışıyorsanız ve kaynağa ihtiyacınız varsa bu parayı kullanırsınız.''

röportajın linki: Radikal - Haber, T�rkiye, ya�am, ekonomi, spor, sa�l�k, sanat, sinema, m�zik, DVD, e�itim, kitap, �evre, gezi, d�� bas�n, k�lt�r, yorum, Avrupa Birli�i, televizyon, bilim teknoloji

urban age ödülü ve platformun tepkisi hakkında bir haber: Bank Urban Age Award goes to child musicians - Hurriyet Daily News and Economic Review

bildirinin yayınlandığı diğer uluslararası kuruluşlar:
Why we didn’t apply for the Deutsch Bank Urban Age Award? / Inhabitants of Europe / News / International Alliance of Inhabitants - International Alliance of Inhabitants

Why we didn’t apply for the Deutsche Bank Urban Age Award? « reclaiming spaces: news

kuşkusuz konferans programı ve konuşmacılar çok ilgi çekiciydi, gitmek isterdim. fakat sulukule platformu'nun belirttiği gibi konferans düzenleyicisi ve ödülverenin sassen her ne kadar 'her para kirlidir, kullanmaya bakın' dese de sorgulanması gerekir.

ve arkitera.com'da da da bu haberleri görmek isteriz.

Yazan: Omer Yilmazurban age award istanbul Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Renovatio - Engelleri Kaldır Hareketi Barış İçin Müzik Umut Çocukları Derneği - Bakırköy Gençlik Evi Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Bu akşam Anadolu - Avrupa geçişimiz 90 dakika sürdüğü için ödül töreninin başına yetişemedik. Ödülü "Barış İçin Müzik" topluluğu kazandı. Ayrıca bir son dakika sürprizi olarak "Umut Çocukları Derneği Bakırköy Gençlik Evi" ile " Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı"na da 10.000Dolar mansiyon ödül verildi.

Yazan: Emine MerdimKonferansın programı nihayet belli oldu. http://www.urban-age.net/conferences/istanbul/media/UrbanAgeIstanbulConferenceProgramme_tr.pdf Ayrıca Urban Age'in daha önce başka şehirler içinde hazırlanan, İstanbul sayısını merakla beklediğim gazetesi de hazır. http://www.urban-age.net/publications/newspapers/istanbul/media/UrbanAgeIstanbulNewspaper_tr.pdf

Yazan: Omer Yilmazurban age award istanbul Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Renovatio ? Engelleri Kaldır Hareketi Barış İçin Müzik Umut Çocukları Derneği ? Bakırköy Gençlik Evi Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı

Yazan: ybdSULUKULE ATÖLYESİNDEN BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU: Deutsche Bank Urban Age Ödülüne Neden Başvurmadık? ZORLA EV BOŞALTMALARA NEDEN OLANLAR, KENT ÖDÜLÜ VERMESİN Bizler, Sulukule Atölyesi olarak, Urban Age Ödülü'ne, ödülü veren Deutsche Bank'ın (DB) hem küresel krizi tetikleyen mortgage krizinin baş aktörlerinden biri olması hem de kriz sonrası ABD'de evsizleştirmeye yol açan uygulamalarından dolayı başvurmadık. Küresel kapitalizmin "finansallaşma" oyununun önemli aktörlerinden biri olan DB, ödeme gücü sınırlı insanlara açılan ipotek kredilerinin karşılığı senetleri, krizin diğer müsebbipleri gibi, paketleyip fiyatlarını elden ele satıp şişirerek krizin patlamasına yol açmıştır. Bu balonun, bir süre sonra patlayarak, bedelinin ipotek sahiplerine ödetileceği belliydi. DB gibi finans fırsatçıları, bu akıbeti bildikleri halde, "müzik çaldıkça dans ederiz, sonrası bizi ilgilendirmez" sorumsuzluğu nedeniyle G20 zirvelerinde bile eleştirilmektedirler. Bu sorumsuzluğun, Deutsche Bank Urban Age Ödülü gibi "sosyal sorumluluk" projeleriyle maskelenmesine izin verilemez. Amerika'da 2006 yılından bu yana, mortgage krizinin sonucunda yaklaşık 1 milyon aile evlerini kaybetti ve önümüzdeki birkaç yıl içinde bu sayıya 5 milyon ailenin daha eklenmesi bekleniyor1. Deutsche Bank'ın kendi raporlarına göre, 2011 yılına kadar, 25 milyondan fazla ailenin ev kredi borçları evlerinin gerçek değerinden daha yüksek olacak2. Mortgage krizinin baş aktörlerinden DB ve diğer bankalar, evlerin gerçek değerinden çok daha yüksek olan kredi borçlarında erteleme ve yeniden düzenlenme gibi talepleri de dikkate almıyor3. Realty Trac şirketinin raporuna göre, bu bankalar sadece Temmuz 2009'da 360 bini aşkın gayrimenkule el koymak üzere harekete geçti. Bu süreçte mülk sahiplerinin dışında ipotek borçlu evlerde oturan, ama kirasını düzenli ödeyen kiracılar bile oturdukları evlerden kapı dışarı ediliyorlar. Bizler, insanların zorla tahliye edilmesine karşı mücadele eden Sulukule Atölyesi olarak, milyonlarca ailenin evlerini kaybetmesine, binlercesinin çadırlarda ya da arabalarda barınma mücadelesi vermesine yol açan bir bankanın, bu ölümcül finans stratejisinden en ufak bir ödün vermediği halde, kurumsal-sosyal sorumluluk kapsamında ödül veriyor olmasını ikiyüzlü buluyoruz. Sulukule'de ve İstanbul'un başka bölgelerinde kentsel dönüşüm adı altında evlerinden ve mahallelerinden koparılan insanların nasıl bir yoksulluk sarmalına itildiklerini iyi biliyoruz. Tıpkı DB?ın, bu finans politikaları sonucunda, ABD'de milyonlarca ailenin evini kaybedeceğinin farkında olmamasına imkan bulunmadığını bildiğimiz gibi... Biz, evlerini kaybeden Amerikalıların ve Sulukule Atölyesi gibi mağdurlarla birlikte mücadele veren Amerikalı sivil girişimlerin seslerini duyuyor ve önemsiyoruz. Evet, bizim tam da Urban Age Ödülü için aranan ve benzeri pek de olmayan "İstanbul'da yaşam ve çevre kalitesini arttırmayı hedefleyen, ortaklık ve işbirliği yoluyla gerçekleştirdiğimiz toplumsal bir projemiz" var. Ama "kentlerde yaşayan nüfusun karşılaştığı sorunların fark edilmesini ve yaratıcı çözümlerin desteklenmesini" amaçlayan ödüle yukarıdaki sebeplerden dolayı başvurmadık. Bu ödülün finansmanını sağlayan Deutsche Bank'ı hakiki anlamda sosyal sorumluluk sahibi olmaya davet ediyor, Banka'ya bugün dünyanın neresinde olursa olsun kentlilerin karşılaştığı en temel sorunlardan biri olan barınma sorununda bu kirli oyunu durdurması ve insanların evsizleştirilmesine neden olan süreçleri tersine çevirecek yeni ve yaratıcı uygulamaları bir an önce hayata geçirmesi yönünde çağrıda bulunuyoruz. Bunu yaptığı takdirde, belki seneye Chicago'da düzenlenecek Urban Age Konferansı'nda, Amerikalı jüri, Deutsche Bank Urban Age Ödülü'nü Deutsche Bank'a vermeyi bile düşünebilir. Saygılarımızla, Sulukule Atölyesi* *Kentsel yenileme projesi kapsamında yaklaşık 5000 kişinin yaşadığı tarihi Sulukule semtinden insanlar zorla tahliye edilmiş, evlerin neredeyse tamamına yakını yıkılmıştır. Sulukule'deki yerel topluluğun yerinden edilme süreçleri bir dizi yasal düzenleme, gündelik hayatın ve yaşama koşullarının kötüleşmesi, çeşitli spekülasyonlar, yıkımlar ve zorla tahliyelerle gerçekleşmiştir. Şu an semtte kalan yaklaşık 70 kişi, ya sonuna kadar direnmeye çalışanlar ya da gidebilecek hiçbir yeri olmayan, en mağdur semt sakinlerinden oluşmaktadır. Bütün bu yaşananlara rağmen uygulama henüz başlamadığı için Sulukulelilerin mahallelerine geri dönüşü, Sulukule'nin İstanbul'a yeniden kazandırılması, semtin korunarak yenilenmesi, Sulukule Kültürü'nün sürdürülmesi mümkün olabilir. Bunun mümkün olabileceğini göstermek için Sulukule Platformu, Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği, Sınır Tanımayan Otonom Plancılar (STOP) ekibi ve sürece dâhil olan birçok yeni kişi ve kuruluş, Sulukule Atölyesi adı altında bir araya gelmiş, Sulukule için alternatif bir yerel gelişme programı hazırlamıştır.

Yazan: Omer YilmazIstanbul: City of Intersections İstanbul: Kesişimler Şehri

Bütün yorumları forumda okuyun!
Etkinlik Arşivi
Yayınlanan etkinliklerin kategorik olarak listesi aşağıdadır. Ayrıntılarına ulaşmak istediğiniz etkinliği listeden seçiniz.